Kadastro sırasında i ... Köyü 566 parsel sayılı 210 m2 yüzölçümündeki taşınmaz senetsiz ve belgesiz olarak kavaklık yeri niteliği ile kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ... ve müşterekleri adlarına tespit edilmiştir. Bir kısım gerçek kişiler taşınmazın kendilerine ait olduğu; ..., çekişmeli taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu. Hazine, taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu, zilyetlikle kazanılamayacağı iddiasıyla dava açmışlardır.
Mahkemece davanın reddine yönelik kararın ... ve Hazine tarafından temyiz edilmesi üzerine bozulmuştur.
Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 12.11.1992 tarih 1992/4813-6057 sayılı bozma kararında özetle: “Orman Bakanlığı mütalaasının mahkemeleri bağlamayacağı, bu sebeple eski tarihli memleket haritası, ... fotoğrafları ve amenajman planı getirtilerek yeniden yapılacak keşifte yöntemine uygun orman araştırması yapılması, 3402 Sayılı Yasanın 14 ve 17. maddelerindeki koşulların araştırılması, oluşacak sonuca göre karar verilmesi” gereğine değinilmiştir.
Mahkemece bozma kararına uyulduktan sonra davanın reddine, dava konusu parselin tespit gibi tesciline karar verilmiş, hüküm davacılar ... ve Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu yapılmamıştır.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının Orman Yönetimine yükletilmesine, Hazineden harç alınmasına yer olmadığına 25.05.2006 gününde oybirliği ile karar verildi.