Kadastro sırasında ..... Köyü 2195 parsel sayılı 646 m2 yüzölçümündeki taşınmaz tarla niteliğiyle, öncesinde kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içindeyken yine kesinleşmiş 6831 Sayılı Yasanın 2/B maddesi gereğince Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığından söz edilerek Hazine adına tesbit edilmiş, davacı ...
12.03.1999 tarihli dilekçesiyle, 646 m2 yüzölçümündeki 2195 sayılı parsel ime bu parselin çevresindeki taşınmazın yaklaşık 4 dönüm olduğu, sınırlarını tarif ettiği bu taşınmazın, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla adına tescili iddiasıyla dava açmış, Kadastro Mahkemesinin 04.07.2000 gün ve 1999/154-212 sayılı, 2195 sayılı parsele ilişkin davanın reddine, bu parselin tesbit gibi tesciline, kadastro tesbit tutanağı düzenlenmeyen dava konusu bölüme ilişkin davada genel mahkemelerin görevli olduğundan söz edilerek görevsizliğe karar verilmiş, hüküm temyiz edilmeden 20.10.2000 tarihinde kesinleşmiştir.
Davacı, görevsizlik kararına konu bölüm için davanın görevli Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesini istemiş, bu bölüm için tapuya tescil davası olarak yapılan yargılama sonunda, davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı gerçek kişi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, tapusuz taşınmazın kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle tapuya tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1940 yılında 3116 Sayılı Yasaya göre yapılıp kesinleşen orman kadastrosu, daha sonra 1988 yılında yapılıp 21.12.1988 tarihinde ilan edilerek dava tarihinden önce kesinleşen aplikasyon ve 3302 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması vardır.
İncelenen dosya kapsamı kararın dayandığı gerekçe ve kesinleşmiş orman kadastro ve 2/B madde uygulamalarına ilişkin tutanak ve haritaların uygulanmasına dayalı araştırma inceleme ve keşif sonucu düzenlenen uzman bilirkişi raporuyla çekişmeli taşınmazın, 1940 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu sınırları içindeyken yine 1988 yılında yapılıp kesinleşen 2/B madde uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı belirlendiğine, esasen davasının da tescil talebi olmadığını açıklaması nedeniyle tescil davasının reddine,
yine taşınmaz tapuda kayıtlı olmadığına göre beyanlar hanesine zilyetliğinde olduğuna ilişkin şerh yazılma olanağı bulunmadığı gibi, Anayasa Mahkemesinin 23.01.2002 gün ve 2002/21-382 sayılı kararı ile 29.06.2001 günlü, 4706 Sayılı "Hazineye Ait Taşınmaz Malların Değerlendirilmesi ve Katma Değer Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un, “ 6831 Sayılı Orman Yasası'nın değişik 2. maddesinin (B) bendi gereğince Hazine adına orman sınırları dışına çıkartılan yerlerde,
2924 Sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi Hakkında Yasa kurallarının uygulanmayacağına ilişkin 3. maddesinin anayasaya aykırı bulunarak iptal edilmesi nedeniyle taşınmazın kendi zilyetliğinde olduğunun, beyanlar hanesine yazılmasını istemekte hukuki yaranının bulunmadığı gözetilerek bu yöndeki talebinin de reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığından davacını tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılan onama harcının temyiz eden gerçek kişiye yükletilmesine 25/05/2006 günü oybirliği ile karar verildi.