Davacı Hazine, ... .... yer alan 9300 ada 3 parsel sayılı taşınmazın, 1947 yılında yapılan orman tahdidinde orman sınırları içerisindeyken, 1988 yılında 3302 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması ile Hazine adına orman sınırları dışına çıkartıldığını ileri sürerek davalı adına olan tapu kaydının iptali ve Hazine adına tescilini istemiştir. Mahkemece davanın kabulüne ve çekişmeli parselin tapu kaydının iptali ile Hazine adına tesciline karar verilmiş, hüküm davalı gerçek kişi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava kesinleşen orman kadastro sınırları içindeyken yine kesinleşen 2/B madde uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılma işlemi kesinleşen parselin tapu kaydının iptal ve tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde dava tarihinden önce 1946 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 04.11.1976 tarihinde ilan edilerek dava tarihinde kesinleşen aplikasyon ve 2/B uygulaması vardır.
... Köyü arsa niteliğinde 1006 m2 yüzölçümünde bulunan dava konusu 9300 ada 3 parsel sayılı taşınmaz, 158 sayılı kadastro parselinin 1993 yılında yapılan imar uygulaması sonucu S.S. Alaçam Yapı Kooperatifi adına tapuya tescil edildiği, 1997 yılında da satışla davalı ... adına tapu kaydı oluştuğu anlaşılmaktadır.
İncelenen dosya kapsamına kararın dayandığı gerekçeye ve kesinleşmiş orman kadastro haritasının uygulanmasına dayalı araştırma, inceleme ve keşif sonucu düzenlenen uzman orman bilirkişi raporuyla, dava konusu taşınmazın 1946 yılında 3116 Sayılı Yasaya göre yapılan orman tahdidinde orman sınırları içinde bulunduğu, 1952 yılında 5653 Sayılı Yasaya göre çalışma yapan ... tefrik komisyonunca makilik olarak ayrıldığı,
1976 yılında 1744 Sayılı Yasanın 2. maddesi ile Hazine adına orman sınırları dışına çıkartılmışsa da, Orman Yönetiminin açtığı dava sonunda, İdare Mahkemesinin 15/01/1987 gün ve 1985/711- 17 sayılı kararı ile orman niteliğini kaybetmediği ve Devlet Ormanları ile çevrili olduğundan bu işlemin iptaline karar verildiği, daha sonra 15/06/1989 tarihinde ilan edilerek kesinleşen 3302 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması ile Hazine adına orman sınırları dışına çıkartıldığı,
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 22.03.1996 gün ve 1993/5-1 sayılı kararında, ... komisyonlarınca makilik alan olarak ayrılan yerlerde, özel yasalar uyarınca oluşturulan tapulara değer verilmesi gerektiğinin açıklandığı, davacı tarafın özel yasa hükümlerine göre oluşturulan bir tapusu olmadığı, yorum yoluyla İçtihadı Birleştirme kararı genişletilerek “özel yasalar uyarınca oluşturulan tapular” dışında kalan diğer tapu kayıtlarının ya da imar-ihya ve zilyetlik yoluyla taşınmaz edinmenin İçtihadı Birleştirme kapsamında değerlendirilmesinin olanaklı olmadığı,
kesinleşmiş orman tahdidi içinde kalan ve ... komisyonlarınca “makiye ayrılan” yerler, yine orman tahdidi içinde ve Hazine adına kesinleşmiş orman kadastrosu sonucu yasa gereği Hazinenin tapulu mülkü ya da devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yer olarak kalma özelliğini sürdüreceğinden, imar-ihya ve zilyetlik yolu ile kazanılamayacağı, makiye ayırma komisyonlarının yaptığı işlemlerin bir tespit işlemi niteliğinde olduğu,
orman kadastrosu sınırları dışına çıkarma işlemi olarak kabul edilemeyeceği, makiye ayırma komisyonlarınca makiye ayrılan yer kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kalmaya devam edeceğinden önceden olduğu gibi yine zilyetlik yoluyla kazanılamayacak yer olma özelliğini sürdüreceği, 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan taşınmazın, 3402 Sayılı Yasanın 18/2. maddesi hükmüne göre yasalar gereği Hazineye kalan taşınmazlar olduğundan kazandırıcı zamanaşımı yoluyla da edinilemeyeceği, kaldı ki,
orman sınırları dışına çıkarıldığı tarihten sonra dava tarihine kadar kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği süresinin de dolmadığı, ayrıca önceki ... kooperatif tarafından Hazine aleyhine dava konusu taşınmazın tapu kaydında bulunan 2/B şerhinin terkinine ilişkin açtığı dava sonucunda davanın reddine dair verilen ...
1. Asliye Hukuk Mahkemesinin kesinleşen 1995/ 1266-232 sayılı kararın, H.Y.U.Y.'nın 237. maddesi kapsamında davalıyı da bağlayan kesin hüküm niteliğinde bulunduğu da gözetilerek yazılı şekilde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA ve yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 450.00.-YTL vekalet ücretinin davacı gerçek kişiden alınarak davalı Hazineye verilmesine, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 23/05/20066 gününde oybirliği ile karar verildi.