Davacı ... Köyü ... Mevkiinde bulunan 5 dekar yüzölçümündeki tarla vasıflı taşınmazın orman niteliğinde olmadığını, ve ne varki; yörede 23.07.1940 tarihinde yapılan ilk orman tahdidinde ve daha sonra yapılan 3302 Sayılı Yasanın 2/B uygulamasında orman alanı içinde bırakıldığını, işlemin iptali ile taşınmazın orman alanı dışına çırakılmasını istemiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm esastan davacı vekili ve sicil oluşturulmadığı yönünden Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, altı aylık süre içinde açılan orman kadastrosuna itiraz niteliğindedir
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve çekişmeli taşınmazın, uzman orman bilirkişi tarafından kesinleşmiş orman tahdit haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan uygulama ve araştırmada orman tahdidi içinde ve orman sayılan yerlerden olduğu anlaşıldığına ve yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının gerçek kişiye yükletilmesine, Hazineden harç alınmasına yer olmadığına 29/05/2006 gününde oybirliği ile karar verildi.