KÜNYE
(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2006/4781 E., 2006/7287 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Mayıs 2006
- Mahkemesi
- Kadastro Mahkemesi
Karar Metni
757 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Kadastro sırasında ... Kasabası 152 ada 145 parsel sayılı 736555.61 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, orman niteliği ile Hazine adına tesbit edilmiştir. Davacı ..., 145 nolu orman parseli içinde kalan beş dönüm kadar bir yeri 60-70 yıldır zilyet ettiği iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine ve dava konusu parselin tespit gibi orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir. Dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Mahkemece, taşınmazın uzman orman bilirkişi raporuna göre orman sayılan yerlerden olduğu kabul edilerek davanın reddine karar verilmişse de, yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya yeterli değildir. Şöyle ki; çekişmeli taşınmazın bulunduğu ...
Kasabasında 6831 ve 3402 Sayılı Yasa hükümlerine göre orman kadastrosu ve 2/B madde uygulaması yapılıp yapılmadığı sorulmadığı gibi, uzman orman bilirkişi raporunun eki olan memleket haritasında, çekişmeli taşınmazın konumu kırmızı kalemle nokta şeklinde işaretlenmiş kadastro paftası ile memleket haritasının ölçekleri denkleştirilerek her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de gösterecek şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle çekişmeli taşınmazın konumu belirlenmemiş, Orman Yüksek Mühendisi ... 'un 20.05.2005 tarihli düzenlediği raporun eki krokide taşınmazın yeri 155 ada 173, 174,
175 ve 176 sayılı parsellerin kuzeyinde ve hemen bitişiğinde (kırmızı renkle) gösterildiği halde, ... bilirkişi krokisinde 156 ada 87, 11, 12, 13, 14 ve 15 numaralı parsellerin ... batısında ve hemen bitişiğinde gösterilmiştir. Uzman Bilirkişi ...
Çelebi tarafından düzenlenen 15.06.2005 tarihli raporda ise; çekişmeli taşınmazın 107 ada 342 parsel olup, % 10-15 eğimli, evveliyatının orman olduğu, 20-25 yıldan beri taşların ve orman ağaçlarının temizlenmesi sonucu orman toprağı özelliğini kaybettiği ve tarla haline getirildiği açıklanmakla birlikte, sonuçta çekişmeli taşınmazın 152 ada 145 parsel içerisinde kaldığı bildirilmiştir.
Mahkemece, çekişmeli taşınmazın farklı farklı yerlerde gösterilmesi ve raporlar arasında çelişki bulunmasına rağmen bu yön üzerinde durulup çelişki giderilmemiştir. Birbiriyle çelişen ve taşınmazın orman olup olmadığını ve hukuki durumunu belirlemeye yeterli olmayan kroki ve raporlara dayanılarak hüküm kurulamaz.
O halde; mahkemece, taşınmazın bulunduğu yörede kadastro tespit tarihi itibariyle kesinleşmiş orman kadastrosunun bulunup bulunmadığı sorulmalı, varsa orman tahdit harita ve tutanakları getirtilmeli; yoksa, eski tarihli memleket haritası, ... fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında bu konuda uzman serbest
orman mühendisleri arasından seçilecek bir orman yüksek mühendisi ve bir ... elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmaz ile birlikte ... araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli.
3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan ... kazanma olanağı sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K..
14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; ... yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli;
... ve uzman orman bilirkişilerden orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu ... parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri ayrı renklerle işaretli, yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı;
Yukarıda açıklanan yöntemle yapılacak araştırma sonucu, taşınmazların orman sayılan yerlerden olmadığı belirlendiği takdirde, bu kez, zilyetlik yolu ile kazanma koşullarının araştırılması gerekir.
Bu cümleden olarak, yapılacak keşifte ... uzman bilirkişi olarak ziraat mühendisine inceleme yaptırılıp, zilyetlikle kazanılabilecek kültür arazisi olup olmadığı belirlenip, bu yolda rapor alınmalı; komşu parsellerin tutanak ve dayanakları getirtilip uygulanmalı; bu taşınmazı sınır olarak nasıl nitelendirdikleri araştırılmalı; varsa, zilyetlik tanıkları taşınmaz başında dinlenmeli; zilyetliğin ne zaman başladığı, kaç yıl, ne şekilde devam ettiği sorulup, kesin tarih ve olgulara dayalı, açık yanıtlar alınıp; tesbit tarihine kadar gerçek kişiler yararına zilyetlikle kazanma koşullarının oluşup oluşmadığı belirlenmeli.
3402 Sayılı Yasanın 14. maddesi uyarınca, davacılar yanında, murisler yönünden de tapu sicil ve kadastro müdürlükleri ile mahkeme yazı işleri müdürlüğünden araştırma yapılıp, ... ve ... olarak kazanılmış ... miktarı belirlenip, yasanın getirdiği sınırlamanın aşılıp aşılmadığı saptanarak, toplanacak tüm kanıtlar birlikte değerlendirilip, ulaşılacak sonuca göre bir hüküm kurulmalıdır.
Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2006/4781, K. 2006/7287, 29 Mayıs 2006 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama