İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /20. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 20. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2006/5466 K.2006/8921

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi ... tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi gereği düşünüldü:

Esas2006/5466Karar2006/8921Tarih19 Haziran 2006Okuma6 dk · 1.255 kelime

KÜNYE

(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2006/5466 E., 2006/8921 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
19 Haziran 2006
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.255 kelime·6 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi ... tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi gereği düşünüldü:

KARAR

Davacı ..., ... Köyü 342 parsel sayılı taşınmazın orman sınırları içinde iken 2/B madde uygulaması ile ... adına orman sınırları dışına çıkarıldığını belirterek davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile ... adına tescilini istemiştir.Çekişmeli ...

Köyü 342 parsel sayılı 8800 m2 yüzölçümündeki taşınmaz yörede 1967 yılında yapılan arazi kadastrosu sırasında kazandırıcı zamanaşımı zilyedliği nedeniyle ... ... ve arkadaşları adına tespit edilmiş, Orman Yönetiminin dava açması üzerine ... Tapulama Mahkemesinin 1968/136 sayılı kararı ile hükmen ... ... ve arkadaşları adlarına tapuya tescil edilmiştir.

Mahkemece davanın kısmen kabulü ile (A) ile gösterilen 6700 m2'lik bölümün ... adına, (B) ile gösterilen 2100 m2'lik bölümün ise, davalılar adın tesciline karar verilmiş, hüküm davacı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde ilk orman tahdidi 1942 yılında 3116 Sayılı Yasaya göre yapılmıştır. Daha sonra 1979 yılında 1744 Sayılı Yasanın 2. madde uygulaması, 1990 yılında 2/B madde uygulaması yapılmış ve kesinleşmiştir.

Dava, taşınmazın 2/B madde uygulaması sonucu ... adına orman sınırları dışına çıkarıldığı iddiası ile birlikte Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yer iddiası ile açılan tapu iptali, tescili niteliğindedir.

Mahkemece yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hükme yeterli değildir. Şöyle ki; hükme esas alınan bilirkişi raporunda çekişmeli parselin (B) ile gösterilen 2100 m2 bölümünün 2/B madde alanında olduğu, (A) ile işaretli 6700 m2 bölümünün orman sınırları dışında bırakılan yer olduğu belirtilmişse de, bilirkişi raporuna eklenen krokili raporda, çekişmeli taşınmazın 3116 Sayılı Yasaya göre yapılan tahdit haritasındaki konumu açıklanmış ve orman kadastro tutanaklarındaki tarifler ile ölçü değerlerinin zemine ne şekilde uygulandığı yolunda da Yargıtay denetimine açık olacak biçimde bilgi verilmemiştir.

Kesinleşen orman kadastro sınırlarını hiç bir merci ve makamın aplikasyonla bile olsa değiştirme yetkisinin bulunmadığı, aplikasyonun ilk orman sınırlandırmasına uygun olma zorunluluğu gözönüne alındığında, Yargıtay denetimine açık olmayan ve ilk tahdit haritası ile irtibatlandırılmayan krokiye dayanılarak hüküm kurulamaz.

Diğer taraftan dava, yalnızca 2/B madde uygulaması ile orman sınırları dışına çıkarılan bölüm hakkında değildir.

Çünkü, yörede ilk orman tahdidi 1942 yılında 3116 Sayılı Yasaya göre yapılmıştır ve bu yasaya göre yapılan tahditlerde sadece Devlet Ormanları belirlenmiş olduğundan, 4785 Sayılı Yasanın yürürlüğe girdiği 13.07.1945 tarihinden önce yapılan sınırlandırmalar sonucu oluşan kesinleşmiş tahdit haritaları sınırlarına göre orman sınırı dışında kalan taşınmazların, orman niteliğini ve hukuki durumunu saptamakta bu harita ve tutanaklar yeterli olmadığı gibi, ..., 3402 Sayılı Yasanın 12. maddesinin 3. bendinde yazılı 10 yıllık hak düşürücü süreye bağlı kalmadan,

taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altında kalan yerlerden olduğu iddiasıyla tapu iptali ve tescil davası açabilir. Bu nitelikteki taşınmazların Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki orman olup olmadığının 4785 ve 5658 Sayılı Yasalara göre çözümlenmesi gerekir.

4785 Sayılı Yasanın 1. maddesi gereğince 2. maddesinde sayılan istisnalar dışında bütün ormanlar hiçbir işleme lüzum olmaksızın devletleştirilmiştir. Devletleştirmiş ormanlardan bazıları sonradan yürürlüğe giren 5658 Sayılı Yasa ile iadeye tabi tutulmuştur ve iadenin koşulları yasada gösterilmiştir.

Mahkemece, öncelikle "orman sınırlandırılması 4785 Sayılı Yasa hükümleri nazara alınmadan yapıldığından; çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 3116 Sayılı Yasaya göre yapılarak kesinleşen ilk orman kadastrosuna, daha sonra 1744 Sayılı Yasaya göre yapılan aplikasyon ve 2. madde uygulaması ve 1990 yılında yapılan 2/B uygulaması çalışmasına ilişkin aslına göre renklendirilmiş ve orman sınır noktalarının açıkça okunabildiği onaylı orman kadastro haritaları ile tutanakları, dava konusu taşınmazın bulunduğu yere ait en eski tarihli memleket haritasının orijinalinden renkli fotokopisi,

... fotoğrafları ve amenajman planı bulundukları yerden getirtilerek dosya içine konulmalıdır.

Daha sonra, mahkemece önceki bilirkişiler dışında serbest orman mühendisleri arasından seçilecek üç uzman orman mühendisi ile yeteri kadar harita mühendisi ya da ... ehlinden oluşturulacak bilirkişi kurulu ile yapılacak keşifte 1942 yılında 3116 Sayılı Yasaya göre yapılarak kesinleşen orman kadastro haritası ve tutanakları, yerel bilirkişilerin yardımı ve uzman bilirkişilerin eliyle, ilk orman kadastrosundaki ölçü teknikleri ile ve eski tarihli memleket haritasında bulunan sabit noktaların bulundukları yerler zeminde tespit edilip,

orman sınır noktaları birer birer arazide bulunarak orman sınır noktalarının izledikleri tahdit hattı belirlenmelidir.

Orman sınır noktalarının bazılarının zeminde bulunmaması halinde ise, nedeni üzerinde durularak yerlerinden sökülerek yok edilip edilmedikleri saptanmalı, zeminde bulunamayan noktaların yerleri, zeminde halen var olan ve en yakın sabit orman sınır noktaları esas alınarak ve bu noktalardan hareketle yine orman kadastro tutanaklarındaki açı ve mesafeler okunup ölçülerek orman sınır noktalarının izledikleri tahdit hattına göre birer birer arazide bulunup röperlenmeli, memleket haritası örneği üzerinde gösterilmelidir.

1942 yılı orman kadastro tutanak ve haritası zemine uygulandıktan sonra aynı yöntemle 1744 Sayılı Yasaya göre yapılan aplikasyon ve 2. madde uygulamasına ve 1990 yılında yapılan 2/B uygulaması çalışmasına ilişkin çalışma tutanak ve haritası uygulanmalı, memleket haritası üzerinde gösterilmelidir.

Bilirkişi kuruluna çekişmeli taşınmazın 3116 Sayılı Yasaya göre yapılan ilk orman kadastrosuna ve daha sonra 1744 Sayılı Yasaya göre yapılan aplikasyon ve 2. madde uygulamasına ve 1990 yılında yapılan 2/B uygulaması çalışmasına ilişkin tutanak ve haritalara göre konumunu gösteren ve bu belgelerle irtibatlı ve ayrı renklerde işaretli, orman kadastro haritaları arazi kadastrosu ile ölçekleri özel aletlerle denkleştirilmiş kroki çizdirilmeli, taşınmazın orman kadastrosuna göre konumu duraksamaya yer vermeyecek biçimde saptanmalıdır.

Eğer, taşınmazların tamamının veya bir kısmının tahdit sınırları dışında kaldığı saptanırsa, eski memleket haritası, ... fotoğrafları ve amenajman planı çekişmeli taşınmaz ile birlikte ... araziye de uygulanmak suretiyle, taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli.

3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan ... kazanma olanağı sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K..

14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; ... yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli;

taşınmazın konumunu gösteren orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, ayrı renklerle işaretli ve bilirkişilerin onayını taşıyan, duraksamaya yer vermeyecek nitelikte kroki düzenlettirilmelidir.

Bilirkişi kuruluna çekişmeli taşınmazın ilk orman kadastrosuna ve daha sonra aplikasyon ve 2. madde ve 2/B madde uygulamasına ilişkin tutanak ve haritalara göre konumunu gösteren ve bu belgelerle irtibatlı ve ayrı renklerde işaretli, orman kadastro haritaları arazi kadastrosu ile ölçekleri özel aletlerle denkleştirilmiş kroki çizdirilmeli, çekişmeli taşınmazın konumu ... parsellerle birlikte orijinal renkli memleket haritası örneği üzerinde konumu gösterilerek rapora ekletilmelidir.

Taşınmazın orman sınırları dışında veya orman sayılmayan yerlerden olduğunun belirlenmesi halinde, davalılar yararına 3402 Sayılı Yasanın 14 ve 17. madde koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği, yöntemine uygun olarak araştırılıp, zilyedlik tanıkları taşınmaz başında dinlenmeli, ziraat mühendisi bilirkişiden rapor alınmalı, oluşacak sonuca göre karar verilmelidir.

Kabule göre de bilirkişiler ... ..., ... ... ve A.... ... tarafından verilen 19/07/2004 günlü raporda (A) ve (B) bölümlerini yüzölçümleri hesaplanmamış, rapor ekindeki krokide kırmızı taralı olarak (B) harfi gösterilen bölümün 2/B madde alanı, ... taralı olarak (A) harfi ile gösterilen bölümün orman sınırları dışında orman sayılmayan yer olarak belirtildiği,

A.... ... tarafından verilen 25/03/2005 günlü ek raporda (A) bölümünün 6700 m2, (B) bölümünün 2100 m2 yüzölçümünde olduğu belirtildiği halde gerekçeli kararda bilirkişi raporunda orman sınırları dışında olduğu bildirilen (A) bölümünün 2/B madde alanı olarak tarla niteliği ile ... adına, 2/B madde alanı olarak bildirilen (B) bölümünün ise davalılar mirasçıları adına tesciline karar verilmesi de doğru görülmemiştir.

Ancak, davalıların, bu konuda temyizi bulunmadığından yukarıda açıklanan şekilde yapılacak araştırma ve inceleme sonunda, ... yönünden kazanılmış hak da nazara alınarak karar verilmelidir.

Anılan yönler gözetilmeksizin eksik inceleme ve araştırma ile yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 19.06.2006 günü oybirliği ile karar verildi.

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2006/5466, K. 2006/8921, 19 Haziran 2006 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
20. Hukuk Dairesi
Esas No
2006/5466
Karar No
2006/8921
Tarih
19 Haziran 2006

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2006/5467 K.2006/9806
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2006/5467 K.2006/8155
  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2006/5468 K.2006/5771
  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2006/5469 K.2006/5778
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2006/5469 K.2006/8663
  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2006/5470 K.2006/6725

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.