Davacılar ... ... ve ... ... 23.02.2004 tarihli dilekçesiyle, ... (Köyü) beldesi, 10951.87 m2 yüzölçümündeki 686 sayılı parselin tapuda adlarına kayıtlı olduğu, taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğuna ilişkin kesin hüküm bulunduğu halde, yasaya aykırı olarak beyanlar hanesine konulan 2/B şerhinin iptalini ve sataşmanın önlenmesini istemiştir. Mahkemece davanın kabulü ile çekişmeli parselin beyanlar hanesinde bulunan, taşınmazın 2/B madde uyarınca orman sınırları dışına çıkarılmıştır şeklindeki şerhin iptaline karar verilmiş, hüküm Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, tapunun beyanlar hanesindeki 2/B şerhinin iptaline ve sataşmanın önlenmesine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu ... Köyünde 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre 1940 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu, 1978-1980 tarihleri arasında yapılıp kesinleşen aplikasyon ve 1744 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2. madde uygulaması, 1987 yılında yapılıp, 01.12.1989 tarihinde ilan edilerek dava tarihinden önce kesinleşen aplikasyon ve 3302 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde bulunmaktadır.
Kesinleşmiş orman kadastrosu ve 2/B madde uygulamasına ilişkin tutanak ve haritalarını uygulanmasına dayalı araştırma, inceleme ve keşif sonucu düzenlenen uzman bilirkişi raporuyla çekişmeli parselin kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içindeyken yine kesinleşmiş 2/B madde uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı belirlenmişse de, Yörede 1953 yılında yapılan arazi kadastro çalışmasında, çekişmeli 686 sayılı parselin, dava dışı 511 sayılı parsele uygulanan tapu kaydı miktar fazlası olarak Hazine adına tespit edildiği, Orman Yönetiminin taşınmazın orman sınırları içinde kaldığı,
... ...’ün ise 511 sayılı parsele uygulanan tapu kaydına tutunarak, bir kısım gerçek kişilerin ise eski tarihli tapu kayıtlarına dayanarak açtıkları dava sonunda , çekişmeli 686 sayılı parselin kesinleşen orman tahdidi dışında kaldığı,
tevzi edildiği tarihten tesbit tarihine kadar 10 yıllık kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği süresinin dolduğu tarla niteliğiyle ... ... mirasçıları adına tesciline ilişkin Tapulama Mahkemesinin 30.07.1969 tarih ve 1954/3855-71 sayılı kararının temyiz etmeyen Orman Yönetimi ve Hazine aleyhine kesinleştiği, Tapulama Mahkemesinin kesinleşen 30.7.1969 tarih ve 1954/3855-71 sayılı kararının Orman Yönetimi ve Hazineyi bağlayacak kesin hüküm olduğu göz önünde bulundurularak,
tapu kaydının beyanlar hanesindeki “6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması ile Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılmıştır” şerhinin iptaline karar verilmesinde isabetsizlik yoktur.
Ancak, tapu kaydının beyanlar hanesindeki şerhin yukarıda sözü edilen mevcut kesin hüküm nedeniyle, taşınmazın mülkiyetine ilişkin bir şerh olmadığı gözetilmeden, davacı yararına nisbi avukatlık ücretine hükmedilmesi doğru değil ise de, bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
Bu sebeple, hüküm fıkrasının üçüncü bendinin kaldırılarak; bunun yerine üçüncü bend olarak “karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifelerine göre 300 000 000.-Türk Lirası (300.00.-YTL üçyüz) Avukatlık ücretinin davalı yönetimden alınarak davacıya verilmesine, cümlesinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, Harçlar Yasasının değişik 13/j maddesi gereğince harç alınmasına yer olmadığına 29/06/2006 günü oybirliğiyle karar verildi