Davacı vekili, dava dilekçesinde sınırlarını bildirdiği ... Köyü Mireva mezrasında bulunan 1 parça taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının davacı yararına oluştuğunu iddia ederek Medeni Yasanın 713. maddesi hükmüne göre davacı adına tescilini istemiştir.Davanın devamı sırasında ...
Köy Tüzel Kişliği, çekişmeli taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan mera, makilik, çalılık ve zilyetlikle kazanılamayacak yerlerden olduğu iddiasıyla davaya katılmıştır. Mahkemece, davanın kabulüne yönelik verilen karar Hazine ve ... Köy Tüzel Kişiliği taraflarından temyizi üzerine Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 31.10.2002 gün 2002/7737-7864 sayılı kararıyla ve özetle “Hazine ve ...
Köy Tüzel Kişiliğinin çekişmeli taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altındaki mera, makilik ve çalılık yerlerden olduğunu, davacı gerçek kişinin zilyetliğinin bulunmadığını iddia ettikleri ve yapılan keşifte dinlenen yerel bilirkişi ve tanıkların çekişmeli taşınmazın bir bölümünün köy halkı tarafından biçenek olarak kullanılan ve hayvan otlatılan yer olduğunu açıkladıklarına göre taşınmaz başında yeniden keşif yapılarak komşu köyden yerel bilirkişi ve tanık dinlenmesi, çekişmeli yerin mera ve orman sayılan yerlerden olup olmadığının yöntemine uygun olarak araştırılması,
Hazinenin tutunduğu tapu kayıtları da getirtilerek zemine uygulanması oluşacak sonuca göre karar verilmesi” gereğine değinilerek bozulmuştur. Hazine ve Orman Yönetimi, 4321 sayılı Medeni Yasanın 713/6 maddesi uyarınca çekişmeli taşınmazın orman niteliği ile hazine adına tapuya tesciline karar verilmesini istemişlerdir.
Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra toplanan delillere göre dava konusu taşınmazın orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Medeni Yasanın 713. maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmazların tesciline karşı dava taşınmazın orman niteliğiyle tapuya tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce arazi ve orman kadastrosu yapılmamıştır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve çekişmeli taşınmazın, uzman orman bilirkişi kurulu ziraat mühendisi ve harita mühendisi tarafından resmi belgelere dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada orman sayılan yerlerden olduğu, orman toprağı niteliğinde bulunduğu anlaşıldığına, Anayasanın 169. maddesi gereğince Devlet ormanlarının zilyetlikle kazanılamayacağı gibi tapu ve zilyetlikle ormandan ... kazanma olanağı sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K..
14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edildiği, diğer fıkraları da 03.03.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5304 sayılı yasa ile yürürlükten kaldırıldığından bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağına;
öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yok edilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğuna, bir an için aksi düşünülse bile davacı gerçek kişinin dava tarihine kadar nizasız fasılasız ... sıfatıyla 20 yıl zilyetliğinin bulunmadığının anlaşılmasına ve orman olduğu belirlenen taşınmazın bu niteliğiyle Hazine adına tescil edilmiş olmasında yasaya aykırı bir yön bulunmadığına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA,
ve yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 450.00.-YTL. vekalet ücretinin davacı gerçek kişiden alınarak davalılardan Hazineye verilmesine aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 26.09.2006 gününde oybirliği ile karar verildi.