KÜNYE
(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2006/795 E., 2006/3924 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Mart 2006
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
403 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı Yerel Mahkemece verilen yukarıda gün ve sayısı yazılı hükmün; Dairemizin 27/05/2005 gün ve 2005/2195-6964 sayılı ilamıyla bozulmasına karar verilmiş, süresi içinde davacı ... vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosya içindeki tüm belgeler incelenip, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı vekili, ... Köyü 198 ada 6 parselin müvekkile ait 1 ve 5 parsel nolu taşınmazlarla bir bütün olduğu halde, kadastro çalışmalarında miktar fazlası olarak Hazine adına tespit ve tescil edilmesinin doğru olmadığını belirterek tapu kaydının iptali ile davacı adına tescilini istemiştir. Orman Yönetimi taşınmazın orman olarak Hazine adına tescili istemiyle davaya katılmıştır. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı ... ve davalı ... tarafından temyiz edilmekle, dairece davacı ...'in temyiz itirazları reddedilmiş, davalı ...'nin temyiz itirazlarının kabulü ile hüküm bozulmuştur. Bu kez, davalı ... vekili kararın düzeltilmesini istemektedir.
Dava, tapu iptali ve tescil davasıdır.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce orman kadastrosu yapılmamıştır. Genel arazi kadastrosu işlemi 26.10.1990 tarihinde kesinleşmiştir.
Karar düzeltme dilekçesinde değinilen hususların temyiz aşamasında da ileri sürüldüğüne, dairemiz kararının bu konulara cevap teşkil edecek nitelikte olduğu gibi, usul ve yasaya da uygun olduğuna, çekişmeli 198 ada 1 ve 5 parsellere uygulanan vergi kaydının 52 Ar yüzölçümünde olduğuna, kaydın kuzey-... sınırının çalılık okuması nedeniyle değişir sınırlar içerdiğine, miktarından fazla olarak 3000 m2 yüzölçümlü 1 parsel ile 5000 m2 yüzölçümlü 5 parsele revizyon gördüğüne, çekişmeli taşınmazın dayanak kaydın miktar fazlası durumunda ve ormana sınır olması nedeniyle zilyetlikle kazanılamayan yerlerden olduğu anlaşıldığına göre, davacı vekilinin esasa ilişkin karar düzeltme istemleri yerinde görülmemiştir.
Ne var ki; dairenin kararında dava tarihi sehven 24.01.2001 tarihi olarak gösterilip, dava tarihi itibariyle 3402 Sayılı Yasanın 12/3 maddesinde öngörülen 10 yıllık hak düşürücü sürenin de dolduğu gerekçesi de belirtilmiş ise de, aslında davanın 26.10.2000 tarihinde açıldığı ve tespit tarihinden itibaren 10 yıllık dava açma süresi dolmadığı anlaşıldığından, bu gerekçenin ilama yazılması maddi yanılgı niteliğinde olup, dairemiz kararından bu bölümün çıkartılması gerekmiştir.
Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2006/795, K. 2006/3924, 24 Mart 2006 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama