Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 14.09.2004 gün ve 2004/6567-8317 sayılı bozma kararında özetle; "Davacı Hazine, ... Köyünde yer alan 487, 490 ve 492 parsel sayılı taşınmazların, 3116 Sayılı Yasaya göre yapılan orman tahdidinde orman sınırları içinde iken, 6831 Sayılı Yasanın 2/B maddesi ile Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığını ileri sürerek, taşınmazların tapu kaydının iptali ile Hazine adına tescilini istemiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne, 492 parselin 2/B madde gereği Hazine adına tesciline, 487 ve 490 sayılı parseller hakkında açılan davanın reddine dair verilen 29.03.2001 günlü hükmün davacı Hazine ve davalı gerçek kişi tarafından temyizi üzerine Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 24.10.2001 gün ve 2001/10109-11137 sayılı kararı ile bozulmuştur.
Hükmüne uyulan Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 24.10.2001 gün ve 2001/10109-11137 sayılı bozma kararı ile davalının 492 parsel sayılı taşınmaza ilişkin temyiz itirazlarının red edildiği, Hazinenin 487 ve 490 parsellere ilişkin temyiz itirazları yönünden ise.
1744 Sayılı Yasaya göre orman sınırları dışına çıkarılan taşınmazların eski malikine iade edileceğinin yasa hükmü bulunduğu, ancak tapu kaydı uygulamasının yeterli olmadığı, değişebilir nitelikteki tapu kaydının uygulanarak miktarına göre kapsamının belirlenerek, oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi” gereğine değinildiği,
Mahkemece bozma kararına uyulduktan sonra davanın kabulüne, 490 parselin (A) harfli 11234,25 m2 kesiminin 6831 Sayılı Yasanın 2. maddesi gereğince Hazine adına, (B) harfli 1140,75 m2 kesiminin kayıt maliki davalı adına tesciline, 487 parselin (D) harfli 9026,12 m2 kesiminin, 6831 Sayılı Yasanın 2. maddesi gereğince Hazine adına, (C) harfli 1950 m2, (E) ve (F) harfli toplam 2798,88 m2 bölümlerin ise, kayıt maliki adına tesciline karar verildiği, hükmün davacı Hazine vekili ve davalı gerçek kişi vekili tarafından temyiz edildiğinden söz edilerek,
487 parsel sayılı taşınmazın (D) harfli 9026,12 m2 ve 490 parsel sayılı taşınmazın (A) harfli 11234,25 m2 bölümlerinin 1942 yılında yapılan orman tahdidinde orman sınırları içinde iken, 1744 Sayılı Yasanın 2. maddesi ile Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı, değişebilir sınırlı tapu kaydının kapsamı dışında kaldığından,
(C) harfli 1950 m2, (E) ve (F) harfli toplam 2798,88 m2 kesimlerin ise, 1942 yılında yapılan orman tahdidi ve 1744 Sayılı Yasaya göre yapılan orman tahdidi ve 2. madde uygulamasında orman tahdit sınırları dışında bırakıldığından,davalı gerçek kişinin , 487 parsel sayılı taşınmazın (D) ve 490 parsel sayılı taşınmazın (A) harfli bölümlerine, Hazinenin ise 487 sayılı parselin (C), (E) ve (F) harfli bölümlerine yönelik temyiz itirazları red edilmiş, Davacı Hazinenin 490 parsel sayılı taşınmazın (B) harfli 1140,75 m2 bölüme yönelik temyiz itirazları kabul edilerek,
Bozma sonrası yapılan keşifte dinlenen uzman orman ve ... bilirkişi tarafından düzenlenen raporlara göre, ...
Köyünde 1953 yılında yapılan tapulama çalışmalarında 487 ve 490 parsel numarasında, sırasıyla 13775 m2 ve 12375 m2 olarak tespit gören taşınmazlardan 487 parselin 9026,12 m2, 490 parselin tamamının 1942 yılında 3116 Sayılı Yasaya göre yapılan orman tahdidinde orman sınırları içinde iken, 1981 yılında 1744 Sayılı Yasanın 2. madde uygulaması ile Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı,
dayanak Mart 1938 tarih 5 numara ve Ekim 1939 tarih 2 numaralı tapu kayıtlarının Lebiderya, ... , Belenarası sınırları itibariyle değişebilir sınırlı olup, toplam 10000 m2 yüzölçümünde olduğunu, dayanak tapu kayıtlarının dava dışı 485, 486, 487, 489, 490 ve 491 sayılı parsellere de revizyon gördüğü, revizyon gördüğü parsellerin toplam miktarının 108481,25 m2 olduğu ve dayanak tapu kayıtları miktarından çok fazlasının dava dışı parsellere revizyon gördüğü,
tüm dosya kapsamı ve keşifte dinlenen bilirkişi raporlarıyla, dava konusu 490 parsel sayılı taşınmazın tamamının, 1942 yılında 3116 Sayılı Yasaya göre yapılan orman tahdidinde orman sınırları içinde iken, 1981 yılında yapılan 1744 Sayılı Yasanın 2. maddesi ile orman sınırları dışına çıkarıldığının anlaşıldığı,
1744 Sayılı Yasada tapulu arazilerin sahipleri adına orman sınırları dışına çıkarılacağı öngörülmüşse de, burada sözü edilen tapu kaydının, orman sınırlamasından önce mevcut olması ve taşınmazın tamamını kapsaması gerektiği, (Ancak, orman sınırlandırması 4785 Sayılı Yasanın yürürlüğe girdiği 13.07.1945 tarihinden sonra yapılmış ise, bu durumda 4785 ve 5658 Sayılı Yasalar karşısında geçerliliğini koruyan tapu kaydına dayanılması gerekeceği,).
Dava konusu 490 parsel sayılı taşınmaza revizyon gören Mart 1938 tarih 5 numara ve Ekim 1939 tarih 2 numaralı tapu kayıtlarının değişebilir sınırlı ve 10000 m2 yüzölçümünde olup, miktarından çok fazla olarak 108481,25 m2 yüzölçümünde dava dışı olan ve büyük bölümleri tahdit dışında kalan 485, 486, 487, 489 ve 491 parsellere revizyon gördüğü, değişebilir sınırlı olan dayanak tapu kayıtlarının, öncesi orman olan dava konusu taşınmazı kapsadığının düşünülemeyeceği, bu nedenlerle.
Hazinenin 490 parsel sayılı taşınmazın tamamına yönelik davasının kabulü gerektiğine" değinilmiştir.
Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra, çekişmeli 487 sayılı parselle ilgili hüküm onanarak kesinleştiğinden yeniden bu parselle ilgili karar vermeye yer olmadığına, Hazinenin 490 parselle ilgili davasının kabulüne, bu parselin tapu kaydının iptaline ve 6831 Sayılı Yasanın 2. maddesi ile orman dışına çıkartılan alan niteliğiyle Hazine adına kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, tapu iptal ve tescile ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde dava tarihinden önce 1942 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 1976 yılında yapılıp 1981 yılında kesinleşen ilk orman kadastrosunun aplikasyonu, 1744 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2. madde uygulaması, 1987 ve 1988 yıllarında yapılıp kesinleşen, aplikasyon, sınırlaması yapılmamış ormanların kadastrosu ve 3302 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması vardır.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 30/03.2006 gününde oybirliği ile karar verildi.