Hükmüne uyulan Yargıtay 16. Hukuk Dairesinin 16.09.2005 gün ve 2005/9367-7399 sayılı bozma kararında özetle.
"Mahkemece, dayanılan tapu kaydı ve haritalar getirtildiği halde, mahallinde yeterli şekilde uygulanıp kapsamının belirlenmediği, daha önce taraflar arasında cerayan ettiği anlaşılan dosya ve komşu parsel kayıtları getirtilerek tapu uygulamasında bu kayıtlardan yararlanılmadığı, keşfi takibe imkan verir ve dava konusu taşınmazın kamulaştırılan arazilere göre konumunu gösterir keşfi takibe anlam veren kroki düzenlettirilmediği" gereğine değinilmiştir.
Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın kısmen kabulüne ve dava konusu parselin (B) ile gösterilen 2092.074 m2'lik kısmın orman vasfı ile Hazine adına, (A) ile gösterilen 5174.067 m2'lik kısmın tespit gibi davalılar adlarına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce orman kadastrosu yapılmamıştır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve çekişmeli taşınmazın, uzman orman bilirkişi tarafından resmi belgelere dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada kısmen orman sayılan yerlerden olduğu anlaşıldığına ve (A) kısmına yönelik olarak adına tescil kararı verilen kişiler yararına 3402 Sayılı Yasanın 14. maddesinde yazılı kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğu belirlenerek yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, Harçlar Yasasının değişik 13/j maddesi gereğince harç alınmasına yer olmadığına 09/10/2006 gününde oybirliği ile karar verildi.