KÜNYE
(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2007/10708 E., 2007/13160 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Ekim 2007
- Mahkemesi
- Kadastro Mahkemesi
Karar Metni
1.146 kelime·6 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki KADASTRO TESPİTİNE İTİRAZ davasından dolayı Yerel Mahkemece verilen yukarıda gün ve sayılı yazılı hükmün; Dairemizin 13/04/2007 gün ve 2006/17911-2007/5015 EK. sayılı ilamıyla ONANMASINA karar verilmiş, süresi içinde DAVACI HAZİNE VEKİLİ tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosya içindeki tüm belgeler incelenip, gereği düşünüldü:
KARAR
Kadastro sırasında, ... Köyü 138 ada 256 parsel sayılı 7.278,30 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, Nisan 2002 tarih 1 sıra numaralı tapu kaydı uygulanarak tarla niteliği ile davalı ... adına tespit edilmiştir. Orman Yönetimi, çekişmeli taşınmazın kesinleşen orman tahdit haritası içinde kaldığı iddiasıyla; Hazine ise; çekişmeli taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğunu ileri sürerek ayrı ayrı dava açmışlar, dava dosyaları H.Y.U.Y.’nın 45. maddesi uyarınca birleştirilmiştir.
Mahkemece davanın reddine yönelik verilen kararın temyizi üzerine hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 29.12.2005 gün 2005/10781-16579 sayılı bozma ilamında “ Kesinleşmiş orman kadastro haritasının uygulanmasına dayalı araştırma, inceleme ve keşif sonucu düzenlenen uzman bilirkişi raporunda, 1964 yılında yapılan orman kadastrosuna ilişkin haritanın grafik metot ile üretildiği, arazi kadastro paftasının ise ülke koordinat sistemine göre yapıldığı, bu nedenle iki haritanın çakışmadığı,
yerel bilirkişi yardımı ile orman kadastro haritasını uyguladıklarını bildirilmişse de, dosyada orman sınır noktalarının nereye tesis edildiğini anlatan orman kadastrosuna ilişkin çalışma tutanaklarının getirtilmediği, yerel bilirkişinin orman sınır noktalarının yerini tariflerine ilişkin beyanları bulunmadığı gibi, bilirkişi raporuna ekli krokideki 6941 ila 6945 ve 6950 numaralı orman sınır noktalarını birleştiren orman sınır hattı ile bir örneği dosyada bulunan orijinal orman kadastro haritasındaki aynı orman sınır noktalarından oluşan orman sınır hattı açı ve mesafeler yönünden çeliştiği halde bu çelişkinin üzerinde durulmadığı,
aplikasyon işleminin ... bir orman kadastrosu olmadığı, aplikasyonla kesinleşmiş orman sınırlarının değiştirilemeyeceği, bu nedenlerle, mahkemece önceki bilirkişiler dışında serbest orman mühendisleri arasından seçilecek üç orman yüksek mühendisi ve bir harita mühendisinden oluşturulacak bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden yapılacak keşifte, 1964 yılında yapılıp kesinleşen orman tahdit haritası, tutanakları ve genel arazi kadastro paftası sağlıklı biçimde zemine uygulanıp,
15.07.2004 gün ve 25523 Sayılı Resmi Gazetede yayınlanan 6831 Sayılı Orman Kanununa göre Orman Kadastrosunun Uygulanması Hakkındaki Yönetmeliğin 64. maddesini karşılayan, Eski Kadastro Yönetmeliğinin 54. maddesi gereğince düzenlenen teknik izah name hükümlerine göre belirlenmesi” gereğine değinilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak davanın kısmen kabulüne, dava konusu taşınmazın kadastro tespitinin iptal edilerek ... bilirkişi raporunda "b ve c ile işaretlenen sırasıyla 663,55 m2, 936,90 m2” yüzölçümlü bölümünün orman niteliği ile Hazine, “a” ile işaretlenen 4.313,05 m2 yüzölçümlü kesiminin davalı adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacılar Orman Yönetimi ve Hazine ile davalı ... ... tarafından temyiz edilmekle dairece onanmıştır.
Bu kez davacı Hazine vekili kararın düzeltilmesini istemektedir.
Mahkemece yapılan keşifte dinlenen uzman bilirkişi raporu ve dosyada yer alan orman kadastro haritasına göre,davaya konu 138 ada 256 parsel sayılı taşınmazın orman kadastro haritasında yer alan 22 sayılı iç poligonun bulunduğu mevkide olduğu gözlenmiş olup, bilirkişiler tarafından, bu poligon ve yakınındaki 16,19 ve 21 nolu iç poligonların birbiri ile bağlantılı olarak ve çekişmeli taşınmaz ile komşu parsellerin içinde yer aldığı arazi kadastro paftası ile aplike edilmek suretiyle uygulaması yapılmadığı için, çekişmeli taşınmazın orman tahdidine göre konumunun doğru olarak tespit edilip edilmediği yolunda duraksama oluşmuştur.Bundan ayrı,
138 ada 256 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespit tutanağının dayanağı Nisan 2002 tarih 1 sıra numaralı tapu kaydının geldisi aralık 1966 tarih 1 nolu 11470 m2 yüzölçümündeki tapu kaydının edinme sebebi olan asliye hukuk mahkemesinin 1966/172-435 sayılı tescil davasına ilişkin dava dosyası getirtilerek, dayanağı krokinin uygulanarak kapsamı tayin edilmediği gibi, kadastro sırasında aynı tapudan revizyon gördüğü anlaşılan 138 ada 256 parsel sayılı taşınmaz hakkında dava olup olmadığı araştırılmadığı, dava var ise, birbiri ile çelişkili karar verilmemesi açısından birlikte görülmeleri gerektiği hususunun düşünülmemiş olması doğru değildir.
Eksik inceleme ve araştırma ile hüküm kurulamaz.
Bu nedenle; mahkemece,öncelikle, çekişmeli parsel ile kadastro sırasında aynı tapudan revizyon gördüğü anlaşılan 138 ada 256 parsel sayılı taşınmaz hakkında dava var ise, birbiri ile çelişkili karar verilmemesi açısından birleştirildikten sonra, kadastro tespit tutanağının dayanağı Nisan 2002 tarih 1 sıra numaralı tapu kaydının geldisi aralık 1966 tarih 1 nolu tapu kaydının edinme sebebi olan asliye hukuk mahkemesinin 1966/172-435 sayılı tescil davasına ilişkin dava dosyası, bulunamıyorsa tapu kaydının müsbit evrakı içindeki tescil kararı ve dayanağı kroki getirtilmeli, daha sonra,
önceki bilirkişiler dışında halen ... ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek üç mühendis ve bir harita mühendisinden veya olmadığı takdirde bir tapu ... memurundan oluşturulacak bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden yapılacak keşifte 2 Eylül 1986 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan 6831 Sayılı Orman Yasasına Göre Orman Kadastrosu ve Aynı Yasanın 2/B Maddesinin uygulanması Hakkındaki Yönetmeliğin 54. maddesi uyarınca hazırlanan Orman Kadastrosu Teknik İzahnamesinin 49. maddesinde yazılı “orman sınır noktası ve hatların uygulanmasında tutanaklardan,
orman kadastro haritasından, ... fotoğraflarından, varsa ölçü karnelerinden, nirengi, poligon, röper noktalarından yararlanılır.
Sınırlama tutanakları ile orman kadastro haritaları arasında çekişme olduğunda ölçü değerleri ve tutanaktaki ifadeler arazinin durumuna göre incelenir, hangisi daha çok uyum gösteriyorsa ve gerçek duruma uygun ise o esas alınır.” hükmü ile 15.07.2004 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastrosunun Uygulanması Hakkında Yönetmeliğin “Teknik İşler” başlıklı Dokuzuncu Bölümde yazılı esaslar göz önünde bulundurularak,
davaya konu 138 ada 256 parsel sayılı taşınmazın orman kadastro haritasında yer alan 22 sayılı iç poligonun ve yakınındaki 16, 19 ve 21 nolu iç poligonların birbiri ile bağlantılı olarak ve çekişmeli taşınmaz ile komşu parsellerin tamamına, uygulama yapılmalı, yerel bilirkişi beyanlarına başvurularak yerinde bulunmayan orman sınır noktaları, bulunanlardan hareketle tutanak ve haritalarda yazılı mevkii, yer, kişi isimleri ile açı ve mesafelere göre, orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde uygulama tutanak ve haritalarının düzenlenmesinde kullanılan ... fotoğrafları ve memleket haritalarından yararlanılarak,
22 sayılı iç poligonun ve yakınındaki 16, 19 ve 21 nolu iç poligonlarının bulunduğ yerdeki değişik açı ve uzaklıklardaki en az 6-7 adet orman sınır noktası bulunup röperlenmeli, anlatılan yöntemle bulunan ilk orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde uygulaması ile ilgili sınır noktaları aynı ölçeği çevrilerek,
çekişmeli taşınmazın orman kadastrosu aplikasyon ve 2/B madde haritalarına göre konumu genel kadastro paftası üzerinde, ayrı renkli kalemlerle gösterilip keşfi izleme olanağı sağlanmalı, aynı ya da yakın orman sınır hatlarında, dava konusu edilen parseller varsa, bunların tümü birleşik harita üzerinde gösterilerek bilirkişilerden müşterek imzalı rapor ve kroki alınmalı, ilk orman kadastro harita ve tutanakları ile aplikasyon ve 2/B madde harita ve tutanaklarının uyumsuz olması halinde yukarıda yazılı Yönetmelikler ile Teknik İzahnamelerde yazılı tutanakların düzenlenmesine esas
alınan ... fotoğrafı ve memleket haritası ile desteklenen ve gerçek duruma uygun düşen tutanaklara değer verileceği düşünülmeli,keşifte, kadastro tespit tutanağının dayanağı Nisan 2002 tarih 1 sıra numaralı tapu kaydının geldisi aralık 1966 tarih 1 nolu tapu kaydının edinme sebebi olan asliye hukuk mahkemesinin 1966/172-435 sayılı tescil tescil kararı ve dayanağı kroki ve tapu hudutları komşu parsel dayanak kayıtlarından yararlanmak ve değişmez sınırdan başlamak üzere uygulanmalı ve 3402 Sayılı Yasanın 20/c ve 32/3 maddeleri gereğince kapsamı belirlenmeli; tüm deliller birlikte değerlendirilip, oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmelidir.
Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2007/10708, K. 2007/13160, 30 Ekim 2007 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama