KÜNYE
(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2007/12468 E., 2007/12731 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Ekim 2007
- Mahkemesi
- Kadastro Mahkemesi
Karar Metni
1.542 kelime·8 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki ARAZİ VE ORMAN KADASTROSUNA İTİRAZ davasının yapılan yargılaması sonunda kurulan 03/04/2007 günlü hükmün Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi DAVACI ... VE ARK. VEKİLİ tarafından istenilmekle, tayin olunan 23/10/2007 günü için yapılan tebligat üzerine, temyiz edenler davacı ... VE ARK VEKİLİ Avukat ... ... ..., geldi, karşı taraftan ile davalılar ORMAN YÖNETİMİ VEKİLİ Avukat ... ... ve HAZİNE VEKİLİ Avukat ... ... geldi, başka gelen olmadı, açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Bilahare dosya içindeki tüm belgeler incelenip, gereği düşünüldü:
KARAR
Kadastroca, çekişmeli İsmetpaşa Mahallesi, Ilıcakdere mevkiindeki 36 ada 8, 9 ve 26 parsel sayılı taşınmazlar sırasıyla, 3051, 7752 ve 3448 m2 yüzölçümünde tarla niteliğiyle tutanakların ... hanesi doldurulmadan 28.12.1976 tarihinde kadastro komisyonuna sunulmuş, Kadastro komisyonu bu yerlerin çalılıktan açıldığından Hazine adına tesciline ancak, Asliye Hukuk Mahkemesinin 1974/508 esasında dava konusu olduğundan, ... hanesinin mahkemece doldurulmasına karar verilmiştir.
Asliye Hukuk Mahkemesinin 1974/508 esasına kayıtlı dosyada, davacı ... Berdibek, 26.09.1974 tarihli dava dilekçesi ile sınırlarını tarif ettiği taşınmazın kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle tapuya tescili iddiasıyla dava açmış, 22.05.1979 tarihli celseye gelmediğinden ve süresi içinde dava yenilenmediğinden, 26.02.1980 tarihinde, 276 sayısı ile davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Davacılar ... ve arkadaşları, .... Mahallesi 36 ada 8, 9 ve 26 parsel sayılı taşınmazların kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle adlarına tapuya tescili istemi ile 17.03.1988 tarihinde Asliye Hukuk mahkemesinde dava açmışlar, yargılama sırasında çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde, 1988 yılında orman kadastrosu yapılarak 25.04.1989 tarihinde ilan edilmiştir.
Asliye Hukuk Mahkemesince 09/03/1995 gün 1988/19-1995/52 sayılı karar ile ,36 ada 26 parsel yönünden davanın reddine, orman olarak Hazine adına tesciline, 36 ada 8 ve 9 parseller yönünden kabulüne ,tarla niteliği ile davacılar adına tesciline karar verilmiş, davacı ve devalılar tarafından temyiz edilmesi üzerine, hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 27.03.1997 gün ve 1997/2102 Esas, 3569 Karar sayılı bozma kararında özetle: “Davanın 17.03.1988 tarihinde açıldığı, yargılama sırasında çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde, 1988 yılında orman kadastrosu yapılarak 25.04.1989 tarihinde ilan edilmesi nedeniyle davanın orman sınırlamasına itiraz davasına dönüştüğünden davaya bakmak görevinin kadastro mahkemesini ait olduğuna” değinilmiştir.
Asliye Hukuk Mahkemesi 1997/312-375 EK ile görevsizlik kararı vererek dosyayı kadastro mahkemesine aktarmıştır.
Kadastro Mahkemesince, 1997/238-1998/144 EK ile, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş,karar orman yönetimi ve Hazine tarafından temyiz edilmekle hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 04/10/19999 gün ve 1999/9062-8239 EK ile, (Orman kadastrosunu itiraz davasında kadastro mahkemesince tapuya tescil kararı verilemeyeceği, orman tahdidinin iptali ile yetinilmesi gerektiğ gözetilmeden yazılı biçimde 8 ve 9 parsellerin davacı gerçek kişiler adına tescili yolunda hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğuna” değinilmiştir.
Mahkemece, 26/01/2001 gün ve 1999/156 – 2001/8 EK ile (bozma kararına uyulduktan sonra tescil davası yönünden kadastro mahkemesinin görevsizliğine, olumsuz görev uyuşmazlığı çıktığı takdirde uyuşmazlığın giderilmesi için dosyanın Yargıtaya gönderilmesine,
davacıların davasının kabulü ile dava konusu 8 ve 9 parseller yönünden yapılan orman tahdidi ve 2/B madde uygulamasının iptaline karar verilmiş, hüküm Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmekle, hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 11/10/2001 gün ve 2001/6490-7364 EK sayılı bozma kararında özetle: “Mahkemece hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda, eldeki davanın orman sınırlamasına itiraz niteliğinde olduğu, tescil davasında kadastro mahkemesinin görevsiz olduğu kabul edilerek karar verilmişse de, eldeki davanın tescil davası olmadığı.
2613 sayılı Kadastro ve Tapu Tahrir Yasası 27. Madde gereğince gayrimenkullere ilişkin kadastro ve yazım ile ilgili davanın re’sen kadastro mahkemelerine devri gerektiğinden,çekişmeli taşınmazlarla ilgili tescil davası görülürken, yörede 2613 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılan arazi kadastrosunda, çekişmeli yerler için 34 ada 8, 9 ve 26 parsel sayısı ile kadastro tesbit tutanağı düzenlendiğine göre, tescil davasının kadastro tesbitine itiraz davasına dönüştüğü ve genel mahkemenin görevi bittiğinden uyuşmazlığın, 2613 Sayılı Yasa hükümlerine göre Kadastro mahkemesince çözümlenmek üzere, kadastro mahkemesine devredilmesi gerekirken,
tutanağın düzenlendiği tarihten sonra davacı tarafın celseye katılmadığından söz edilerek, davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi ile uyuşmazlığın bittiğinden ve kadastro tesbitlerinin kesinleştiğinden söz edilemeyeceği, kadastro mahkemesince, 2613 Sayılı Yasanın 27. maddesi ve 3402 Sayılı Yasanın 29/1. ve 30/2. maddesi hükmüne göre, çekişmeli taşınmazların niteliği ve malikinin belirlenmesi ve aynı Yasanın 1. maddesinde öngörüldüğü gibi gerçek hak sahibi adına tescile karar verilmesi gerektiği gözetildiğinde, hükmüne uyulan Daire bozma kararına uyulmakla taraflar yönünden usuli kazanılmış hakkın oluştuğu düşünülebilirse de,
kamu düzeni ile ilgili görev konusu ve maddi yanılgı usuli kazanılmış hakkın istisnalarından olduğu,öte yandan, Orman Yönetiminin Hazineye karşı açtığı kadastro tespitine itiraz davası sonunda, Yargıtay 7. Hukuk Dairesi Başkanı tarafından hakem sıfatıyla, çekişmeli taşınmazların orman sayılan yerlerden olduğu belirlenerek,
8 parsele ilişkin 16.10.1981 gün ve 1979/10-1710 sayılı, 9 parsele ilişkin 16.10.1981 gün ve 1979/164-126 sayılı, 26 parsele ilişkin 16.10.1981 gün ve 1976/118-23 sayılı kararları ile Orman Yönetiminin davasının kabulüne ve taşınmazların orman olduğunun belirlenmesine hükmedilmiş ve kesinleşmiş olduğundan, davacı gerçek kişiler yönünden kesin hüküm oluşturmaz ise de, çekişmeli taşınmazların niteliğinin orman olduğu yönünde ... delil durumunda olduğu,
16.10.1981 tarihinde hakem kararı ile hükmen orman olduğu belirlenen çekişmeli 8 ve 9 parsel sayılı taşınmazların, orman sayılmayın yerlerden olduğunu bildiren ve hakem kararına esas alınan raporu irdelemeyen bilirkişi raporları yeterli olmadığından,mahkemece, öncelikle çekişmeli 9 parsel sayılı taşınmazın kadastro tesbit tutanağının aslının bulunduğu yerden getirtilmesi, başka bir davanın da konusu ise, dava dosyalarının birleştirilmesi, çekişmeli taşınmazların dosyada bulunmayan komşularına ait kadastro tesbit tutanakları ve varsa dayanakları olan tapu ve vergi kayıtları ilgili idarelerden değişiklikleri ile istenmesi,
çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde davanın devamı sırasında yapıldığı anlaşılan, orman kadastrosuna ilişkin ilgili tüm tutanak ve haritalar da getirtildikten sonra yeniden yapılacak keşifte, en eski tarihli memleket haritası, amenajman planı ve ... fotoğrafları, çekişmeli taşınmazlar ile birlikte ... araziye de uygulanmak suretiyle, taşınmazların öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmesi. 3116, 4785 ve
5658 Sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanması; komşu parsellere uygulanan kayıtların çekişmeli taşınmazların bulunduğu yönü ne olarak nitelendirildiği, bu nitelendirmeye göre zilyetlikle edinilebilecek yerlerden olup olmadığı üzerinde durulması, orman içi açıklığı olup olmadıklarının belirlenmesi; uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan kroki düzenlettirilip, hakem kararının ... delil olduğu nazara alınıp bu karara esas alınan rapor irdelenip tartışılmak suretiyle bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınması;
tescil davasının devamı sırasında çekişmeli yerlerin 2613 Sayılı Yasa hükmüne göre 34 ada 8, 9 ve 26 parsel numarası verilerek kadastro tutanakları düzenlendiği, 26 parselin orman olarak tesciline dair kararın kesinleştiğine göre artık tescil davası hakkında görevsizlik kararı verilemeyeceği, davanın esası yönünden karar verileceği düşünülerek, 3402 Sayılı Yasanın 30/2. maddesi hükmünce mahkemece resen lüzum görülen diğer deliller de toplanarak taşınmazlar gerçek hak sahibi adına tescile karar verilmesi gerektiği) nedenleriyle bozulmuştur.
Mahkemece, bozma kararına uyularak davanın kısmen kabul kısmen reddine, İsmetpaşa Mahallesi, Ilıcakdere mevkiindeki 36 ada 8 ve 26 parsel sayılı taşınmazların tamamının, 36 ada 9 parsel sayılı taşınmazın krokide (A) ile gösterilen 732,72 m2 yüzölçümündeki bölümünün orman niteliğiyle Hazine adına, 36 ada 9 parsel sayılı taşınmazın krokide (B) ile gösterilen 6919,90 m2 yüzölçümündeki bölümünün tarla niteliğiyle ... VE ARK. adlarına tapuya tesciline karar verilmiş karar verilmiş, hüküm davacı ... VE ARK VEKİLİ ile davalılar ORMAN YÖNETİMİ VEKİLİ, HAZİNE VEKİLİ ve ... VEKİLİ tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, orman ve arazi kadastrosuna itiraz niteliğindedir.Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde, 1988 yılında orman kadastrosu ve 2/B madde uygulaması yapılarak 25.04.1989 tarihinde ilan edilmiş, eldeki dava nedeniyle kasinleşmemiştir
1- İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapıldığına göre, davacı ... VE ARK. VEKİLİ’nin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir
2- ORMAN YÖNETİMİ VEKİLİ ve HAZİNE VEKİLİ’nin temyiz itirazlarına gelince,davaya konu 36 ada 9 parsel sayılı taşınmazın krokide (B) ile gösterilen 6919,90m2 yüzölçümündeki bölümünün tarla niteliğiyle ...
VE ARK. adlarına tapuya tesciline karar verilmiş ise de, 36 ada 9 parsel sayılı taşınmazın 6434 m2 yüzölçümü ile hükmen kesinleşen ve 25/02/1987 tarihinde ... adına tapuya tescil edilen 36 ada 11 parsel sayılı taşınmaza uygulanan 19/04/1952 tarih 80 sayılı 1838 m2 yüzölçümlü tapu kaydının miktar fazlası olduğu ve uyuşmazlığın tespit tarihindeki şartlara göre çözümleneceği gözetilerek,tespit tarihi itibarıyla 2/B madde uygulamasının kesinleşmediği ve mahkemece 36 ada 9 parsel sayılı taşınmazın krokide (A) ile gösterilen 732,72 m2 yüzölçümündeki bölümünün uzman orman bilirkişi tarafından resmi belgelere dayalı olarak yöntemine uygun biçimde
yapılan inceleme ve araştırmada orman sayılan yerlerden olduğu saptanarak orman niteliği ile hazine adına tesciline karar verildiği,diğer yönlerinin de orman tahdidi içinde yer alan 36 ada 3 parsel sayılı taşınmaz ile çevrili olduğu nedeniyle, (B) ile gösterilen 6919,90 m2 yüzölçümündeki taşınmazın, bitişiğinde bulunan ormandan kazanılmaya çalışıldığının kabul edilerek, orman niteliği ile Hazine adına tesciline karar verilmesi gerekir.
Ayrıca, 36 ada 10 parsel sayılı taşınmazın da eldeki davanın konusu parsellerle birlikte tescil davası görülürken, yörede 2613 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılan arazi kadastrosunda, kadastro tespit tutanağı düzenlendiğine göre,... hanesi açık olduğundan, hakkında dava görülüp görülmediği ve tapuya tescil edilip edilmediği araştırılarak, Hazine ya da orman yönetimi tarafından usulünce talep edilmesi halinde kadastro mahkemesince, 2613 sayılı yasanın 27. Maddesi ve 3402 Sayılı Yasanın 29/1. ve 30/2. maddesi hükmüne göre, 36 ada 10 parsel sayılı taşınmazın da niteliği ve malikinin belirlenmesi ve aynı yasanın 1. Maddesinde öngörüldüğü gibi gerçek hak sahibi adına tescile karar verilmesi gerektiği de düşünülmelidir.
3- ... davada yasal hasım konumunda olduğu ve davada avukat ile temsil edildiğinden, reddedilen dava yönünden ... lehine avukatlık ücreti takdir edilmemesi usul ve yasaya uygun değildir.
Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2007/12468, K. 2007/12731, 23 Ekim 2007 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama