KÜNYE
(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2007/18548 E., 2008/4057 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Mart 2008
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
267 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
... Köyü 2485 parsel sayılı 750 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, arsa niteliği ile ... adına tapuda kayıtlıdır. Davacı Hazine, taşınmazın 2/B'lik alanda kaldığından tapusunun iptali ile Hazine adına tescili iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece, Akyazı Asliye Hukuk Mahkemesinin 2002/92 E.-2003/296 K. sayılı dosyası ile bu dosyanın konusu, tarafları ve sebebi aynı olduğundan kesin hüküm nedeniyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 2/B'lik alanda kaldığı iddia edilen taşınmazın tapu iptali ve tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 18.08.1949 tarihinde ilanı yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 29.08.1977 tarihinde ilanı yapılıp dava tarihinde kesinleşen aplikasyon ve 2. madde uygulaması vardır.
Mahkemece kesin hüküm nedeniyle davanın reddine karar verilmişse de; kesin hükmün kapsamında kaldığı kabul edilen Akyazı Asliye Hukuk Mahkemesinin 2002/92 E.-2003/296 K. Sayılı Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 20.11.2003 gün ve 2003/ 12111E.-12860K. Sayılı ilamı ile “Dava tarihinden önce öldüğü anlaşılan davalı hakkında açılan davanın bu nedenle reddi gerekirken, işin esasına girilerek reddi yönünde hüküm kurulması isabetsiz olduğundan hükmün bu açıklanan değişik gerekçeyle onanmasına” karar verilmiş olup, red kararı esasa yönelik olmadığından kesin hükümden bahsetmek mümkün değildir. Bu nedenle Mahkemece işin esasına girilip, araştırma ve inceleme yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken kesin hüküm nedeniyle davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2007/18548, K. 2008/4057, 17 Mart 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama