İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /20. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 20. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2007/1972 K.2007/4991

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Orman Yönetimi, Hazine, ... ... ve arkadaşları, katılan davacılar ve bir kısım davacılar tarafından istenilmekle, süresinde olduğu…

Esas2007/1972Karar2007/4991Tarih13 Nisan 2007Okuma10 dk · 1.958 kelime

KÜNYE

(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2007/1972 E., 2007/4991 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
13 Nisan 2007
Mahkemesi
Kadastro Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.958 kelime·10 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Orman Yönetimi, Hazine, ... ... ve arkadaşları, katılan davacılar ve bir kısım davacılar tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne, ... ... ve arkadaşları vekilinin duruşmalı temyiz isteminin gider yönünden reddeine karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

KARAR

Kadastro sırasında, ... Köyü 72 parsel sayılı 17.430 m2 yüzölçümündeki taşınmaz; Mart 1977 tarih 108 sıra numaralı tapu kaydı ve 82 yazım numaralı vergi kaydı uygulanarak tarla niteliği ile taşınmazın, tapu kayıt malikleri olan ... ... ve müştereklerinin zilyetliklerinde olduğu, tapu kaydının önceki maliki olan ... karısı ... ...’ün 72 ve 73 parselleri bir bütün olarak kullanırken 1939 yılında ikiye böldüğü, 72 parseli kendi üzerinde bıraktığı, 73 parseli ise, 05.04.1939 tarih 360 numaralı noter satış sözleşmesi ile ... eşi ... ...’ya satıp teslim ettiğinden söz edilerek 72 parsel ... çocukları ... ..., ... ... ve ... ... adlarına tespit edilmiştir.

... ... ve arkadaşlarının itirazları üzerine tapulama komisyonunca; ... Sulh Hukuk Mahkemesinin 25.05.1976 ... 1976/286-436 sayılı veraset ilamında tapu maliklerinden ... ... oğlu ... ...’nın oğlu ... ‘nın çocuksuz ve dul olarak öldüğünün belirlendiği, bu veraset ilamının iptaline ilişkin davanın da ... Sulh Hukuk Mahkemesinin 05.06.1980 ...

1979/825-1980/333 sayılı kararıyla reddedildiği, ancak tapu maliklerinden ... ... oğlu ... ...’nın; ..., ... ve ... isimli üç çocuğunun bulunduğu, ...’nın çocuksuz olarak öldüğü, ...'nın ise, dul olarak öldüğü geride kızı ...’nin kaldığı,

... ... ve arkadaşlarının da ... ...’nın mirasçıları oldukları, tapu maliklerinden ... kızı ... ...’ün 73 parseli 1939 yılında 05.04.1939 tarih 360 numaralı noter satış sözleşmesi ile tapu maliklerinden ...’nın mirasçılarından olan ... eşi ... ...’ya satıp teslim ettiği, 72 parselin ise kök tapu kaydının malikleri olan ... ... oğlu ... ...’nın çocukları ... ve ...'nin mirasçıları tarafından 50 yılı aşkın süreyle müştereken zilyet ve tasarruf edildiğinin komisyonca dinlenen muhtar ve bilirkişi anlatımlarıyla belirlendiği ancak kök tapu kaydının intikaline esas alınan ...

Sulh Hukuk Mahkemesinin 25.05.1976 ... 1976/286-436 sayılı veraset ilamındaki yanlışlığı düzeltmek ve bu veraset ilamına göre işlem yapılan Mart 1977 tarih 108 sıra numaralı tapu kaydını iptal etmek yetkileri bulunmadığı, bu yetkinin mahkemelere ait olduğu ayrıca çekişmeli taşınmazın (C) ile işaretlenen 5.600 m2 yüzölçümlü bölümünün 1964 yılında yapılıp kesinleşen orman tahdidi içinde olduğu 1987 yılında bu yerin Hazine adına orman rejimi dışına çıkarıldığından söz

edilerek tespitin iptaline, taşınmazın (A) ve (B) ile işaretlenen sırasıyla 7.480 m2 ve 4.290 m2 yüzölçümlü bölümlerinin ... çocukları ... ..., ... ... ve ... ... adlarına tesciline, (C) ile işaretlenen 5.660 m2 yüzölçümlü bölümünün tarla niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline (B) ve (C) ile işaretlenen bölümlerin tapu kütüğünün beyanlar hanesine "Bu parselin tamamı 120 pay itibariyle 51 payı ... oğlu ... ..., 3’erden 9 payı ... çocukları ... ..., ... ..., ... ..., 20’şerden 60 payı ... çocukları ... ..., ... ... ve ... ...’ın kullanımındadır" ibaresinin yazılmasına karar verilmiştir.

Davacılar ... çocukları ... ..., ... ... ve ... ...; çekişmeli 72 parsel sayılı taşınmazın (C) ile işaretlenen bölümünün adlarına tapuya tescili istemiyle dava açmışlardır.

Davacılar ... ... ve arkadaşları, çekişmeli taşınmaza uygulanan tapu kaydının kökündeki maliklerden ... ... oğlu ... ...’nın oğlu ...’nın dul olarak öldüğü geride kızı ...’nin kaldığı, kendilerinin de ... ...’nın mirasçıları oldukları, bu yönde Sulh Hukuk Mahkemesinin 1961/1827-1768 sayılı veraset ilamının bulunduğu, taşınmazın (C) ile işaretlenen bölümünün orman sayılmayan yerlerden olduğu komisyon kararının iptal edilerek miras payları oranında adlarına tapuya tescili istemiyle dava açmışlardır.

Dava dosyaları H.Y.U.Y.’nın 45. maddesi uyarınca birleştirilmiştir. Orman Yönetimi; çekişmeli taşınmazın orman olduğu, Pakize ... ve arkadaşları; çekişmeli taşınmaza uygulanan tapu kaydının kök maliklerden ... ... oğlu ... ...’nın çocuğu ...’nın mirasçılarından oldukları iddiası ile davaya katılmışlardır.

Davacılar ... ... ve arkadaşları, davanın devamı sırasında çekişmeli taşınmazı ve dava dışı 73 parsel sayılı taşınmazı bir bütün olarak ... kızı ... ...’ün 1939 yılında 05.04.1939 tarih 360 numaralı noter satış sözleşmesi ile miras bırakanlar olan ... ...’ya satıp teslim ettiğini, taşınmazların satış tarihinden bu yana kendilerinin zilyetliğinde olduğunu iddia etmişlerdir.

Mahkemece, davacıların davalarını ispatlayamadıkları, kadastro komisyon kararının doğru olduğu gerekçesi ile dava konusu taşınmazın kadastro komisyon kararında olduğu gibi ... bilirkişiler ... ... ve ...

Ekin tarafından düzenlenen raporda (A) ve (B) ile işaretlenen sırasıyla 7.491,26m2 ve 4.661,92 m2 yüzölçümündeki bölümlerinin tespit malikleri adlarına, (C) ile işaretlenen 5.550,28 m2 yüzölçümlü bölümünün Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm Orman Yönetimi, Hazine, ... ... ve arkadaşları, katılan davacılar ve bir kısım davacılar tarafından temyiz edilmiştir. ... ... ve arkadaşları vekilinin duruşmalı temyiz istemi gider yönünden reddedilmiştir.

Dava, kadastro tesbitine itiraz niteliğindedir. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 1964 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu, 1979 yılında genel arazi kadastrosu, 31.11.1983 tarihinde ilan edilerek kesinleşmeyen aplikasyon ve 1744 Sayılı Yasanın 2. madde uygulaması, 21.10.1987 tarihinde ilan edilerek kesinleşmeyen 3302 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması vardır.

Mahkemece yapılan inceleme, araştırma ve uygulama hükme yeterli değildir.

Şöyleki; mahkemece, davacıların davalarını ispatlayamadıkları, tapulama komisyon kararının doğru olduğu gerekçesi ile yazılı şekilde karar verilmiş ise de, komisyon kararına ekli 10.01.1989 tarihli tahkikat zaptında (araştırma tutanağında) dinlenen bilirkişiler 72 parselde tespit malikleri ile itiraz edenlerin ayrı ayrı zilyet olduklarını, itiraz edenlerin, dayanak tapu maliklerinin ne şekilde mirasçısı olduklarını bilmediklerini, davalı yerde ...'ların zilyet olduğunu açıklamışlardır.

Mahkemece de, son keşifte bir yerel bilirkişi dinlemiş olup yerel bilirkişi ise davalı yeri ...'ların kullandığını, Fidangillerin kullandığını görmediğini, tapu ve vergi kaydındaki sınırları bilmediğini bildirmiştir.

Çekişmeli taşınmazın tutanak içeriği ile keşifte dinlenen yerel bilirkişi anlatımı arasında çelişki oluştuğu halde, mahkemece çekişmeli taşınmazın kadastro tespit bilirkişileri ve kadastro komisyonu tahkikat tutanağında dinlenen bilirkişiler 3402 Sayılı Yasanın 30/1 maddesi uyarınca re'sen tanık sıfatıyla dinlemeden yetersiz gerekçe ile karar verilmiştir.

Davacılar ... ... ve arkadaşları vekili, davanın devamı sırasında çekişmeli taşınmazı ve dava dışı 73 parsel sayılı taşınmazı bir bütün olarak ... kızı

... ...’ün 1939 yılında 05.04.1939 tarih 360 numaralı noter satış sözleşmesi ile miras bırakanları olan ... ...’ya satıp teslim ettiğini, taşınmazların satış tarihinden bu yana kendilerinin zilyetliğinde olduğunu iddia ettikleri halde mahkemece bu yönde hiçbir araştırma ve inceleme yapılmamıştır.

Bundan ayrı; Dairemizde aynı ... temyiz incelemesi yapılan ... Kadastro Mahkemesinin 2005/55-2006/129 esas sayılı dosyasında hükme dayanak yapılan Orman Bilirkişi ... tarafından düzenlenen raporunda; 1987 yılında yapılan aplikasyonun yanlış yapıldığını açıklamıştır.

Temyize konu dosyada hükme dayanak yapılan ve Orman Bilirkişi ... Atasoy Başar tarafından düzenlenen rapor ekindeki krokide 1987 yılında yapılıp temyize konu dava dosyası sebebiyle kesinleşmeyen aplikasyon ve 2/B haritası ile uyumlu hat uygulaması yapılmış, taşınmazın (C) ile işaretlenen bölümünün 1964 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastro haritası içinde iken 1987 yılında yapılıp kesinleşmeyen 2/B madde uygulaması ile orman rejimi dışına çıkarıldıkları açıklanmış olup temyize konu dava sebebiyle 2/B uygulaması kesinleşmediğinden çekişmeli taşınmazın 2/B ile orman rejimi dışına çıkarıldığı belirtilen bölümünün 2/B koşullarını taşıyıp taşımadığı yönünde açıklamada bulunulmamıştır.

Dosyada 1964 yılına ait orijinal renkli tahdit haritası örneği ve ilgili OTS.lere ilişkin açı, mesafe ve ölçü değerlerini de gösterir şekilde 1964 yılına ve aplikasyona ilişkin çalışma tutanakları bulunmadığından orman raporları denetlenememektedir. Bu durumda, temyize konu dosyada hükme dayanak yapılan orman bilirkişi raporu karar vermeye yeterli olmayıp, çekişmeli taşınmazın ilk tahdit haritasındaki konumu ile ilk orman kadastrosu ile temyize konu dosya nedeniyle kesinleşmeyen aplikasyon arasında çelişki bulunup bulunmadığı yönünde duraksama olmuştur.

Orman Kadastrosunun kesinleştiği yerlerde bir yerin orman olup olmadığı ve hukuki niteliği orman kadastro tutanaklarının ve haritasının uygulanması suretiyle belirlenir..

Bilindiği gibi, aplikasyon; orman kadastrosu daha önceden yapılmış olan yerlerde, 2/B madde uygulaması sırasında, bağlantı kurularak gerekli orman sınır noktalarının yerlerinin arazide belirlenip ihya edilmesinden ibaret olup, bu belirleme ve ihya sırasında önceden kesinleşen orman sınır noktalarının aynı yerlerine konulması zorunludur (15.07.2004 ... ve 25523 Sayılı Resmi Gazetede yayınlanan 6831 Sayılı Orman Kanununa göre Orman Kadastrosunun Uygulanması Hakkındaki Yönetmeliğin 47. maddesini karşılayan 02.09.1986 tarihinde yürürlüğe giren 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması hakkındaki Eski Yönetmelik md. 44.). Aplikasyon işlemi ... bir orman kadastrosu değildir. Aplikasyonla kesinleşmiş orman sınırları değiştirilemez.

Bu nedenlerle; mahkemece, öncelikle 1964 yılına ait orijinal renkli tahdit haritası örneği ve çekişmeli taşınmazlarla ilgili OTS.lere ilişkin açı, mesafe ve ölçü değerlerini de gösterir şekilde 1964 yılına ve aplikasyona ilişkin çalışma tutanakları orman idaresinden, çekişmeli taşınmazlara komşu olan parsellerin kadastro tespit tutanakları ve varsa dayanak vergi kayıtları özel idare müdürlüğünden, dayanak tapu kayıtları tapu sicil müdürlüğünden getirtilerek,

önceki bilirkişiler dışında serbest orman mühendisleri arasından seçilecek üç orman yüksek mühendisi ve bir harita mühendisinden oluşturulacak bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden yapılacak keşifte, 1964 ve 1987 yıllarına ait orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde uygulamasına ilişkin tutanak ve haritalar ile arazi kadastro paftası tutanakları sağlıklı biçimde zemine uygulanıp, zeminde bulunacak baş noktadan hareketle tutanaklarda yazılı açı ve mesafeler okunup ölçülerek çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerdeki orman sınır noktaları birer birer arazide bulunarak orman sınır noktalarının izledikleri tahdit hatları belirlenmeli,

orman sınır noktalarının bazılarının zeminde bulunamaması halinde nedenleri üzerinde durulmalı, yerlerinden sökülerek yok edilip edilmedikleri saptanmalı, zeminde bulunmayan bu noktaların yerleri zeminde halen var olan ve orman kadastro tutanağında tarif edilen en yakın sabit orman sınır noktaları esas alınarak ve bu noktalardan hareketle yine orman tahdit tutanaklarındaki açı ve mesafeler okunup ölçülerek orman sınır noktalarının izledikleri tahdit hattı bir bir arazide

bulunup röperlenmeli, aplikasyonda orman sınır hatlarının değiştirilip değiştirilmediği belirlenmeli, değiştirildiyse bunun nedenleri üzerinde durulmalı, orman sınır noktalarının zemindeki ve arazi kadastro paftasındaki yerlerine değil ilk orman kadastrosuna ilişkin çalışma tutanaklarında yön ve mesafe olarak tarif edilen ve ... fotoğrafları ile desteklenen yerlerine itibar edileceği bilinmeli, aplikasyon ile ilk tahdit haritası arasındaki bu çelişkinin nereden kaynaklandığı,

orman kadastrosunda kullanılan ... fotoğraflarından, yöreye ait eski tarihli pafta ve haritalardan, imar planlarından, şehir fotoğrafları ve ulaşılabilen tüm kaynaklardan da yararlanılmak suretiyle, 15.07.2004 ... ve 25523 Sayılı Resmi Gazetede yayınlanan 6831 Sayılı Orman Kanununa göre Orman Kadastrosunun Uygulanması Hakkındaki Yönetmeliğin 64. maddesini karşılayan, Eski Kadastro Yönetmeliğinin 54. maddesi gereğince düzenlenen teknik izah name hükümlerine göre belirlenmeli, bilirkişi kuruluna çekişmeli taşınmazların orman kadastro haritasına göre konumunu gösteren orman kadastro haritası ile irtibatlı, orman kadastro haritası,

aplikasyon ve 2/B haritaları ile çekişmeli taşınmazların genel arazi kadastro paftalarının ölçekleri özel aletlerle denkleştirilmek suretiyle çekişmeli parsellerin en az 10-15 adet orman sınır noktasından oluşan orman sınır hattına, aplikasyon ve 2/B haritasına göre konumunu gösteren ortak imzalı ölçekli kroki düzenlettirilmeli, kesinleşen orman sınırları içindeyken 2/B madde uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı saptanacak alanlar için 31.12.1981 tarihinden önce bilim ve ... bakımından orman niteliğini tam olarak yitirip yitirmediği belirlenmeli, kendi haline bırakıldığında orman yetişip yetişmeyeceği,

orman olarak ya da ... alanı olarak muhafazasının ekonomik olup olmayacağı, teknik ve bilimsel verileri bulanan rapor alınmalıdır.

Yapılacak bu uygulama sonucunda taşınmazların kesinleşen orman tahdit sınırları dışında kalan bölümlerinin varlığı saptandığı takdirde, ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 10.11. 1961 ...

1961/1827-1768 sayılı dava dosyasının arşivde bulunamadığı bildirildiğinden bu kararda veraset ilamı (mirasçılık belgesi) düzenlenen ... ...’nın babası olduğu anlaşılan ...'nın aile nüfus kayıt tablosu; nüfus müdürlüğünden, bulunamaması halinde Vatandaşlık ve Nüfus İşleri Arşiv Dairesi Başkanlığından getirtilmeli, taraflarla akrabalığı bulunmayan, yansız ve elverdiğince yaşlı yerel bilirkişi huzuruyla taşınmaz başında yapılacak keşifte, komşu parsellerin tutanak ve dayanakları uygulanmalı; bu taşınmazları sınır olarak nasıl nitelendirdikleri araştırılmalı;

dayanak Ekim 1320 Yoklama 43 sıra numaralı tapu kaydı ve 82 yazım numaralı vergi kaydı yöntemince zemine uygulanmalı, bilinmeyen sınırlar bulunduğu takdirde bu konuda taraflara tanık dinletme olanağı sağlanmalı, bilirkişi ve tanıklardan her sınır hakkında ayrıntılı ve inandırıcı bilgi alınmalı, bilirkişi ve tanık sözlerinin doğruluğu komşu parsel kayıtları ile denetlenmeli, dayanak tapu ve vergi kaydının, çekişmeli taşınmaz ile örtüşüp örtüşmediği uygulama sonunda raporda tartışılmalı;

keşif ve uygulama bilirkişilerinin düzenleyecekleri ortak krokiye ayrı ayrı renklerle yansıtılmalı, tarafların bildirecekleri tanıklar ile kadastro tespit bilirkişileri ... ..., ... ..., ... ..., muhtar vekili ... ... ve Kadastro komisyonunca yapılan tahkikatta dinlenen aza Enver ..., bilirkişiler ... ... ve ... ... resen tanık sıfatıyla taşınmaz başında dinlenmeli; çekişmeli taşınmazın ... ... tarafından 1939 tarihinde ... ...’ya satılıp satılmadığı, 05.04.1939 tarih 360 numaralı noter satış sözleşmesinin çekişmeli yere ilişkin olup olmadığı,

davacılar ... ... ve arkadaşları ile katılan davacılar Pakize ... ve arkadaşlarının, dayanak Ekim 1320 Yoklama 43 sıra numaralı tapu kayıt maliklerinden ... ... oğlu ... ...'nın çocuklarından ... ‘nın mirasçıları olup olmadıkları, çekişmeli taşınmaz üzerindeki zilyetliğin ne zaman, ne şekilde başladığı, kaç yıl, ne şekilde, kimler tarafından devam ettirildiği sorulup, kesin tarih ve olgulara dayalı, açık yanıtlar alınmalı, davacılar ... ... ve arkadaşları ile katılan davacılar Pakize ... ve arkadaşlarının;

... ... oğlu ... ...'nın çocuklarından ...'nın mirasçıları olmadıklarının ve çekişmeli taşınmazın ... ... tarafından 05.04.1939 tarih 360 numaralı noter satış sözleşmesi ile ... ...'ya satıldığının belirlenmesi halinde satıcı ve alıcı birbirlerine karşı üçüncü kişi konumunda olacağından 3402 Sayılı Yasanın 13/B-b ve 13/B-c şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediği

üzerinde durulmalı, toplanacak tüm kanıtlar birlikte değerlendirilip ulaşılacak sonuca göre bir hüküm kurulmalıdır. Değinilen yönler gözetilmeksizin eksik araştırma ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle; Orman Yönetimi, Hazine, ... ... ve arkadaşları, katılan davacılar ve bir kısım davacıların temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatıranlara iadesine 13/04/2007 günü oybirliği ile karar verildi.

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2007/1972, K. 2007/4991, 13 Nisan 2007 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
20. Hukuk Dairesi
Esas No
2007/1972
Karar No
2007/4991
Tarih
13 Nisan 2007

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2007/1973 K.2007/5648
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2007/1973 K.2007/6174
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2007/1974 K.2007/4436
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2007/1975 K.2007/4571
  • Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2007/1976 K.2007/4130
  • Yargıtay 15. Hukuk Dairesi E.2007/1976 K.2007/2237

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.