KÜNYE
(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2007/6469 E., 2007/8530 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Haziran 2007
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
653 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Çekişmeli ... Köyü 250 parsel sayılı 12000 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, yörede 1981-1982 yıllarında yapılan genel arazi kadastrosu sırasında 116 nolu vergi kaydı ile ... ve arkadaşları adlarına tesbit görmüş olup, halen tapuda ... adına kayıtlıdır.
Davacı Hazine taşınmazın öncesinin orman sayılan yerlerden olduğu ve 2/B madde uygulaması ile orman sınırları dışına çıkarıldığı, bu nedenle davalı adına olan tapu kaydının iptali ile Hazine adına tapuya tescili talebi ile dava açmıştır.
Mahkemece davanın kısmen kabulü ile 250 nolu parselin tapu kaydının iptaline ve krokide (A) ile gösterilen 5363.62 m2'lik kısmın Hazine adına, (B) ile gösterilen 6344.77 m2 ve (C) ile gösterilen 311.66 m2'lik kısımların davalı adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı Hazine tarafından (B) ve (C) kısımlarına yönelik olarak temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre, dava 2/B madde kapsamında kalan taşınmazın tapusunun iptali ile tescili isteminden kaynaklanmaktadır.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 3116 Sayılı Yasaya göre yapılıp 06.06.1948 tarihinde ilan edilerek kesinleşen orman kadastrosu ile 10.09.1999 tarihinde ilan edilerek kesinleşen aplikasyon ve 2/B madde uygulaması vardır.
Mahkemece yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hükme yeterli değildir. Hükme esas alınan orman ve harita mühendisi bilirkişileri ortak raporlarında çekişmeli parselin bir kısmının orman tahdit sınırları dışında kaldığını bildirmiş, ve orijinal OTH üzerinde basitçe yerini göstermişlerdir. Düzenlenen kroki ise yalnızca çekişmeli parsel ve yakın çevresindeki bir-iki OS hattını göstermekte olup komşu parsellerle birlikte geniş çevreye ait bir aplikasyon yapılmadığından denetleme yapmaya elverişli değildir. Taşınmazın memleket haritasındaki konumu da irdelenmişse de rapor içeriğindeki açıklamalar ile memleket haritasındaki konum gösterimi çelişkilidir.
Hazine 3402 Sayılı Yasanını 12. maddesinin 3. bendinde yazılı 10 yıllık hak düşürücü süreye bağlı kalmadan taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altında kalan yerlerden olduğu iddiası ile her zaman dava açabilir ve dava çekişmeli parsellerin tamamına yönelik olarak açılmıştır. Başka bir anlatımla, dava yalnızca 2/B madde uygulaması ile orman sınırları dışına çıkarılan bölüm hakkında değildir.
Çünkü ilk orman tahdidi 1942 - 1943 yıllarında 3116 Sayılı Yasaya göre yapılmıştır ve 06.06.1948 tarihinde ilen edilmiştir ve bu yasaya göre sadece devlet ormanları belirlenmiş olup, 4785 Sayılı Yasanın yürürlüğe girdiği 13.07.1945 tarihinden önce yapılan sınırlandırmalar sonucu oluşan kesinleşmiş tahdit haritaları sınır dışında kalan taşınmazların orman niteliğini ve hukuki durumunu saptamakta yeterli değildir.
Bu şekildeki taşınmazların orman olup olmadığının 4785 ve 5658 Sayılı Yasalara göre çözümlenmesi gerekir. 4785 Sayılı Yasanın 1. maddesi gereğince 2. maddesinde sayılan istisnalar dışında bütün ormanlar hiçbir işleme gerek olmaksızın devletleştirilmiştir. Devletleştirilmiş ormanların bazıları sonradan yürürlüğe giren 5658 Sayılı Yasa ile iadeye tabi tutulmuş ve iadenin koşulları yasada gösterilmiştir.
Mahkemece öncelikle “orman sınırlandırılması 4785 Sayılı Yasa hükümleri nazara alınmadan yapıldığından” memleket haritası, ... fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip; önceki bilirkişiler dışında bu konuda uzman serbest orman mühendisleri arasından seçilecek bir orman mühendisi ve bir uzman harita mühendisinden oluşacak iki kişilik bilirkişi kurulu aracılığıyla mahallinde yeniden yapılacak inceleme ve keşifte yörede 1948 yılında 3116 Sayılı Yasaya göre yapılıp kesinleşmiş tahdit haritası ile 1999 yılında 3302 Sayılı Yasaya göre yapılan 2/B madde haritaları ve tapulama paftası ölçekleri denkleştirilerek sağlıklı bir
biçimde zemine uygulanmalı, değişik açı ve uzaklıklarda olan en az 3 yada 4 orman sınır noktasını gösterir biçimde çekişmeli taşınmazların ilk tahdit haritası ve 2/B madde haritasındaki konumu duraksamaya yer vermeyecek şekilde saptanmalı, eğer taşınmazların tamamının veya bir kısmının tahdit sınırları dışında kaldığı saptanırsa memleket haritası, ... fotoğrafları ve varsa amenajman planı çekişmeli taşınmazlarla birlikte ... araziye de uygulanmak sureti ile taşınmazların bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli, taşınmazların bu haritalar üzerinde konumlarının gösterilmesi sağlanmalı;
sonuçta kesinleşen orman kadastro sınırları içinde kaldığı belirlenen yerlerin orman. 2/B uygulama sınırları içinde kaldığı belirlenen yerlerin ise bu niteliği ile Hazine adına tesciline karar verilmelidir. Açıklanan hususlar gözetilmeksizin eksiz inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2007/6469, K. 2007/8530, 19 Haziran 2007 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama