Davacı ... 06.09.2004 tarihli dilekçesiyle, ... Köyünde bulunan mevkisini ve sınırlarını tarif ettiği 22 - 24 dönüm yüzölçümündeki taşınmazı ... İnce’den 1975 yılında imar ihya edilmiş olarak satın aldığını, orman ve köy ile ilgisinin olmadığını, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının yararına oluştuğunu, Medeni Yasanın 713. maddesi hükmüne göre adına tescilini istemiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, arazi kadastrosunda tapulama harici bırakılmış taşınmazın, imar ihya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle, Medeni Yasanın 713 maddesi gereğince tapuya tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu ... Köyünde (Beldesinde) 3116 Sayılı Yasaya göre 1942 yılında yapılıp kesinleşen orman tahdidi bulunmaktadır. Daha sonra 1976 yılında yapılıp, ekip çalışmaları 23.04.1977, komisyonun itirazların incelenmesine ilişkin çalışmaları da 13.04.1982 tarihinde ilan edilerek kesinleşen aplikasyon ve 1744 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2. madde uygulaması, 1987 yılında yapılıp dava tarihinden önce kesinleşen aplikasyon, sınırlaması yapılmamış ormanların kadastrosu ve 2896 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması vardır.
... köyünde genel arazi kadastrosu 1956 yılında yapılmış, çekişmeli taşınmaz bu işlemde tapulama dışı bırakılmıştır.
Mahkemece, kesinleşmiş orman kadastro haritasının uygulanmasına dayalı araştırma inceleme ve keşif sonucu düzenlenen uzman bilirkişi raporuyla, çekişmeli taşınmazın 1942 yılı orman kadastrosu sınırları dışında bırakıldığı, makiye ayırma işlemine konu edilmediği, 1987 yılında yapılan sınırlandırması yapılmamış ormanların kadastrosu sırasında da orman sınırları dışında bırakıldığı, zeytinlik olarak kullanıldığı bildirilmişse de, çekişmeli taşınmazın eski tarihli haritalarda ne şekilde nitelendirildiği araştırılmadığından orman bilirkişi raporu yetersiz olduğu gibi, ... yatağı olup olmadığı yöntemince saptanmadığından, bu husustaki Jeolog bilirkişi ve Ziraat Uzmanı bilirkişinin müşterek raporu da yeterli değildir.
Diğer taraftan, çekişmeli taşınmazın, daha öncede ... İnce tarafından açılan tescil davasına konu edildiği, Asliye 1. Hukuk Mahkemesinin 06.12.1993 gün ve 1992/355-902 sayılı kararıyla, ... İnce’nin davasının, taşınmaz için ... İnce tarafından ecrimisil ödendiği ve maliki sıfatıyla zilyet edilmediğinin belirlendiği gerekçesiyle red edildiği, bu kararın tarafları aynı olmadığı için, kesin hüküm oluşturmasa da, somut olay için ... delil oluşturacağı, bub ... delilin aksinin kesin deliller ile ispatlanması gerektiği, davacının ısrarla bu yeri ... İnceden aldığını söylemesi ve onun ardılı olması, Asliye 1. Hukuku Mahkemesindeki davaya itiraz etmemesi ve katılmaması nedeniyle iddia ettiği gibi taşınmazı 1975 yılında değil, dava
tarihinden sonra devraldığı, ... ’nin bu yer için ecrimisil ödediği, ... sıfatıyla zilyet olmadığı, dolayısıyla davacının eklemeli zilyetliğinin de ... sıfatıyla olmadığı, kaldı ki, sözü edilen Asliye 1. Hukuk Mahkemesinin 1992/355 esas sayılı dosyasında ...
İnce’nin açtığı dava nedeniyle, çekişmeli taşınmazın davacı tarafından kesintisiz ve nizasız zilyet edildiğinin söylenemeyeceği, yerel bilirkişi ve tanık beyanları ile taşınmazın birkaç defa sel taşkınlarına maruz kaldığı ve sel sularının birkaç günde çekildiği söylendiğinden, taşınmazın ... taşkın sahasında olduğu, kot farkının önceleri 1 metre iken dereden malzeme alınmasıyla 5 metreye çıktığı teknik bilirkişi raporunda bildirilmişse de, ... yatağından malzeme alınmak suretiyle ... yatağının ıslah edildiği söylenemeyeceğinden, çekişmeli taşınmazın ... yatağı olduğu sonucunun çıktığı belirlenip gözetilerek,
davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığına göre, davacı gerçek kişinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine 04/10/2007 günü oybirliği ile karar verildi.