KÜNYE
(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2008/12181 E., 2008/12406 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Ekim 2008
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
275 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki elatmanın önlenmesi davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ... ve davalı ... Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı dava dilekçesiyle; sınırlarını bildirdiği ... Köyü, ... mevkiinde bulunan tapuda adına kayıtlı taşınmaz üzerindeki ağaçların tapulu kesimi için davalı idareye yaptığı başvurunun orman vasfında olduğu gerekçesiyle reddedildiğini, bu nedenle davalının dava konusu taşınmaza müdahalesinin önlenmesini istemiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne ve krokide (C) ile gösterilen kısmın ... arazisi niteliğinde olması gerekçesiyle davalı idarenin bu kısma yönelik müdahalesinin önlenmesine, (A) ve (B) ile gösterilen 7500 m²'lik kısımların ise orman sayılan yerlerden olması nedeniyle bu bölümlere ilişkin davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı ... ve davalı ... Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, tapulu taşınmaza yönelik elatmanın önlenmesi istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde davanın devamı sırasında başlayan arazi kadastrosu çalışmaları 06.11.2007 tarihinde ,orman kadastrosu ise 26.07.2007’de kesinleşmiştir.
Dosya içeriğinden, yargılamanın devamı sırasında, çekişmeli taşınmazın bulunduğu bölgede arazi kadastrosuna ve orman sınırlandırılmasına başlanıldığı, dava konusu taşınmazın 293 ada 1 parsel numarası ile tarla olarak tespitinin yapıldığı anlaşılmaktadır. Davanın varlığı tahdidin kesinleşmesini önler. Bu durumda, davanın arazi kadastrosu ile orman kadastrosuna itiraz niteliğine dönüştüğünün kabulü gerekir. O halde, 3402 Sayılı Yasanın 25. ve 26. maddesi ile 6831 Sayılı Orman Yasasının değişik 11. madde hükmü de gözetilerek, uyuşmazlığın çözümünde Kadastro Mahkemesinin görevli olacağı düşünülüp, görevsizlik kararı verilmelidir. Değinilen yön gözardı edilerek işin esası hakkında hüküm kurulması doğru değildir.
Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2008/12181, K. 2008/12406, 9 Ekim 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama