KÜNYE
(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2008/13148 E., 2008/16775 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Kasım 2008
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
353 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ... tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı ..., Soma İlçesi ... Mahallesi 24 ada 51 parsel sayılı taşınmazın yörede yapılan ve 22/02/1989 tarihinde ilan edilerek kesinleşen orman kadastro sınırları içinde kaldığını belirterek davalılar adına olan olan tapu kaydının iptali ile orman niteliğiyle Hazine adına tescilini istemiştir.
Mahkemece davalı ... hakkında açılan dava yönünden dosyanın tefrik edilerek başka bir esasa kaydedilmesine, dava tarihinden önce ... bulunan davalılar ... ve ... Sabuncu hakkında açılan davanın husumetten reddine verilmiş, hüküm davacı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kesinleşen orman kadastrosu sınırları içerisinde kalan tapu kaydının iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Dava konusu taşınmazın dosyaya getirtilen tapu kaydına göre paylı mülkiyet şeklinde kayıtlı bulunduğu, maliklerden ... ve Necatinin davadan önce öldükleri anlaşıldığından 04/05/1978 tarih ve 1978/4-5 sayılı içtihadı birleştirme kararı gereğince davanın reddine, diğer paydaş hakkında açılan davanın da ayrı bir esasa kaydedilmesine karar verilmiş ise de, bu karar davanın niteliğine, taşınmazın durumuna göre dosya kapsamına uygun düşmemiştir.
Paylı mülkiyet hükümlerine tabi olan çekişmeli taşınmazın paydaşlarından biri yönünden dosyanın tefrik edilmesi ve o paydaş hakkında yargılamaya devamla sonucunda davanın kabul edilmesi halinde verilecek kararın infaz kabiliyeti olmayacaktır. Zira böyle bir durumda niteliği orman olduğu tespit edilen bir taşınmazın Hazine ve diğer paydaşlar adına hisseli olarak tescili gerekecektir ki buna yasal olanak bulunmamaktadır.
O halde, dava ekonomisi ve taşınmazın davada ileri sürülüş şekline göre niteliği göz önünde tutularak tüm tapu malikleri hakkında açılan davanın birlikte yürütülmesi gerekir. Bu nedenle davacı yönetime ölü paydaşların mirasçılarının tespiti ile bu kişiler hakkında ayrı bir dava açılması için önel verilmesi, dava açıldığı takdirde açılan dava eldeki bu dava ile birleştirildikten sonra işin esası hakkında bir hüküm kurulmalıdır.
Değinilen yön gözetilmeksizin kurulan hüküm usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2008/13148, K. 2008/16775, 27 Kasım 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama