KÜNYE
(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2008/2977 E., 2008/6256 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Nisan 2008
- Mahkemesi
- Kadastro Mahkemesi
Karar Metni
295 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ... tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Kadastro sırasında ... Köyü 101 ada 1 parsel sayılı taşınmaz orman niteliği ile Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı ..., taşınmazın içerisinde babasından intikal eden ve zilyetliğinde bulunan yerleri olduğu iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece, taşınmazın orman sayılan yerlerden olması nedeniyle davanın reddine ve dava konusu 101 ada 1 parsel sayılı taşınmazın tespit gibi orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Dava kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 Sayılı Yasanın 5304 Sayılı Yasa ile değişik 4. maddesi hükmüne göre yapılmış, çekişmeli parsel orman alanı dışında bırakılmıştır.
İncelenen dosya kapsamına ve kararın dayandığı gerekçeye göre, davacı dilekçesinde ... Köyünde yapılan kadastro çalışmasında dava konusu taşınmazın 101 ada 1 parsel sayılı orman parselinin içinde kaldığını belirterek, tespitin iptali ile adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
Aynı gün Dairede incelemesi yapılan mahkemenin 2007/103-104 (Dairenin 2008/4341) sayılı dosyasında 101 ada 1 parselin başka bir bölümü hakkında diğer kişiler tarafından dava açıldığının anlaşıldığı ve tespit tutanağının kesinleştiğinden söz edilerek davaya bakma görevinin genel mahkemenin görev alanına girdiği açıklanıp görevsizliğe karar verildiği görülmüştür. Askı ilan süresi içinde 101 ada 1 parsel hakkında dava açıldığına göre tutanak kesinleşmemiştir. Sonradan açılan davalar 3402 Sayılı Yasanın 26/D maddesi gereğince davaya katılma olarak kabul edilerek dosyalar birleştirilip yargılamaya devam edilerek uyuşmazlığın esasının çözümlenmesi gerekirken, bu yön gözardı edilerek yazılı şekilde hüküm tesisi doğru değildir.
Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2008/2977, K. 2008/6256, 22 Nisan 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama