KÜNYE
(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2008/4393 E., 2008/8299 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Haziran 2008
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
277 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tapu iptali tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ve davalı tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı ... Yönetimi, davalı adına tapuda kayıtlı olan Merkez ... Köyü 510 parsel sayılı 1730 m2 yüzölçümündeki taşınmazın kesinleşen orman tahdit sınırları içinde kaldığından bu bölümle ilgili tapu kaydının iptali ile orman niteliğinde Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece davanın kabulüne, çekişmeli taşınmazın (C) harfli 551.11 m2 yüzölçümündeki bölümünün tapu kaydının iptaline orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı ve davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, tapu iptali tescil davası niteliğindedir.
Yörede 1940 yılında 3116 Sayılı Yasa gereğince yapılıp kesinleşen orman kadastrosu ile 26/10/2005 tarihinde ilan edilerek kesinleşen aplikasyon ve 2/B madde uygulaması bulunmaktadır.
Davacı ... Yönetimi, yörede yapılarak kesinleşen orman kadastro çalışmasında çekişmeli taşınmazın kısmen orman sınırları içinde kaldığı iddiası ile dava açmıştır. Ancak, ... Sulh Hukuk Mahkemesinin 2006/987 E. sayılı dosyasında Hazinenin aynı taşınmaz ile dava dışı 509 ve 511 parsel sayılı taşınmazlar hakkında 2/B madde uygulaması kapsamında kalan bölümlerin adına tapuya tescili iddiası ile açtığı davanın halen derdest bulunduğu anlaşılmaktadır. O halde, taşınmazın niteliğinin sağlıklı biçimde belirlenmesi yanında davalardan birisi hakkında verilecek kararın diğerinin esasını etkilemesi kaçınılmaz olacağından usulün 45. maddesi uyarınca davaların birleştirilerek görülmesinin zorunluluğu açıktır. Mahkemece bu yön gözardı edilerek davaların ayrı esaslarda görülmesi doğru değildir.
Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2008/4393, K. 2008/8299, 5 Haziran 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama