Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 07.04.2005 gün ve 14318-4239 sayılı bozma kararında özetle; “Tescili istenilen taşınmazın 1954 yılında yapılan genel arazi kadastrosunda orman-çalılık olarak tapulama dışı bırakıldığı ve orman olduğunun belirlendiği, orman kadastrosu yapılmadığı, bu gibi yerlerin orman kadastrosunun yapıldığı tarihe kadar orman sayılacağı, kaldı ki; taşınmazın ... Baraj gölü koruma sahası içinde bulunduğu, zilyetlikle kazanılamayacağı, bu nedenle davanın reddine karar verilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Türk Medeni Yasasının 713. maddesine göre tescil niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce orman kadastrosu yapılmamıştır.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna ve çekişmeli taşınmazın muhafaza ormanı kapsamında kaldığı anlaşıldığına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 24/09/2008 gününde oybirliği ile karar verildi.