Davacı gerçek kişi, ... Köyü 982, 989, 990, 991, 992, 993, 994, 995, 996, 997, 998, 999 ve 1000 sayılı parsellerin öncesinde ... 1277 tarihli tapu kaydı kapsamında olduğu gibi, 1952 yılında makiye ayrılmakla orman rejimi dışına çıkarıldığını, 20 yıldan fazla süreyle eklemeli zilyetliklerinin bulunduğunu ileri sürerek, taşınmazların tapu kaydının iptali ile adına tesciline karar verilmesini istemiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı gerçek kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, tapu iptal tescile ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde dava tarihinden önce 1942 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra ilk tahditin aplikasyonu ve sınırlandırması Yargıtay 2. Hukuk Dairesi Başkanın hakem sıfatıyla verdiği karar ile iptal edilen ormanların kadastrosu 1976 yılında yapılıp ekip çalışmaları 15.09.1976 tarihinde, itirazları inceleyen 7 numaralı Orman Kadastro Komisyonu işlemleri ise 09.12.1976 tarihinde ilan edilmiştir. 36 numaralı orman kadastro komisyonunca 1988 yılında aplikasyon, sınırlandırması yapılmamış ormanların kadastrosu ve 3302 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması yapılıp 15.06.1989 tarihinde ilan edilmiştir.
Çekişmeli parsellerin 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre 1942 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastro sınırları içindeyken, 1952 yılında makiye ayrıldığı, 1976 yılında, 7 numaralı orman kadastro komisyonu tarafından, Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin Hakem sıfatıyla verdiği 19.12.1947 gün ve 208 sayılı kararı ile 1942 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosunun iptal edildiğinden söz edilerek, 1942 orman kadastrosu yok sayılıp, yeniden orman sınırlandırması yapılarak taşınmaz orman sınırları dışında bırakılmışsa da, 1942 tahditinin, sadece Yargıtay 2. Hukuk Dairesi Başkanının hakem sıfatıyla verdiği 19.12.1947 tarih, 208 sayılı kararla ...
İdaresinin dayandığı ... Vakfına ait tapulu taşınmazlar yönünden iptal edildiği, vakıf tapusu kapsamı dışında kalan tahdidin halen geçerliliğini sürdürdüğü, taşınmazın orman olarak sınırlandırılmasına ilişkin 1942 yılında yapılıp kesinleşen
-2-
2008/8435-16555
orman kadastrosunun, bir başka orman kadastro komisyonunca yasal olmayan nedenlerle yok sayılıp, orman sınırları dışında bırakılması işleminin hiçbir yasal dayanağı olmayıp, bu işleme de değer verilemeyeceği, taşınmazların 1942 orman kadastrosu ile orman olarak sınırlandırıldığı ve halen orman sınırları içinde olduğu, bu nedenle tapu kapsamında olsa dahi, tapunun 1942 orman sınırları içinde kalmakla hukuki değerini yitireceği, 1952 yılında çalışan ... komisyonun yasa ve yönetmelikte öngörülen üyelerden oluşmadığından kuruluşunun yasaya uygun olmadığı,
bu nedenle yaptığı makiye ayırma işlemine değer verilemeyeceği, bir an için makiye ayrıldığı kabul edilse dahi, makiye ayrılan yerlerde özel yasaları gereği oluşturulmuş tapu kayıtları dışındaki kayıtlar ile zilyetliğe değer verilemeyeceği gözetilerek davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığına, taşınmazların orman niteliğiyle tescili istemiyle Orman Yönetimi ya da Hazine tarafından bir dava açılmadığına göre,
davacı gerçek kişinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA ve yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 550.00.-YTL. vekalet ücretinin DAVACIMEHMET ADALETLİ'den alınarak davalı HAZİNE’ye verilmesine, aşağıda yazılı onama harcının temyiz eden DAVACI ...’ye yükletilmesine 25/11/2008 günü oybirliği ile karar verildi.