KÜNYE
(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2009/11685 E., 2009/13672 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Eylül 2009
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
283 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
...
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı ...,12.03.2007 günlü dilekçesinde 106 ada 68 sayılı parsel içinde kalan yaklaşık 20.000 m2 yüzölçümündeki taşınmazın mirasen kaldığı iddiası ile tapusunun iptalini, adına tescilini istemiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne, 106 ada 68 sayılı parselin 19295 m2 bölümünün tapusunun iptaline, davacı adına tesciline karar verilmiş, hüküm davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Taşınmazın bulunduğu yerde 1990 yılında yapılan orman kadastrosu ile 2002 yılında yapılan arazi kadastrosu vardır. İptali istenen 106 ada 68 sayılı parsel, ... Devlet Ormanı olarak Hazine adına kayıtlıdır.
İncelenen dosya kapsamına, toplanan delillere göre mahkemenin değerlendirmesi yerinde değildir. Şöyle ki; davacı, zilyetlik iddiası ile kesinleşen orman parseli içinde kalan taşınmaz için dava açmış olup, alınan bilirkişi raporuna göre (A) ile işaretli bölümün dört tarafının Devlet ormanı ile çevrili olduğu, taşınmazın kesinleşen orman sınırı içinde kaldığı gibi orman bütünlüğünü bozduğu da anlaşılmaktadır.
6831 Sayılı Yasanın 11/1. maddesine göre, kesinleşen orman kadastrosuna karşı tapu sahipleri on yıllık hak düşürücü süre içinde dava açabilirler.
Somut olayda; davacı zilyetliğe dayalı olarak kesinleşen orman parseline karşı dava açmış olduğuna göre davanın hak düşürücü süre içinde açılmadığı gibi, dava edilen bölümün dört tarafının orman parseli ile çevrili ve orman bütünlüğünü bozduğu, 6831 Sayılı Yasanın 17/1- 2. maddesi uyarınca orman sayılan yer olduğu da gözönünde bulundurularak davanın reddine karar verilmesi gerekirken, aksine düşüncelerle yazılı olduğu gibi hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2009/11685, K. 2009/13672, 30 Eylül 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama