İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /20. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 20. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2009/16012 K.2009/19427

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı - davalı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya…

Esas2009/16012Karar2009/19427Tarih24 Aralık 2009Okuma6 dk · 1.136 kelime

KÜNYE

(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2009/16012 E., 2009/19427 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
24 Aralık 2009
Mahkemesi
Kadastro Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.136 kelime·6 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı - davalı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

KARAR

Davacı ve davalı Hazinenin temyizi üzerine verilen ve hükmüne uyulan Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 07.11.2006 gün ve 2006/4338-8186 sayılı bozma kararında özetle; "Çekişmeli taşınmaz üzerinde davacının 20 yıldan fazla ... sıfatı ile zilyetliğinin bulunduğu anlaşılmış ise de, 3402 Sayılı Yasanın 14. maddesinde yazılı diğer koşullar yönünden araştırmanın yetersiz olduğuna" değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davacı Hazinenin davasının reddine, davacı gerçek kişinin Kadastro Müdürlüğüne yönelik davasının husumet yönünden reddine, davacı gerçek kişinin Hazineye yönelik davasının kabulüne, çekişmeli taşınmazın davacı adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı - davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.

Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.

Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 1949 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 1977 yılında yapılıp dava tarihinde kesinleşen aplikasyon ve 2. madde uygulaması vardır.

Mahkemece bozma ilamına uyularak taşınmazın davacı adına tesciline karar verilmişse de, davacı gerçek kişi ...

Köyü 101 ada 708 parsel sayılı 5704.44 m2 yüzölçümündeki bağ nitelikli 2/B madde uygulaması ile Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı ve davacı gerçek kişinin kullanımında olduğu şerh edilerek Hazine adına tesbit edilen taşınmazın kendi zilyetliğinde olduğunu ileri sürerek adına tescili talebi ile dava açmış, davacı Hazinenin çekişmeli taşınmaz üzerindeki şerhlerin kaldırılması talebi ile açtığı dava da bu dava ile birleştirildiği,

mahkemece Hazinenin davasının reddine, davacı gerçek kişinin davasının kabulüne ve çekişmeli taşınmazın davacı gerçek kişi adına tapuya tesciline yolunda kurulan hüküm davacı ve davalı konumunda olan Hazinenin temyizi üzerine yukarıda tarih ve sayısı belirtilen karar ile bozulduğu, ancak; kesinleşen orman kadastro haritasının uygulanmasının yeterli olduğuna değinilen ilamın maddi yanılgıya dayalı olduğu anlaşılmaktadır. Kaldı ki. H.G.K.

28.09.2005 gün ve 2005/8-512-535 sayılı kararında belirtildiği gibi, davanın niteliğine göre bu tür bozma kararlarına uyulması kişi yararına usulü kazanılmış hak da oluşturmaz. Daha önce hükme esas alınan uzman orman ziraat ve fenni bilirkişiler tarafından düzenlenen raporda çekişmeli taşınmazın 1949 yılında yapılan orman kadastro çalışmasında 2251 ve 2252 nolu orman tahdit noktalarının kuzeyinde orman sınırları dışında kaldığı,

eğiminin %15-20 ve orman sayılmayan yerlerden olduğu açıklanmış ise de, dosya içindeki 1949 yılına ilişkin orman tahdit haritasında 2250 nolu orman tahdit noktasından düz hatla doğuya doğru gidilerek 2251 nolu orman tahdit noktasına, buradan da kuzey doğuya doğru yine düz hatla 2252 nolu orman tahdit noktasına ulaştığı, yörede 1976 yılında 1744 Sayılı Yasa gereğince düzenlenen aplikasyon haritalarında ise aynı hattın çok farklı çizildiği ve mahkemenin de bu 1976 yılı aplikasyon hattını esas alarak hüküm kurduğu anlaşılmaktadır.

Uzman bilirkişiler 2249, 2250, 2251, 2252 nolu orman tahdit hatlarının değişik tarihlerde yapılan orman kadastro çalışmalarında neden farklı çizildiği hususlarını değinmeden güneydeki 2251, 2252 nolu orman tahdit hattını göstererek kroki düzenlemişler, kadastro paftası ile orman tahdit haritalarının ölçeklerini eşitlemek sureti ile bir uygulama yapmamışlar, yapılan uygulamanın hangi tarihteki çalışmaya ilişkin olduğu da belirlenememiştir.

Bu hali ile yapılan uygulamanın ve düzenlenen raporların yetersiz olduğu anlaşılmaktadır.

3402 Sayılı Yasanın 5304 Sayılı Yasa ile değişik 22/1 maddesinde "evvelce tesbit, tescil veya sınırlandırma suretiyle kadastro veya tapulaması yapılmış yerlerin kadastrosu yapılamaz. Bu gibi yerler ikinci defa kadastroya tabi tutulmuşsa, ikinci kadastro bütün sonuçlarıyla hükümsüz sayılır ve TMK nun 1026.ncı maddesine göre işlem yapılır. Süresinde dava açılmadığı taktirde, ikinci defa yapılan kadastro, Tapu Sicil Müdürlüğünce re’sen iptal edilir." denilmektedir.

Dava konusu taşınmaz 1949 tarihli orman kadastro sınırları içinde kalıyorsa daha sonra yapılan genel kadastro ikinci kadastro sayılacağından bütün sonuçlarıyla hükümsüzdür. Bu konu kamu düzenine ilişkindir. Aynı hattın uygulanmasıyla ilgili olarak mahkemece verilen bir çok karar Dairece incelenmiş ve kesinleşmiştir. (Örneğin.

Dairenin aynı köy ve aynı hatla ilgili 2006/11328 E, 2006/11230 E sayılı karar) 4785 Sayılı Yasanın yürürlüğünden sonra orman kadastrosunun yapılıp kesinleştiği yerlerde bir yerin orman olup olmadığı ve hukuki durumu o yer ile ilgili tüm orman kadastro tutanakları ve haritalarının yasa ve yönetmelikte belirlenen yöntem ile uygulanması sonucu belirlenir.

Bu dava kadastro tespitine itiraza ilişkindir.

Aplikasyon; orman kadastrosu daha önceden yapılmış olan yerlerde, 2. ve 2/B madde uygulaması sırasında bağlantı kurularak gerekli orman sınır noktalarının yerlerinin arazide belirlenip ihya edilmesinden ibaret olup, bu belirleme ve ihya sırasında önceden kesinleşen orman sınır noktalarının aynı yerlerine konulması zorunludur (02.09.1986 tarihinde yürürlüğe giren 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması hakkındaki Yönetmeliğin 44. md.). Aplikasyon işlemi orman kadastrosu değildir. Aplikasyonla kesinleşmiş orman sınırları daraltılamaz. Kesinleşmiş orman sınırları değiştirilerek yapılan aplikasyon ve bu işlem sonucunda düzenlenen tahdit haritasının hukuken geçerliliği söz konusu olamaz.

O halde öncelikle; mahkemece Orman İşletme Müdürlüğünden, orman sınır noktaları okunaklı olarak işlenmiş ve aslına göre renklendirilmiş 1949, 1977, 1984 ve 1995 yıllarına ilişkin onaylı orman tahdit harita örnekleri, orman tahdit noktalarına ilişkin çalışma tutanakları, işe başlama, ilan tutanakları getirtilmeli, 1984 yılında yapılan çalışmada orman sınırları dışında kalan yerlerin orman kadastrosunu yapmak üzere orman kadastro komisyonuna yetki verildiği gözönüne alınarak 1984 yılında yapılan orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde uygulamasının kesinleşip kesinleşmediği belirlenmeli,

mahkemece önceki bilirkişiler dışında serbest orman mühendisleri arasından seçilecek 2 uzman orman mühendisi ve bir harita mühendisinden oluşturulacak bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden yapılacak keşifte.

6831 Sayılı Yasaya göre orman kadastrosu ve 2/B madde uygulama yönetmeliğinin 54. maddesi uyarınca hazırlanan Orman Kadastro Teknik İzahnamesinin 49. maddesinde yazılı "orman sınır noktası ve hatların arza uygulanmasında tutanaklardan, orman kadastro haritalarından, ... fotoğraflarından, varsa ölçü karnelerinden nirengi, poligon, röper noktalarından yararlanılır" hükmü gereğince 1949 yılında 3116 Sayılı Yasaya göre yapılıp kesinleşen ilk orman tahdit haritası, tutanakları ve kadastro paftası sağlıklı biçimde zemine uygulanıp,

zeminde bulunacak ilk tesis edilen orman sınır noktasından hareketle tutanaklarda yazılı açı ve mesafeler okunarak ve ölçülerek en az ada bazında çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerdeki orman sınır noktaları birer birer zeminde bulunmalı ve yeri işaretlenmeli, orman sınır noktalarının bazılarının zeminde bulunmaması halinde nedenleri üzerinde durulmalı, yerlerinden sökülerek yok edilip edilmedikleri ve yer değiştirip değiştirmedikleri saptanmalı, zeminde bulunamayan noktaların yerleri, tereddütsüz olarak zeminde yeri saptanabilen en yakın sabit orman sınır noktalarından hareketle, yine orman tahdit tutanaklarındaki açı ve mesafeler okunup,

1949 orman kadastrosunda uygulanan yöntem ve araçlar ile ölçülerek orman sınır noktaları birer birer bulunup zeminde işaretlenmeli, 1949 tahdit haritası zemine uygulandıktan sonra 1977, 1984 ve 1995 yıllarında yapılan orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde uygulaması ile oluşturulan ve aynı orman sınır noktalarından oluşan orman sınır hattına göre çekişmeli taşınmazın konumunu ada bazında gösteren, orman sınır hatları ile irtibatlı kroki düzenlettirilmeli, 1984 yılında yapılan orman kadastro çalışmasının ilan edilmediği ve kesinleşmemiş olması halinde,

1949 yılından sonra yapılan çalışmaların sadece aplikasyon uygulaması olduğu ve yapılan aplikasyon uygulaması ile kesinleşmiş orman tahdit hattının değiştirilemeyeceği ve bu çalışma ile düzenlenen aplikasyon haritasının hukuki geçerliliğinin olmadığı gözönüne alınmalı; bilirkişilere tahdit hattı ile irtibatlı müşterek kroki düzenlettirilmeli, bilimsel verileri bulunan rapor alınmalı ve oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir.

Açıklanan hususlar gözetilmeksizin yetersiz araştırma ve incelemeye dayanılarak yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı - davalı Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 24/12/2009 günü oybirliği ile karar verildi.

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2009/16012, K. 2009/19427, 24 Aralık 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
20. Hukuk Dairesi
Esas No
2009/16012
Karar No
2009/19427
Tarih
24 Aralık 2009

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2009/16012 K.2009/24438
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2009/16013 K.2009/18693
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2009/16013 K.2009/24171
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2009/16014 K.2009/18699
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2009/16014 K.2009/24172
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2009/16015 K.2009/18695

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.