İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /20. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 20. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2009/18365 K.2010/400

Taraflar arasındaki el atmanın önlenmesi, kal ve tescil davalarının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ... Belediyesi, Hazine, Orman Yönetimi ve katılanlar ... ve ... ... ile ... tarafından istenilmekle, süresinde olduğu…

Esas2009/18365Karar2010/400Tarih21 Ocak 2010Okuma6 dk · 1.168 kelime

KÜNYE

(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2009/18365 E., 2010/400 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
21 Ocak 2010
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacıve karşı davalı
HAZİNE
Davalı ve karşı davacı
...
Davalılar
ORMAN YÖNETİMİ-...BLD.BŞK.
Katılan davacılar
... ... VE ARK.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.168 kelime·6 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki el atmanın önlenmesi, kal ve tescil davalarının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ... Belediyesi, Hazine, Orman Yönetimi ve katılanlar ... ve ... ... ile ... tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

KARAR

Davacı Hazine, 16.10.2000 tarihli dilekçesiyle ...Köyü ... mevkiinde bulunan devletin hüküm ve tasarrufu altındaki taşınmaza daval ... tarafından, su kanalı ve dinamo yapılmak ve beton dökülmek suretiyle el atıldığını, davalını el atmasının önlenmesini ve taşınmaza yapmış olduğu tesisin kal ini istemiştir.

Davacı ..., 16.03.2001 tarihli dava dilekçesinde sınırlarını bildirdiği ...Beldesi ... mevkiinde bulunan 30474 m2 yüzölçümündeki taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını, dedesi ... ... olarak bilinen ... tarafından ekilip biçilirken babası ... ...’ye, ondan da kendisine intikal ettiği, kazandırıcı zamanaşımı zilyedliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının yararına oluştuğunu iddia ederek Medeni Yasanın 713. maddesi hükmüne göre adına tescilini istemiştir.

Davalar birleştirildikten sonra, ... 02.04.2007, ... 28.05.2007, ... ve ... ... ise 11.04.2007 tarihli dilekçeleriyle, taşınmazın ortak muris ... ... diye bilinen ...’den tüm mirasçılarına intikal ettiğini, taşınmazın tüm mirasçılara adına tescili istemiyle davaya katılmıştır. Orman Yönetimi davalı sıfatyıla verdiği dilekçeden taşınmazın orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tescilini istemiştir.

Mahkemece, Hazinenin davasının REDDİNE, katılan gerçek kişilerin tescil istemlerinin REDDİNE, ...’nün tescil davasının KABULÜNE, fen bilirkişi krokisinde (A), (B) ve (C) ile gösterilen taşınmazların ... oğlu ... adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı ... Belediyesi, Hazine, Orman Yönetimi ve katılanlar ... ve ... ... ile ... tarafından temyiz edilmiştir.

Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, el atmanın önlenmesi ve kal, karşı dava olarakda Medeni Yasanın 713. maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmazların tesciline ilişkindir. Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde dava tarihinden önce 1967 yılında seri usulde yapılıp kesinleşen orman kadastrosu vardır. Taşınmazların bulunduğu ...Birliğinde enel kadastro 1955 yılında yapılıp, 10.05.1956 ila 11.06.1956 tarihlerinde ilan edilmiş, çekişmeli taşınmazlar bu işlemde fundalık olarak tapulama dışı bırakılmıştır. Tapulamanın kesinleşme tarihi ile davanın açıldığı tarih arasında 20 yıllık süre geçmiştir. -2- 2009/18365-2010/400

Mahkemece yapılan inceleme sonucunda çekişmeli taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olmadığı, Medeni Yasanın 713 ve 3402 Sayılı Yasanın 14 ve 17. maddelerinde yazılı imar - ihya ve kazandırıcı zamanaşımı yolu ile taşınmaz edinme koşullarının davacı ... yararına oluştuğu kabul edilerek davanın kabulü yolunda hüküm kurulmuş,

Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde üç kez keşif yapıldığı ilk keşifte dinlenen uzman bilirkişi taşınmazın üzerinde 5-15 yaşlarında zeytin ağaçları bulunduğunu, yine ikinci keşite uzman bilirkişi ve ziraat uzmanı bilirkişi taşınmazın üzerinde 15 aşlarında zeytin ağaçları bulunduğu,

üçüncü keşifte dinlenen orman bilirkişi taşınmazın üzerinde 20 yaşına geçmeyen aşılı zeytin ağaçlarının bulunduğunu bildirmişler, son keşifteki ziraat uzmanı bilirkişi çoğunluğu 20 yaşın üzeindeki zeytin ağaçlarından bahsederek ilk ikiş keşiteki teknik bilirkişi raporları ve son keşifteki orman bilirkişi raporları ile çelişecek biçimde görüş bildirmiş, mahkemece bu çelişkiler üzerinde durulmamış, taşınmazın zeytin ağaçları dışında başkaca her hangi bir tarım şekliyle zilyet edilmediği yerel bilirkişiler ve tanıklar tarafından bildirildiği ve taşınmazın üzerindeki zeytin ağaçlarının yaşları 20 yi geçmediği halde,

imar ihyadan sonra ne şekilde 20 yıllık zilyetlik süresinin dolduğu üzerinde durulmamış, soyut yerel bilirkişi ve tanık sözleri ile yetinilmişse de;

Diğer taraftan; yörede 1955 yılında yapılan genel arazi kadastrosu sonucunda düzenlenen ve bir örneği dava dosyasına getirtilen orijinalinden fotokopisi çıkarılmış kadastro pafta örneğinden, çekişmeli taşınmazın bulunduğu alanın, bu yerde 1955 yılında yapılan genel arazi kadastrosu sırasında Devlet Ormanı ve fundalık niteliğiyle tespit harici bırakıldığı anlaşılmaktadır.

H.G.K.’nun 21.01.2004 gün 2004/8-15-7 ve 12/05/2004 gün 2004/8-242-292 sayılı kararlarında da belirtildiği gibi, çekişmeli taşınmazın bulunduğu bölgede arazi kadastrosu 1955 yılında 5602 Sayılı Kadastro Yasası yürürlüğü sırasında yapıldığı ve davaya konu taşınmazın tesbit dışı bırakıldığı tartışmasızdır. Burada halledilmesi gereken sorun, kadastro çalışmaları sırasında taşınmazın hangi nitelikte tesbit dışı bırakıldığı konusudur.

3402 Sayılı Kadastro Yasasının uygulanmaya başladığı 10/10/1987 tarihten önce 2613, 5602 ve 766 sayılı Yasaların hükümlerine göre, kadastrosu yapılacağı ilan edilen ve önceden sınırları belirlenen çalışma alanları içerisindeki ormanlar tesbit dışı bırakılmışlardır.

Bir diğer anlatımla; arazi kadastrosu ekipleri ormanların kadastrosunu yapmamış, ancak bölgede daha önce orman kadastrosu yapılıp kesinleşen ve tapuya tescil edilen ormanlara ait kayıtlar, o birliğin çalışma alanının tapu kütüğüne aktarılmıştır (766 Sayılı Yasanın madde 46/3).

Bölgede orman kadastrosu yapılmamışsa, arazi kadastrosunun yapılacağı bölgedeki, ormanların sınırlandırılması Orman İdaresinden istenmiş, İdarenin orman sınırlarını belirlemesinden sonra arazi kadastro ekipleri bu sınırlamayı esas almak suretiyle, belirlenen orman sınırına girmeden arazi kadastro çalışmalarını yürütmüşlerdir.

Bu uygulama, 3402 Sayılı Kadastro Yasasının yürürlüğe girdiği 10/10/1987 tarihine kadar sürdürülmüş, 3402 Sayılı Yasanın yürürlüğünden sonra ise anılan Yasanın 4. maddesi gereğince işlem yapılmıştır. Her olaya olayın meydana geldiği tarihte yürürlükte bulunan yasa hükümlerinin uygulanması gerekir. Bu nedenle; somut olayın 5602 Sayılı Yasa hükümleri gereğince irdelemesi yapılıp uyuşmazlığın buna göre çözümlenmesi zorunludur.

1955 yılında yapılan genel arazi kadastrosu sırasında davaya konu taşınmazla birlikte bu taşınmazların bitişiğinde bulunan arazi bölümlerinin tesbit dışı bırakıldığı, çekişmeli taşınmazların bitişiğindeki ya da yakınındaki arazi bölümünün ise tarım arazisi niteliğiyle hak sahipleri adına tesbit ve tescil edildikleri anlaşılmaktadır.

1967 yılında seri usulle yapılan orman kadastrosu sırasında davaya konu taşınmazın da içerisinde yer aldığı arazinin orman tahdit hattı dışında kaldığı, yapılan uygulama ile belirlenmiştir.

Arazinin konumu ve davalı taşınmaz ile orman arasında ayırıcı bir unsurun olmayışı ve arazi kadastrosunun yapıldığı yıllardaki kadastro ekiplerinin ormanlarla ilgili yukarıda anlatılan çalışma yöntemleri göz önünde bulundurulduğunda, davaya konu taşınmazların yer aldığı arazi bölümünün de orman olarak tesbit dışı bırakıldığının kabulü zorunlu bulunmaktadır.

Her ne kadar bilirkişi ve tanıklar taşınmazın öncesinin orman olmadığını, üzerinde imar- ihyayı gerektirecek nitelikte maki veya

-3- 2009/18365-2010/400

benzeri bitki örtüsünün bulunmadığını, taşınmazların davacı tarafından 30 - 40 yıldır kullanıldığını ifade etmişlerse de, kadastro işlemi olan tesbit dışı bırakma işlemine, araziye ve eylemli duruma uygun düşmeyen bilirkişi ve tanık sözlerine değer verilemez. Mevcut deliller karşısında taşınmazın öncesinin orman olmadığı, bunu iddia eden tarafça maddi ve kesin delillerle kanıtlanması gerekir.

Davacı taraf, taşınmazın öncesinin orman olmadığını kesin delillerle kanıtlayamamıştır. 6831 Sayılı Orman Yasasının 1. maddesi gereğince, "Tabii olarak yetişen veya emekle yetiştirilen ağaç ve ağaççık toplulukları yerleriyle birlikte orman sayılır." zaman içinde taşınmaz üzerindeki orman örtüsünün kaldırılmış olması o yerin orman niteliğini kaybettiği anlamına gelmez. Toprağı ile birlikte orman olan taşınmazın zilyetlikle iktisabı da mümkün değildir.

Yine, H.G.K.’nun 24/10/2001 gün ve 2001/8-964-751 sayılı ve 13/02/2002 gün ve 2002/8 - 183- 187 sayılı kararları ile kadastro (tapulama) komisyonlarınca orman sayılarak tesbit harici bırakılan yerlerde, yukarıda yazılı gerekçelerle orman kadastrosunun kesinleştiği güne kadar orman sayılacağından, sürdürülen zilyetliğe değer verilemeyeceği kabul edilmiştir.

Bu nedenlerle; davaya konu taşınmazın öncesi orman olup bu niteliğini koruduğu sıradaki zilyetliğe değer verilemez. Zilyetlikle mülk edinme koşulları oluşmadığı gibi, dava konusu taşınmaz 6831 Sayılı Yasanın 05/11/2003 gün ve 4999 Sayılı Yasa ile değişik 7. maddesi gereğince "herhangi bir nedenle orman sınırı dışında bırakılan orman" olması nedeniyle yeniden orman sınırları içine de alınabilir.

Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı gerçek kişinin davasının reddine ve davalı ... Yönetiminin orman niteliğiyle tapuya tescil isteminin kabulüne, yine Hazinenin davasının kabulüne karar verilmesi gerekirken, aksi düşünce ve gerekçelerle ... Tütüncün davasının kabul yolunda hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

1- Yukarıda açıklanan nedenlerle; miras payı ve zilyetlikle kazanım iddiasıyla temyiz eden katılan gerçek kişilerin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının REDDİNE, 2- Yukarıda açıklanan aynı nedenlerle; Orman Yönetimi, Hazine ve ...Belediyesinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 21.01.2010 günü oybirliği ile karar verildi.

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2009/18365, K. 2010/400, 21 Ocak 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
20. Hukuk Dairesi
Esas No
2009/18365
Karar No
2010/400
Tarih
21 Ocak 2010

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2009/18368 K.2010/711
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2009/18368 K.2010/840
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2009/18369 K.2010/845
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2009/18374 K.2010/779
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2009/18377 K.2010/839
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2009/18379 K.2010/854

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.