İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /20. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 20. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2009/18738 K.2010/1295

Taraflar arasındaki tapu iptali tescil davasının yapılan duruşması sonunda, davanın kabulü yolunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar Belediye Başkanlığı vekili, Hazine vekili, müdahil ... tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan…

Esas2009/18738Karar2010/1295Tarih8 Şubat 2010Okuma8 dk · 1.515 kelime

KÜNYE

(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2009/18738 E., 2010/1295 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
8 Şubat 2010
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.515 kelime·8 dk okuma

Taraflar arasındaki tapu iptali tescil davasının yapılan duruşması sonunda, davanın kabulü yolunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar Belediye Başkanlığı vekili, Hazine vekili, müdahil ... tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR

Hükmüne uyulan Yargıtay 20 Hukuk Dairesinin 26.06.2008 gün ve 5352-9209 sayılı bozma kararında özetle (Davacı ... Yönetimi, ... Köyü 1556 parsel sayılı 6431 m2 yüzölçümündeki davalılar Hazine ve Belediye Başkanlığı adlarına müşterek mülk olarak tapuda kayıtlı olan taşınmazın yörede 1982 yılında yapılan orman kadastro çalışmalarında orman sınırları içinde kaldığı iddiası ile tapu kaydının iptali ve orman niteliği ile Hazine adına tapuya tescilini istemiştir.

Mahkemece, aynı parselin kadastro tespitine gerçek kişiler tarafından tesbit maliklerine karşı Tarsus Kadastro Mahkemesinde dava açtıkları, bu dava devamı sırasında yörede yapılan ve 09.03.1982 tarihinde ilan edilen orman kadastrosunda çekişmeli taşınmazın orman sınırları içine alındığı, bu dava da uzman bilirkişilerce amenajman planının uygulanması sonucunda çekişmeli taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğu belirlenerek 07.04.1983 gün ve 1983/2-78 sayılı kararla parselin kişiler adına tescile karar verildiği,

bu kararda Orman Yönetimi taraf olmadığından kesin hüküm olmasa bile çekişmeli taşınmazın niteliğinin saptanması konusunda güçlü delil niteliğinde olduğu gerekçeleri ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı ... Yönetimi tarafından temyiz edilmektedir.

Toplanan deliller, uzman bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamından yörede 1956 yılında yapılan kadastro çalışmasında çekişmeli 1556 parsel sayılı 9560 m2 yüzölçümlü taşınmaz sınırları, tarikiam, orman ..., meclis katibi ... ... ve yüzölçümü de 7 dönüm olan tapu kaydı revizyon gösterilerek ... adına tesbit edildiği, ... ve arkadaşları tarafından zilyetliğe ve vergi kayıtlarına dayanak kadastro tespitine itiraz davası açtıkları, bu davada Hazine ve Orman Yönetiminin taraf olmadığı,

mahkemece yapılan keşifte taşınmaz üzerinde orman ağaçları bulunduğu görülünce, Orman Bakanlığından çekişmeli taşınmazın orman olup olmadığı konusunda mütalaa istendiği ve Orman Bakanlığının Aralık 1975 tarih 2288 sayılı cevabi yazısı ile "çekişmeli taşınmazın devlet ormanından açma olduğu, üzerinde 10-200 yaşında 0.2-0.4 kapalılıkta kızılçam ve pırnal meşesi ağaçlarının mevcut olduğu ve orman sayılan yerlerden olduğunun" bildirildiği,

mahkemece uzman orman bilirkişi marifeti ile keşif yapıldığı ve uzman orman bilirkişisi tarafından taşınmazın üzerinde kısmen orman ağaçları varsa da 6831 Sayılı Yasanın 1. maddesinin (G) ve (F) bentlerine göre orman sayılmayan yerlerden olduğunun bildirilmesi üzerine mahkemenin 1958/1487-1979/26 sayılı karar ile "davacı gerçek kişilerin çekişmeli taşınmaz üzerinde zilyetliklerinin bulunmadığı ve

2009/18738 - 2010/1295

dayandıkları vergi kayıtlarının çekişmeli taşınmazı kapsamadığı gerekçeleri ile davanın reddine tesbit gibi tescile, müdahil gerçek kişinin talebi yönünden ise, kadastro tespit tutanaklarının düzenlenmesinden sonraki satış senedine dayandığından mahkemenin görevsizliğine" dair verilen kararın Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 04.12.1979 gün ve 1979/8596-11939 sayılı ilamı ile "davacı gerçek kişilerin temyiz itirazlarının reddine, ancak tapulama hakiminin gerçek hak sahibini belirlemekle yükümlü olduğu, taşınmazın sınırında orman niteliğinde taşınmaz bulunduğu,

revizyon tapu kaydının sınırı da orman okuması nedeniyle tapu miktar fazlasının ormandan kazanıldığının gözetilmesi, tapu miktarı kadar olan bölümünde tapu malikinin mirasçıları adlarına tesciline karar verilmesi" gereğine değinilerek hükmün bozulduğu, bozma ilamına uyularak mahkemece kurulan 1981/15-249 sayılı hükmün Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 1981/14055 -1983-2334 sayılı ilamı ile "müdahil gerçek kişi ile ilgili olarak mahkemece verilen görevsizlik kararının onanmasına,

ancak parselin revizyon tapu maliki kişinin mirasçıları adına değil, tesbit maliki olan gerçek kişinin mirasçıları adlarına tescili" gereğine işaret edilerek hükmün yine bozulduğu ve mahkemenin 07.04.1983 gün 1983/2-78 sayılı ilamı ile "çekişmeli taşınmazın (A) harfli 3129 m2'lik bölümün orman sayılan yerlerden olması nedeni ile tesbit dışı bırakılmasına, (B) harfli 6431 m2'lik bölümün ise, Hazinenin de tesbit malikinin yasal mirascısı olması nedeni ile paylı olarak Hazine ile ...

Anadolu ve arkadaşları adlarına müşterek mülkiyet olarak tapuya tescillerine" karar verildiği, daha sonra 1987 yılında kamp sahası olarak davalı ... tarafından çekişmeli taşınmazın bulunduğu alanın kamulaştırılması nedeniyle ve Tarsus Asliye Hukuk Mahkemesinin 10.07.1996 gün ve 1996/43-450 sayılı karar ile gerçek kişilerin paylarının davalı ... adına tapuda tescil edildiği anlaşılmaktadır.

Somut olayda, çekişmeli parselin kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kaldığı ve 6831 Sayılı Yasanın 11/1. maddesinde belirtilen hak düşürücü sürenin çoktan geçtiği anlaşılmaktadır.

Burada çözümlenmesi gereken sorun, Hazine ve Orman Yönetiminin taraf olmadığı, gerçek kişiler arasında görülen dava sonucu oluşan kesin hükmün, kesinleşen ve 6831 Sayılı Yasanın 11. maddesinde öngörülen hakdüşürücü süre de geçerek kesinleşen orman kadastrosu karşısındaki durumunun ne olacağıdır. Başka bir anlatımla Hazine ve Orman Yönetiminin taraf olmadığı dava sonucu oluşan kesin hükmün hakdüşürücü süreden önce gelip gelmeyeceğidir.

Hukuk Genel Kurulunun 20.03.1996 gün ve 1995/20-1086 E. 1996/174 K. sayılı ilamında; kabul edilen ilkeye göre; bir davada hak düşürücü süre söz konusu ise; dava dinlenemeyeceği ve işin esası incelenemeyeceği gibi, kesin hükmün varlığı, orman kadastrosunun kendiliğinden geçersiz olması sonucunu doğurmayacağından kesin hüküm, yararına olan taraf yönünden, kesinleşen orman kadastrosu nedeniyle bir sonuç doğurmaz.

Olayda gerçek kişiler arasında açılan kadastro tespitine itiraz davası devam ederken yörede 09.03.1982 tarihinde orman kadastro çalışması yapılarak ilan edilmiş ve çekişmeli taşınmaz orman sınırları içine alınmıştır. O davanın taraflarından biri orman kadastrosuna itiraz etmediğinden çekişmeli taşınmazı içine alan orman kadastrosu kesinleşmiş ve orman kadastrosunun iptali konusunda açılacak bir davada hakdüşürücü süre çoktan geçmiştir.

Kişiler arasında görülen dava orman kadastrosunun kesinleşmesini önlemez.

O halde, Orman Yönetiminin taraf olmadığı Kadastro Mahkemesinin 07.04.1983 tarih 1983/2-78 sayılı ilamının Orman Yönetimi yönünden kesin hüküm oluşturmadığı, bu dava dosyasında yapılan orman incelemesinin kesinleşen orman sınırı içinde kalan parselin tapu kaydının iptali konusunda açılan bu dava için güçlü delil oluşturmayacağı, kesin hüküm ya da güçlü delilin varlığı halinde bunların hakdüşürücü süre içinde açılacak orman kadastrosuna itiraz davasında ileri sürülebileceği, kesin hüküm ya da güçlü delilin varlığının başlı başına, orman kadastrosunun iptali ya daa geçersizliği sonucunu doğurmayacağı,

aslı orman olan yer hakkında oluşturulan tapu kaydının sahibine mülkiyet hakkı kazandırmayacağı (H.G.K.

19.02.2003 gün 2003/20-102-90 S.K.) ve kesinleşen orman sınırı içinde kalan ve hukuken orman olan bir yerin kamulaştırılmasının da mümkün olmadığı ve çekişmeli taşınmazın uzman orman bilirkişi tarafından kesinleşmiş orman tahdit haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan uygulama ve araştırmada, orman tahdidi içinde kaldığı, kesinleşen tahdit içinde kalan yerlere

2009/18738 - 2010/1295

ilişkin tapu kayıtlarının hukuki değerlerini yitirdikleri, çekişmeli taşınmaz üzerinde 10-200 yaşında 0.4-0.2 kapalılıkta kızılçam ve pırnal meşesi ağaçlarının bulunduğundan, eylemli biçimde orman olduğu anlaşıldığına göre, mahkemece davanın kabulüne, dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesi gerekirken aksine düşünceler ile davanın reddi yolunda kurulan hüküm usul ve yasaya aykırı olduğu) gereğine değinilmiştir.

Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın kabulüne ve dava konusu ... Köyü, çayırekinliği mevkiinde bulunan 1556 parselin tapu kaydının iptali ile orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalılar Belediye Başkanlığı vekili, Hazine Vekili ile Müdahil ... tarafından temyiz edilmiştir.

Dava, kesinleşen orman kadastro sınırları içinde kalan taşınmazın tapu kaydının iptali ve tesciline ilişkindir.

Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit ve dava tarihinden önce 09.03.1982 tarihinde ilan edilerek kesinleşen orman kadastro çalışması bulunmaktadır.

1- Davalı Hazine Vekilinin temyizi yönünden; Davalı Hazine Vekili 18.06.2009 tarihli temyiz dilekçesindeki nedenlerle kararı süresinde olarak temyiz etmiş, ancak temyiz dilekçesine (Bakanlıktan vazgeçme istemlidir.) şerhi düşmüş, bilahare mahkemeye sunduğu 28.07.2009 tarihli dilekçesinde de Başhuhkuk Müşavirliği ve Muhakemat Genel Müdürlüğünün 07.07.2009 gün ve 04/37 sayılı yazılarına istinaden temyiz taleplerinden vazgeçtiklerini bildirmişlerdir. Budurumda HYUY nin 427 ve müteakip maddeleri uyarınca Hazine Vekilinin temyiz dilekçesinin vazgeçme nedeniyle REDDİNE,

2- Davalı ... vekili ile Müdahil ...'ın temyiz istemlerine gelince;

Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1982 yılında 6831 sayılı Yasanın 1744 sayılı Yasa hükümlerine göre yapılan ve kesinleşen orman kadastrosunda ve 2. madde uygulamasında dava konusu taşınmaz orman sınırları içinde bırakılmış, tahditen önce 1956 yılında yapılan arazi kadastrosunda ise kişiler adlarına özel mülk olarak tesbit edilmiş itirazlar sonucunda hükmen kısmen orman olarak kısmende kişiler adına tescil edilmiştir. Hükmüne uyulan Dairenin 26.06.2008 gün ve 5352-9209 sayılı bozma kararında da belirtildiği üzere, orman yönetiminin taraf olmadığı davnın yönetim yönünden kesin hüküm teşkiletmiyeceği ve yönetimi de bağlamıyacağı kabul edlmiştir.

6831 Sayılı Orman Yasasının 7. maddesi “Devlet ormanları ile evvelce sınırlaması yapılmış olup da herhangi bir nedenle orman sınırları dışında kalmış ormanların, orman kadastrosu ve bu ormanların içinde ve bitişiğinde bulunan her çeşit taşınmaz malların ormanlarla müşterek sınırının tayini ve tesbiti orman kadastro komisyonları tarafından yapılır.” hükmü gereğince yapılıp kesinleşen orman kadastrosu 2. ve 2/B madde uygulamasına ait harita ve tutanaklar ile arazi kadastrosu paftasının uzman orman ve ... bilirkişisi tarafından uygulanması sonucu, dava konusu taşınmazın 1982 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kaldığı,

31.12.1981 tarihinden önce bilim ve ... bakımından orman niteliğini yitirmemesi nedeniyle Hazine adına orman sınırları dışına çıkartılmadığı bu işlemin de kesinleştiği, 6831 Sayılı Yasanın 11/1. maddesinde öngörülen orman kadastrosunun iptali için öngörülen hak düşürücü sürelerin geçtiği, davalı tarafça orman kadastrosununiptaline işkin de bir davanın açılmadığı, davacı; genel arazi kadastrosundan önceki hukuki sebeplere değil, kadastrodan sonraki hukuki nedene dayanarak iptal ve tescil istediğinden, somut olayda 3402 Sayılı Yasanın 12/3. maddesi hükümlerinin uygulanma olanağının bulunmadığı,

orman kadastrosunun kesinleşmesiyle taşınmaz kamu malı niteliğini kazandığı ve mülkiyet hakkının Hazineye geçtiği, bu nedenle mahkeme kararının yenilik doğuran (inşai) mülkiyet hakkını sona erdiren bir hüküm olmayıp, mevcut durumu saptayıp hukuksallaştıran, açıklayıcı (ihzari) bir hüküm olduğu, bu tür kayıtlarda T.M.Y.'nın 1023. (E.M.Y.

931 - İsviçre M.Y.974) maddesindeki "iyi niyetle edinme" kuralının da uygulanamayacağı belirlenerek kaydın iptaline karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığına, incelenen dosya kapsamına, kararın

2009/18738 - 2010/1295 dayandığı gerekçeye ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, davalı ... vekili ile müdahil ... ile Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda ... onama harcının Belediye Başkanlığı ve gerçek kişiye ayrı ayrı yükletilmesine, Hazineden harç alınmasına yer olmadığına 08/02/2010 günü oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2009/18738, K. 2010/1295, 8 Şubat 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
20. Hukuk Dairesi
Esas No
2009/18738
Karar No
2010/1295
Tarih
8 Şubat 2010

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2009/18739 K.2010/1167
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2009/18740 K.2010/1175
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2009/18741 K.2010/1593
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2009/18742 K.2010/1594
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2009/18742 K.2010/405
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2009/18743 K.2010/1775

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.