İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /20. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 20. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2009/2162 K.2009/7235

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği…

Esas2009/2162Karar2009/7235Tarih30 Nisan 2009Okuma6 dk · 1.273 kelime

KÜNYE

(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2009/2162 E., 2009/7235 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
30 Nisan 2009
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.273 kelime·6 dk okuma

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR

Davacı ... 21.06.2001 tarihli dilekçesiyle, ... Köyü 1329 ve 1425 sayılı parsellerin genel kadastroda başkaları adına tesbit edildiğini, Hazinenin itirazının kabul edilerek hükmen ... adına tescil edildiğini, oysa bu taşınmazların kendisine ait olduğunu ve yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğunu, ... adına olan tapu kayının iptali ile adına tapuya tescilini istemiştir. Mahkemece davanın REDDİNE karar verilmiş, hüküm davacı gerçek kişi tarafından temyiz edilmiştir.

Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedenine, tapu kaydının iptal ve tesciline ilişkindir.

Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 1942 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra ilk tahditin aplikasyonu ve sınırlandırması Yargıtay 2. Hukuk Dairesi Başkanın hakem sıfatıyla verdiği karar ile iptal edilen ormanların kadastrosu 1976 yılında yapılıp ekip çalışmaları 15.09.1976 tarihinde, itirazları inceleyen 7 numaralı Orman Kadastro Komisyonu işlemleri ise 09.12.1976 tarihinde ilan edilmiştir. 36 numaralı orman kadastro komisyonunca 1988 yılında aplikasyon, sınırlandırması yapılmamış ormanların kadastrosu ve 3302 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması yapılıp 15.06.1989 tarihinde ilan edilmiştir.

... Köyünde genel kadastro 1955 yılında yapılıp, 28.12.1955 ila 28.01.1956 tarihlerinde, kadastrosu yapılmamış yerlerin ek kadastrosunun ise 1989 yılında yapılıp 22.05.1991 ila 21.6.1991 tarihleri arasında ilan edilmiş, çekişmeli taşınmazlar 1955 yılında yapılan kadastroda tapulama dışı bırakılmış, ek kadastroda ... Köyü 1329 ve 1425 parsel sayılı sırasıyla 1075 m2 ve 392 m2 yüzölçümündeki ev ve arsası nitelikli taşınmazlar kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ...

Yarıkan adına tesbit edilmiş, ... Yönetiminin davasının feragat nedeniyle, ...

Yörük ve arkadaşlarının tapuya dayalı davaların ispatlanamadığından reddine, çekişmeli taşınmazların 1942 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde bırakıldığı, 1976 yılında yapılan 6831 Sayılı Yasanın 2. madde uygulamasında ... adına orman sınırları dışına çıkarıldığı, çıkarma tarihi ile tesbit tarihi arasında 20 yıllık kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği süresinin dolmadığının belirlendiği gerekçesiyle katılan Hazinenin davasının kabulüne ve parsellerin tapu kayıtlarının iptali ile ... adına tesciline ilişkin 1329 sayılı parseli için ...

Kadastro Mahkemesinin 24.01.1995 gün ve 1995/2841-1 sayılı 1425 sayılı parsel içinde Kadastro Mahkemesinin 16.12.1993 gün ve 1991/2036-1676 sayılı kararlarının Yargıtay denetiminden de geçerek kesinleşmesiyle ... adına tapuya kayıt edilmiştir.

Kesinleşmiş orman kadastrosu, makiye ayırma, 6831 Sayılı Yasanın 2. maddesi ve 2/B madde uygulamasına ilişkin tutanak ve haritaların uygulanmasına dayalı araştırma, inceleme ve keşif sonucu uzman bilirkişi ve ... elemanı bilirkişi raporlarıyla, çekişmeli parsellerin 1942 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosunda tamamının orman sınırları içinde bırakıldığı, 1329 sayılı parselin Akdeniz makisi olarak ayrıldığı, 1425 sayılı parselin 1952 yılında makiye ayırma işlemine konu edilmediği, her iki parselin de 1942 yılı orman tahditini yok sayarak 1976 yılında yapılan işlemde orman sınırları dışında bırakıldığı,

Ağustos 2007 tarih ve 8 sayılı YARGITAY KARARLAR DERGİSİNDE yayınlanan, Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 20.12.2006 gün ve 2006/14641-17945 sayılı kararında da açıklandığı gibi, 5653 sayılı yasa ile değişik 3116 Sayılı Yasanın 1. maddesi hükmüne göre kurulan makiye ayırma komisyonunun, 6831 Sayılı Yasanın yürürlüğe girmesinden sonra yasal hiçbir dayanağının kalmadığı,

yörede 1953, 1957 ve 1963 yıllarında yörede makiye ayırma çalışması yapan komisyonlar yasa ve yönetmelik hükümlerine uygun kurulmadığı gibi, yasa ve yönetmelik hükümlerine de aykırı çalıştıkları, bu nedenle yaptıkları makiye ayırma işlemlerine değer verilemeyeceği, yasa ve yönetmelik hükümlerine uyulmadan yapılan çalışma sonunda makiye ayrılan yerlerin tevzii işlemlerinin de yapılmadığı,

makiye ayrılan yerlerde özel yasaları gereği oluşturulan tapu kayıtları dışındaki kayıtlar ile zilyetliğe değer verilmeyeceği, 1952 yılında Yasa ve Yönetmelik hükümlerine uygun olarak kurulmayan ve yine Yasa ve Yönetmelik hükümlerine uygun olarak görev yapmayan maki komisyonunca kısmen 1942 yılında kesinleşen orman kadastrosu sınırları dışında, kısmen içinde bulunan ve Akdeniz sahil şeridine kadar dayanan köy toplu ... arazilerini, meraları tepeleri, tarıma uygun olmayan Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerler ile ...

Köyü Yerleşim yerini de içine alan çok geniş bir alanın makilik saha olduğundan söz edilerek makilik olarak belirlendiği, 1976 yılında görevlendirilen Orman Kadastro Komisyonu tarafından, 1952 yılı maki çalışmalarına değer vermeyerek ve 1942 yılında yapılan orman kadastrosunun sadece ... ...

Vakfına ait tapu kayıtları kapsamında kalan taşınmazlar yönünden iptal edildiği, diğer taşınmazlar yönünden, tahditin hukuki geçerliliğini sürdürdüğü göz önünde bulundurmadan, 1942 yılı tahditinin tamamı iptal edilmiş gibi yeniden orman kadastrosu yapılacağı Orman Kadastro Komisyonunun 03.06.1976 tarihli ve 1 nolu tutanağında belirtildikten sonra, kısmen 1942 yılı tahdit hattına uyularak yeniden orman kadastrosu yapıldığı ve 1942 yılı tahdit hattı dışında kalan ancak niteliği eylemli orman olan bir kısım yerlerin, 4785 Sayılı Yasa hükümlerine göre orman olarak sınırlandırıldığı,

daha sonrada 1744 Sayılı Yasa ile değişik 2. madde uygulaması yaparak, bir kısım ormanların 15.10.1961 tarihinden önce nitelik kayıp etmesi nedeniyle orman dışına çıkartılarak, 24.07.1976 tarihli (36) nolu işi bitirme tutanağı düzenlendiği,

23.11.1976 tarihli (37) nolu tutanakla da, yapılan işlemlerin ilan edilmesine karar verildiği ve bu ekip çalışmalarının ilanı üzerine süresinde yapılan itirazların incelendiği ve 09.11.1976 günlü (5) numaralı itirazları inceleme tutanağında “...4 nolu Orman Kadastro Ekibince 1744 Sayılı Yasa gereğince nitelik kaybı nedeniyle (2) numaralı poligon olarak orman rejimi dışına çıkartılan yerlerin 1952 yılında makiye ayrıldığı,

.bu sahanın eskiden beri köy arazisi ve köy yerleşim alanı olarak kullanıldığı cüz i bir kısmının orman sayılmayan makilik alan olduğu görülmekle 2 nolu parselin (2 nolu 2. madde poligonunun) orman sınırları dışında bırakılmasına ve ekip tarafından yapılan işlemlerin bu şekilde düzeltilmesine” karar verildiği, 4785 Sayılı Yasa hükümleri gözönünde bulundurularak dava konusu parsel yönünün 1976 yılında ilk kez yapılan çalışmada orman sınırları dışında bırakıldığı, 1744 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2. madde uygulamasına konu edilmediği,

yapılan işlemlerin ilanından sonra ilan tarihlerinde yürürlükte bulunan 3116 Sayılı Yasa ve 6831 Sayılı Yasanın 1744 Sayılı Yasa ile değişik 11. maddesinde düzenlenen hak düşürücü sürelerin de geçmesiyle kesinleştiği, taşınmazların 1942 yılı orman kadastrosu sınırları içinde devlet ormanı olduğu belirlenip,

Doğal ... ve kaynak niteliğindeki ormanların, özel mülkiyet konusu olmayacağı, bunun için yasal olanak bulunmadığı, bu tür yerler hakkında gerçek kişiler adına sicil oluşturulmasının da, taşınmazın özde kamu malı olma niteliğini değiştiremeyeceği (Yargıtay 1.H.D. 11/9/1989 gün ve 1989/8162-9365). Öncesi itibarıyla orman olan ve yapılan orman tahdidinde herhangi bir nedenle orman tahdit sınırı dışında gösterilen yerin zilyetlikle veya tapu ile kazanılması mümkün olmadığı,

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi Başkanının hakem sıfatıyla verdiği 19.12.1947 tarih, 208 sayılı kararla, sadece ... İdaresinin dayandığı ...

Vakfına ait tapulu taşınmazlar yönünden 1942 yılı orman kadastrosunun iptal edildiği, diğer taşınmazlar yönünden 1942 yılı orman kadastrosunun hukuki geçerliliğini koruduğu, 1942 yılında yapılan orman kadastrosunu yok sayarak, 1942 yılında orman olarak sınırlandırılan alanları orman sınırları dışında bırakan karar ve işlemlerin ikinci kadastro olması nedeniyle hukuki değer taşımazsa da (3402 Sayılı Yasanın 22/1.

Maddesi), 1942 yılında yapılan orman kadastrosu ile sadece devlet ormanlarının sınırlandırılıp, 4785 Sayılı Yasa ile (istisnalar dışında) özel ve tüzel kişilere ait tüm ormanların devletleştirildiğinden ve 5658 Sayılı Yasada Vakıf ormanlarını iade edileceğine ilişkin hüküm bulunmadığından 1942 yılı tahditi dışında kalan yerlerde, 7 Numaralı Komisyonun 1976 yılında 4785 Sayılı Yasa hükümlerine göre yaptığı çalışmayla devletleştirilen orman alanı olduğu belirlenen yerlerin orman olarak sınırlandırılmasının yasaya uygun olduğu,

Orman kadastrosunun ilanından sonra dava tarihine kadar hak düşürücü sürelerin çoktan geçtiği ve orman kadastrosu kesinleştiği, çekişmeli taşınmaz ister 1942 yılı orman kadastrosu sınırları içinde olsun, isterse 1942 yılı orman kadastrosu sınırları dışında olması nedeniyle, 1976 yılında 4785 Sayılı Yasa hükümleri gözetilerek yapılan orman kadastrosunda orman olarak sınırlandırılsın, her iki halde de dava konusu taşınmazın hukuken orman olduğu, hak düşürücü süreler geçmiş olduğundan davalının orman kadastrosu iptal ettirebilmesi için dayanacağı hiçbir yasa hükmü bulunmadığı,

her ne kadar taşımazlar orman kadastrosu sınırları içindeki devlet ormanıysa da, ... tarafından parseller orman olarak kullanılmak üzere tahsis edilebileceği gibi, Orman Yönetimi tarafından bu yerlerin tapularının iptali ve orman niteliğiyle ... adına tapuya tescili istemiyle dava açılabileceği hususları gözetilerek, gerçek kişinin davasının reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığına göre davacı gerçek kişinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 30/04/2009 gününde oybirliği ile karar verildi.

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2009/2162, K. 2009/7235, 30 Nisan 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
20. Hukuk Dairesi
Esas No
2009/2162
Karar No
2009/7235
Tarih
30 Nisan 2009

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2009/2163 K.2009/4913
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2009/2163 K.2009/6648
  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2009/2163 K.2009/4992
  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2009/2164 K.2009/5345
  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2009/2164 K.2009/5110
  • Yargıtay 16. Hukuk Dairesi E.2009/2171 K.2009/2316

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.