İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /20. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 20. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2009/4021 K.2009/7008

Taraflar arasındaki TAPU İPTALİ VE TESCİL davasının yapılan yargılaması sonunda kurulan 03/06/2008 günlü hükmün Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi davalı ... vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 28/04/2009 günü için yapılan tebligat üzerine,…

Esas2009/4021Karar2009/7008Tarih28 Nisan 2009Okuma5 dk · 1.044 kelime

KÜNYE

(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2009/4021 E., 2009/7008 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
28 Nisan 2009
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.044 kelime·5 dk okuma

Taraflar arasındaki TAPU İPTALİ VE TESCİL davasının yapılan yargılaması sonunda kurulan 03/06/2008 günlü hükmün Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi davalı ... vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 28/04/2009 günü için yapılan tebligat üzerine, duruşmalı temyiz eden davalı ... vekili avukat ... ... ile karşı taraftan davacı ... YÖNETİMİ vekili avukat ... ... geldiler, başka gelen olmadı, açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR

Davacı ... Yönetimi, ... Köyü 1004 parsel sayılı taşınmazın 1942 yılında 3116 Sayılı Yasaya göre yapılan orman kadastro çalışmasında orman sınırları içine alındığını,ancak çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde, 3402 Sayılı Yasaya göre ek kadastro uygulaması yapılması sırasında, orman kadastro haritası ile arazi kadastro paftası çakışmadığından,

Orman Genel Müdürlüğünce görevlendirilen 36 numaralı orman kadastro komisyonunun, arazi kadastro müdürlüğü elamanları ile birlikte düzenledikleri 30.03.1990 tarihli mutabakat tutanağı ile orman sınırlarının 1976 yılında yapılan orman kadastrosu çalışmasında belirlenen orman sınırından farklı olarak belirlendiğini, fiilen orman olan taşınmazların orman olarak tescil harici bırakıldığını, 3402 sayılı ek kadastro tespitine yapılan itirazlar üzerine,

mahkemelerde açılan tapu iptali ve tescil davalarında kazınıp değiştirilen haritalar üzerinden değerlendirme yapıldığı için davaların Orman Yönetimi aleyhine sonuçlandığını, bunun üzerine Orman Müdürlüğü Başmüfettişliğince yaptırılan inceleme sonucunda, görevliler hakkında Savcılığa suç duyurusunda bulunulduğunu ileri sürerek kesinleşmiş orman tahdit sınırı içinde kalan taşınmazın tapu kaydının iptali ile orman olarak Hazine adına tesciline karar verilmesi istemiyle dava açmıştır.

Mahkemece davaya konu taşınmazın 1942 yılında 3116 Sayılı Yasaya göre yapılan orman kadastrosunda orman sınırları içinde kaldığının saptandığı nedeniyle, davanın KABULÜNE, Fenni Bilirkişi ... Delibaş tarafından hazırlanan krokili raporda gösterildiği üzere, ... Merkez ... Mahallesi 1004 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının İPTALİNE, orman niteliğinde Hazine adına tesciline karar verilmiş, hüküm davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir

Maddi anlamda kesin hükmü düzenleyen H.Y.U.Y.'nın 237. maddesi “kesin hüküm ancak konusunu oluşturan husus hakkında geçerlidir. Kesin hüküm vardır denilebilmesi için iki tarafın ve dava konusunun ve dayanılan sebebin aynı olması gerekir” şeklindedir. Madde metninden de anlaşılacağı gibi kesin hükmün varlığından söz edebilmek için davanın taraflarının, konusunun ve dava sebeplerinin aynı olması gerekir.

Bu koşullardan birincisi davanın konusu, dava ile elde edilmek istenen sonuçtur. Taşınmaza ilişkin davalarda dava konusu taşınmazın kendisidir. Ancak, aynı taşınmaza ilişkin değişik hakların dava konusu edilmesi halinde taşınmaz aynı olmasına rağmen dava konusunun aynı olduğundan söz edilemez. Örneğin: Davanın tarafları ve taşınmaz aynı olmasına rağmen, mülkiyete ilişkin dava reddedildikten sonra aynı taşınmaz hakkında irtifak ... dava edilebilir.

Kesin hüküm koşullarından ikincisi dava sebebidir ki; bilimsel görüşler ile yerleşik yargısal kararlar da, dava sebebi davanın dayandırıldığı vakıalar olduğu kabul edilmektedir. Dava sebebi, hukuki sebepten ayrıdır. Mahkeme yargılama sırasında dava sebebi ile bağlı olup, başka sebepleri inceleme konusu yapamaz.

Örneğin: Gerçek kişi adına tapulu taşınmazın mera olduğu iddiasıyla tapusunun iptali ile mera olarak sınırlandırılması istemiyle Hazinenin açtığı davada, taşınmaz hakkında orman araştırması yapılmayıp, sadece mera niteliği araştırılarak sonuçta taşınmazın mera olmaması nedeniyle dava reddedilirse, bundan sonra aynı taşınmazın kesinleşmiş orman sınırları içinde kaldığı ya da orman sayılan yerlerden olduğu iddiasıyla açılacak davada, dava sebebi aynı olmadığı için kesin hükmün varlığından söz edilemez.

Kesin hükmün koşullarından üçüncüsü, davanın taraflarının aynı olmasıdır. Tarafların aynı olmasından kasıt, her iki davada da sıfatlarının aynı olması, başka deyişle her iki davada davacı ya da davalı sıfatıyla hareket etmeleri değildir. Kesin hükümle ilgili kararda, davalı sıfatında olan kişi, ikinci davada davacı sıfatıyla yer alması halinde taraflar aynıdır. Kesin hüküm, taraflarının külli haleflerini de aynı şekilde bağlar.

Somut olayda; temyize konu davada orman Yönetiminin, çekişmeli taşınmazın 1942 yılında 3116 sayılı Yasaya göre yapılan orman kadastrosunda orman sınırları içinde kaldığı iddiasıyla dava açtığı, daha önce, Orman Yönetiminin taraf olmadığı ve Hazinenin davaya konu parsel hakkında açtığı tapu iptal ve tescil davasının ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1995/648-1997/1435 sayılı kararı ile, zilyetlikle kazanma koşullarının kişi yararına gerçekleştiği nedeniyle reddine karar verilerek kesinleştiği anlaşılmakta ise de, kişinin kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayandığından iki dava arasında sebep birliği bulunmamaktadır.

Benzer nitelikteki 1. Hukuk Dairesinin 10.04.2002 gün ve 2002/3848-4512 ve 27.12.1990 gün 14371-15373 sayılı kararlarında, aynen şu görüşlere yer verilmiştir. "Kadastro Mahkemesinin kesinleşen ilamının içeriğinden itirazın orman olgusuna dayandırılmadığı, o davada Orman İdaresi taraf olmadığı ormana ilişkin olarak araştırma ve değerlendirme yapılmadığından anılan ilamın orman olgusu yönünden kesinleşmiş bir hüküm olduğu kabul edilemez". Somut olayda da, önceki davada Orman Yönetimi taraf değildir ve bu iki davada Hazinenin dayandığı hukuki vakıalar (sebep) değişik olduğundan H.Y.U.Y.’nın 237. maddesi anlamında kesin hükümden söz edilemez. H.G.K.'nın 04.03.1992 gün 1992/14-610-15, 23.02.2005 gün 2005/21-66-93 ve 17.11.2008 gün 2008/11-743-737 sayılı kararları da bu doğrultudadır.

Diğer taraftan; H.G.K.'nun 11.12.1996 gün ve 1996/13-678-868 sayılı ve bu konudaki daha birçok kararında belirtildiği gibi H.Y.U.Y.'nın 76. maddesi gereğince, dava dilekçesinde sıralanan olayların hukuki açıdan nitelendirilmesi ve uygulanacak yasal kuralların aranıp bulunması görevi doğrudan mahkemeye aittir.

O halde; ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1995/648-1997/1435 sayılı kararında Orman Yönetiminin taraf olmadığı ve temyize konu dava ile dava sebebi aynı olmadığı için kesin hükmün varlığından söz edilemeyeceği gibi güçlü delil olarak da kabul edilemez. Uzman orman ve ... bilirkişiler tarafından kesinleşen orman kadastrosuna ait harita ve tutanaklar ile arazi kadastrosu paftasının uygulanması sonucu dava konusu taşınmazın 1942

yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kaldığı, taşınmaz daha önce yapılan orman kadastrosunun sınırları içinde olduğu halde, arazi kadastro ekiplerinin bu durumu gözönünde bulundurmadan, hata ile ikinci kere kadastrosunu yapıp yolsuz olarak sicil oluşturulmuşsa da, 766 Sayılı Yasanın 46/2 ve 3402 Sayılı Yasanın 22/1. maddeleri gereğince ikinci kadastronun yolsuz (T.M.Y.nın 1025. md.) ve bütün sonuçlarıyla hükümsüz olması nedeniyle malikine mülkiyet ... kazandırmayacağı ve T.M.Y.nın 1026 (E.M.Y.nın 934.

İsviçre 976) maddesi gereğince sicilin hiç bir süreye bağlı kalmadan her zaman iptal edileceği, somut olayda 3402 Sayılı Yasanın 12/3. maddesi hükümlerinin uygulanama olanağının da bulunmadığı, baştan beri yolsuz tescil niteliğinde oluşturulan sicil kaydının, davalıya hiç bir zaman mülkiyet ... kazandırmayacağı ve başlangıcından itibaren yolsuz ve geçersiz olan tapu kaydının iptaline ilişkin mahkeme kararının yenilik doğuran (inşai) mülkiyet hakkını sona erdiren bir hüküm olmayıp, mevcut durumu saptayıp hukuksallaştıran, açıklayıcı (izhari), başka bir anlatımla;

sicilin oluştuğu tarihten itibaren mülkiyet hakkının doğmadığını, sicilin yolsuz ve geçersiz olduğunu belirleyen bir hüküm olduğu, bu tür kayıtlarda T.M.Y.'nın 1023 (E.M.Y.931 İsviçre M.Y.974) maddesindeki "iyi niyetle edinme" kuralının da uygulanamayacağı, belirlenerek kaydın iptaline karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davalının temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA ve yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 625.00.- YTL vekalet ücretinin davalı ...’dan alınarak davacı ...

Yönetimine verilmesine, aşağıda yazılı onama harcının davalı ...’a yükletilmesine 28/04/2009 günü oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2009/4021, K. 2009/7008, 28 Nisan 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
20. Hukuk Dairesi
Esas No
2009/4021
Karar No
2009/7008
Tarih
28 Nisan 2009

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2009/4021 K.2009/3680
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2009/4021 K.2009/6752
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2009/4022 K.2009/5785
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2009/4023 K.2009/5786
  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2009/4023 K.2009/4797
  • Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2009/4023 K.2009/3681

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.