Davacı Hazine, ... Köyü 342 parsel sayılı taşınmazın öncesinde orman olup 6831 Sayılı Yasanın 2/B maddesi gereğince hazine adına orman sınırı dışına çıkarılan ve özel mülkiyete konu olamayacak yer olduğunu ileri sürerek tapu kaydının iptali ile Hazine adına tescilini istemiştir.
Mahkemece Mahkemece davanın kısmen kabulü ve (A) ile gösterilen 2l200 m2’lik bölümünün Hazine adına, (B) ile gösterilen 20800 m2’lik bölümün davalılar ve mirasçıları adlarına tesciline karar verilmiş, hüküm davacı Hazine tarafından temyiz edilmekle Yargıtay 20 Hukuk Dairesinin 02/02/2006 gün ve 2005/12274-2006/770 sayılı sayılı ilamıyla onanmıştır.
Davacı Hazine vekili kararın düzeltilmesini istemekle, Yargıtay 20 Hukuk Dairesinin 2006/ 5318-8151 sayılı bozma kararında(Mahkemece yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hükme yeterli olmadığı hükme esas alınan bilirkişi raporunda çekişmeli parselin (A) ile işaretli 21200 m2 bölümünün 2/B alanında olduğu, (B) ile işaretli 20 800 m2 bölümünün orman sınırları dışında bırakılan yer olduğu belirtilmişse de, bilirkişi raporuna eklenen krokili raporda, çekişmeli taşınmazın 3116 Sayılı Yasaya göre yapılan tahdit haritasındaki konumunun açıklanmadığı,
orman kadastro tutanaklarındaki tarifler ile ölçü değerlerinin zemine ne şekilde uygulandığı yolunda da Yargıtay denetimine açık olacak biçimde bilgi verilmediği,kesinleşen orman kadastro sınırlarını hiçbir merci ve makamın aplikasyonla bile olsa değiştirme yetkisinin bulunmadığı,
aplikasyonun ilk orman sınırlandırmasına uygun olma zorunluluğu göz önüne alındığında, Yargıtay denetimine açık olmayan ve ilk tahdit haritası ile irtibatlandırılmayan krokiye dayanılarak hüküm kurulamayacağı, ayrıca dava, yalnızca 2/B madde uygulaması ile orman sınırları dışına çıkarılan bölüm hakkında olmayıp çekişmeli taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu yolunda iddiası da bulunmakla, taşınmazın 4785 ve 5658 Sayılı Yasalara göre durumunun belirlenmesi gerektiği,bu nedenlemahkemece, öncelikle “orman sınırlandırılması 4785 Sayılı Yasa hükümleri nazara alınmadan yapıldığından;
çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 3116 Sayılı Yasaya göre yapılarak kesinleşen ilk orman kadastrosuna, daha sonra 1744 Sayılı Yasaya göre yapılan aplikasyon ve 2. madde uygulaması ve 1990 yılında yapılan 2/B uygulaması çalışmasına ilişkin aslına göre renklendirilmiş ve orman sınır noktalarının açıkça okunabildiği onaylı orman kadastro haritaları ile tutanakları, dava konusu taşınmazın bulunduğu yere ait en eski tarihli memleket haritasının orjinalinden renkli fotokopisi ... fotoğrafları ve amenejman planı bulundukları yerden getirtilerek dosya içine konulması,daha sonra, mahkemece yapılacak keşifte 1942 yılında 3116 Sayılı Yasaya göre
yapılarak kesinleşen orman kadastro haritası ve tutanakları, 1744 Sayılı Yasaya göre yapılan aplikasyon ve 2. madde uygulamasına ve1990 yılında yapılan 2/B uygulaması çalışmasına ilişkin çalışma tutanak ve haritası uygulanması, taşınmazın orman kadastrosuna göre konumu duraksamaya yer vermeyecek biçimde saptanması, eğer taşınmazların tamamının veya bir kısmının tahdit sınırları dışında kaldığı saptanırsa , eski memleket haritası, ... fotoğrafları ve amenejman planı çekişmeli taşınmaz ile birlikte ... araziye de uygulanmak suretiyle, taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmesi;
bilirkişi kuruluna çekişmeli taşınmazın ilk orman kadastrosuna ve daha sonra aplikasyon ve 2. madde ve 2/B madde uygulamasına ilişkin tutanak ve haritalara göre konumunu gösteren ve bu belgelerle irtibatlı ve ayrı renklerde işaretli, orman kadastro haritaları arazi kadastrosu ile ölçekleri özel aletlerle denkleştirilmiş kroki çizdirilmesi, çekişmeli taşınmazın konumu ... parsellerle birlikte orjinal renkli memleket haritası örneği üzerinde konumu gösterilerek rapora ekletilmesi)gereğine değinilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak davanın kısmen kabulü ile,345 parsel sayılı taşınmazın 27/4/2008 tarihli ve 10 no.lu krokide A ile gösterilen 21154,20 m2 yüzölçümündeki bölümünün tarla niteliği ile hazine adına B ile gösterilen 20845,80 m2 yüzölçümündeki bölümünün davalılar adlarına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı Hazine vekili ve davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Davaya konu ... Köyü 342 parsel sayılı 42000 m2 yüzölçümündeki taşınmazın yörede l967 yılında yapılan genel arazi kadastrosu sırasında belgesizden Hasim ... ve arkadaşları adlarını tespit görmüş olup, halen tapuda aynı şekilde davalılar adlarına kayıtlıdır.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde ilk orman tahdidi 1942 yılında 3116 Sayılı Yasaya göre yapılmıştır. Daha sonra 1979 yılında 1744 Sayılı Yasanın 2. madde uygulaması ve 1990 yılında 2/B madde uygulaması yapılmış ve kesinleşmiştir.
Dava, Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yer iddiası ile açılan tapu iptali, tescili niteliğindedir.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve uzman bilirkişi raporuna göre, mahkemece davanın KISMEN KABULÜ yolunda kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak. 6831 Sayılı Yasanın 4999 Sayılı Yasa ile değişik 11/4. maddesinde (...
2 nci maddeye göre orman sınırları dışına çıkarılan yerler halihazır vasfı ile kaydında belirtme yapılarak Hazine adına tapuya tescil ...) olunacağı hükme bağlandığı ve davaya konu 342 parsel sayılı taşınmazın krokide (A) ile gösterilen 21154,20 m2 yüzölçümündeki bölümünün ...
Barajının koruma alanı içinde ve fiilen orman niteliğinde olduğunun saptanması nedeniyle, taşınmazın halihazır niteliğiyle Hazine adına tesciline karar verilmesi gerekirken, hüküm yerinde “tarla niteliği ile ” denilmiş olması doğru değil ise de, bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
Bu sebeple, yerel mahkemenin 02/07/2008 günlü hüküm fıkrasında yer alan “342 parsel sayılı taşınmazın 27/4/2008 tarihli ve 10 no.lu krokide (A) ile gösterilen 21154,20 m2 yüzölçümündeki bölümünün tarla niteliği ile hazine adına tesciline ” cümlesi kaldırılarak;
bunun yerine, “325 parsel sayılı taşınmazın 27/4/2008 tarihli ve 10 no.lu krokide (A) ile gösterilen 21154,20 m2 yüzölçümündeki bölümünün 6831 Sayılı Yasanın 4999 Sayılı Yasa ile değişik 11/4. maddesi gereğince orman niteliği ile hazine adına tesciline” cümlesinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının davalıya yükletilmesine, Hazineden harç alınmasına yer olmadığına 23/06/2009 günü oybirliğiyle karar verildi.