KÜNYE
(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2009/7068 E., 2009/8850 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Haziran 2009
- Mahkemesi
- Kadastro Mahkemesi
- Müdahil
- ORMAN YÖNETİMİ
Karar Metni
794 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı...... ve müdahil Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Kadastro sırasında ...İlçes... Köyü 101 ada 143 parsel sayılı 596,77 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, belgesizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak .... 101 ada 224 ve 105 ada 4 parsel sayılı sırasıyla 32,91 m2 ve 169,37 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar belgesizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak ... adına tespit edilmiştir.
Davacı gerçek kişi, taşınmazların ortak miras bırakandan kaldığı; mirasçılar arasında rizai taksim yapılmadığı iddiası ile dava açmıştır. Orman Yönetimi, 101 ada 143 numaralı parselin orman sayılan yerlerden olduğu iddiası ile davaya müdahil olmuştur. Mahkemece davanın reddine, 101 ada 143 parsel sayılı taşınmazın tespit gibi ... adına.
102 ada 224 ve 105 ada 4 parsel sayılı taşınmazlarında tespit gibi ... adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm davacı...... ve müdahil Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava kadastro tespitine itiraz niteliğindedir. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tespit tarihinden önce yapılan ve 11.08.2000 tarihinde ilan edilerek kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B madde uygulaması vardır.
1- Dosyada mevcut Orman bilirkişiler ...... ... ... ve ... ... ile ziraatcı bilirkişi ... tarafından düzenlenen 23.7.2008 havale tarihli bilirkişi raporunda çekişmeli 101 ada 143 numaralı parselin kesinleşen orman kadastro sınırları dışında ziraat alanı olduğu ve memleket haritasında açık alanda kaldığı bildirilmiş ise de rapora ekli memleket haritasında yeri yeşil olman alanı içinde görülmektedir. Ayrıca davalı ...
23.10.2007 tarihli celsede alınan beyanında 101 ada 143 numaralı parseli bütün köylüler gibi ormandan açtığını bildirmiştir. Mahallinde 27.4.2004 tarihinde yapılan keşif sırasında dinlenen davacı tanığı ... ... ‘da 101 ada 143 numaralı parselin bulunduğu yerin 50 sene önce tarafların ortak miras bırakanı ... ... sağ iken ormandan açılarak tarla haline getirildiğini bildirmiştir.
Orman sayılan veya orman rejimine girmiş yerler 15.07.2004 günlü Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastro Yönetmeliğinin 26. maddesine göre özel mülkiyete tabi olmayacaktır. Bu madde kapsamında çekişmeli taşınmazın orman tahdit sınırları dışında bırakılmış olması orman vasfını ortadan kaldırmaz. 6831 Sayılı Yasanın 4999 Sayılı Yasa ile değişik 7. maddesi gereğince herhangi bir nedenle orman sınırı dışında kalmış ormanlar orman sayılan yerlerden olması nedeniyle Orman Yönetimi tarafından yapılacak orman kadastrosu ile orman sınırı içine alınabilecektir.
Bu nedenle mahkemece, en eski tarihli memleket haritası, ... fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında bu konuda uzman serbest orman mühendisleri arasından seçilecek üç orman mühendisi ve bir ... elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmazlar ile birlikte ... araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli.
3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan ... kazanma olanağı sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K..
14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; ... yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; kesinleşmiş orman kadastrosu bulunmadığından, yukarıda değinilen diğer belgeler ... ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp;
orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu ... parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalıdır.
Bu şekilde yapılacak inceleme ve araştırma sonucunda çekişmeli 101 ada 143 numaralı parselin orman sayılan yerlerden olduğu anlaşıldığı taktirde müdahil davacı ... yönetiminin davasının kabulü ile taşınmazın orman vasfı ile hazine adına tesciline karar verilmesi gerekir.
Çekişmeli 101 ada 143 numaralı parselin orman saymayan yerlerden olduğu anlaşıldığı taktirde çekişmeli taşınmazın ortak miras bırakan ... ... ‘ den kaldığı ve mirasçılar arasında taksim yapılmadığı sabit olup mirasçılar arasında taksim yapılmadan mirasçılardan biri olan ... tarafından davalı ......’a yapılan harici satış geçsiz olduğundan taşınmazın muris ... ... mirasçıları adına tapuya tescilline karar verilmesi gerekmektedir.
2- Davacı......’in çekişmeli 101 ada 224 ve 105 ada 4 parsele yönelik temyiz itirazlarına gelince : Mahkemece yapılan keşiflerde dinlenen mahalli bilirkişi ve tanık beyanları ile davalı ... 23.10.2007 tarihli celsede alınan beyanında mirasçılar arasında rızai taksim yapılmadığı ve taşınmazların ortak miras bırakan ... ...’den kaldığı sabit olduğundan davacının davasının kabulü ile taşınmazların muris ... ... mirasçıları adına tesciline karar verilmesi gerekirken mahkemece rızai taksimin yapıldığı kabul edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2009/7068, K. 2009/8850, 1 Haziran 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama