Davacı ... YÖNETİMİ, davalı adına tapuda kayıtlı olan, ... Beldesi ... Mahallesi 460 ada 232 parsel sayılı taşınmazın, 1951 yılında yapılarak kesinleşen orman kadastrosunda orman sınırı içinde ve fiilen orman olduğunu ileri sürerek tapusunun iptali ile orman niteliğinde Hazine adına tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİNE, davaya konu taşınmazın 27.12.2009 tarihli bilirkişi raporunda (B) ile gösterilen 30 m2, (C) ile gösterilen 18 m2 yüzölçümündeki bölümlerinin tapu kaydının iptali ile Orman niteliğinde Hazine adına tesciline, fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davacı ... YÖNETİMİ ve davalı HAZİNE tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, orman iddiasına dayalı tapu iptali ve tescili istemine ilişkindir.
... Beldesinde 1951 yılında yapılarak kesinleşen orman kadastrosunun bulunduğu, 1990 yılında 80 nolu orman kadastro komisyonunun 3402 Sayılı Yasa gereğince yapılacak çalışmalara esas olmak üzere aplikasyon ve 2/B madde uygulamalarına başladığı ve ilan edildikten sonra kesinleştiği anlaşılmaktadır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve kesinleşmiş orman kadastrosuna dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan uygulama ve araştırmada uzman orman bilirkişi tarafından dava tarihinden önce kesinleşen orman kadastrosunda çekişmeli taşınmazın 27.12.2009 tarihli bilirkişi raporunda (B) ile gösterilen 30 m2 orman sınırı içinde kalan yerlerden olduğun saptandığına (C) ile gösterilen 18 m2 yüzölçümündeki bölümünün ise 6831 Sayılı Yasanın 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırı dışına çıkarılan yer ise de, Toplanan deliller,
tüm dosya kapsamı ve uzman bilirkişi raporlarından çekişmeli taşınmazların yörede 1951 yılında yapılan orman kadastro çalışmasında orman sınırları içinde iken 1996 yılında yapılan aplikasyon, 2/B madde uygulaması sonucu orman niteliğini yitirmesi nedeniyle 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması sonucu orman rejimi dışına çıkartılmışsa da, çıkarma işlemini yapan komisyon üyelerinin yasa ve yönetmelik hükümlerine uygun işlem yapmadıklarının Orman Yönetimi müfettişlerinin yaptığı soruşturma sonucu düzenledikleri raporlarda belirlenmesi üzerine bu kişilerin bir kısmı hakkında kamu görevini kötüye kullanmak suçundan kamu davası açıldığı,
ancak olayda ceza zamanaşımı, bazı komisyon üyelerinin de öldüğü, bazılarının ise komisyondaki görevinden ayrılmış olmaları nedeniyle mahkumiyet hükmü kurulamadığı, Dairemizin 25.01.1993 gün ve 1992/1529-248 sayılı kararı ile diğer kararlarında benimsendiği gibi orman kadastro komisyonu üyelerinin görevlerinin kötüye kullanarak ya da kendilerine verilen görevlerin dışına çıkarak yaptıkları işlemlerin hukuk ve ceza davalarına konu olmuş ise bu kişiler tarafından yapılan işlemlerin yok sayılacağı, olayda ...
Beldesinde 80 nolu orman kadastro komisyonunun çekişmeli parsel hakkında yaptıkları aplikasyon ve 2/B madde uygulamalarının yasa ve yönetmeliklere uygun olarak yapılmadığı, 05.11.2003 gün 4999 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 11/5 maddesi ile "1744 Sayılı Yasanın 2. maddesi ve 2896 ve 3302 Sayılı Yasaların 2/B madde bendi uygulamaları ile orman sınırları dışına çıkarılan ancak fiilen orman vasfını taşıdığı Orman Genel Müdürlüğünce tesbit edilen yerlerin talep üzerine Maliye Bakanlığınca Orman Genel Müdürlüğüne tahsis edilerek Hazine adına orman niteliği ile tescil edileceği" hükmünün getirdiği, halen eylemli orman olduğu,
ORMAN NİTELİĞİNİ YİTİRMEDİĞİ saptanan taşınmazın, orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, ancak orman niteliği ile Hazine adına tescil edilen taşınmazın malikinin hazine olduğu ve Orman Yönetiminin yanında davada yer aldığına göre, mahkemece davacı ...
Yönetimi ile Hazineye birlikte tek vekalet ücreti takdir edilmesi gerekirken sadece Orman Yönetimi lehine vekalet ücreti takdir edilmesi doğru görülmemiş ise de bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
Bu nedenle, hüküm fıkrasında yer alan 6. numaralı bentteki (6-Davacı ... İdaresi vekil ile temsil edildiğinden Asgari Ücret Tarifesine göre hesap ve takdir olunan 1000,00.- TL vekalet ücretinin davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine.) cümlesi hükümden tamamen çıkartılarak, bunun yerine "6-Davacı ... Yönetimi ve Hazine avukat ile temsil edildiğinden Asgari Ücret Tarifesine göre hesap ve takdir olunan 1.000,00 TL vekalet ücretinin davalı ...'den alınarak Davacı ... Yönetimi ve Hazine’ye verilmesine) cümlesinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve H.Y.U.Y.'nın 438/7. maddesi gereğince hükmün bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının Orman Yönetimine yükletilmesine, Hazineden harç alınmasına yer olmadığına 21/12/2010 günü oybirliği ile karar verildi.