KÜNYE
(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2010/11842 E., 2010/13321 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Ekim 2010
- Mahkemesi
- Kadastro Mahkemesi
Karar Metni
1.007 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda kurulan 08.03.2010 günlü hükmün Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi davacı ... vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 26.10.2010 günü için yapılan tebligat üzerine, temyiz eden davacı ... vekili, Hazine vekili ve Orman Yönetimi vekili geldiler, başka gelen olmadı, açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Daha sonra dosya içindeki tüm belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARŞI OY
Asliye Hukuk ve Kadastro Mahkemesinde yerinde yapılan keşif ve yöntemine uygun şekilde düzenlenen bilirkişi orman yüksek mühendisi, ziraat mühendisi, jeolog ve fen elemanı raporlarından çekişmeli 247 ada 5 sayılı parselin 1967 yılında kesinleşen orman kadastrosu sırasında orman sınırları dışında, hava fotoğraflarında açık alanda kaldığı, orman içi açıklık olmadığı, orman sayılmayan düz kadim ziraat arazisi olduğu, komşu 3 sayılı parselin gerçek kişiler adına tespit edilip itirazsız kesinleştiği, davacı yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği
ile mülk edinme koşullarının gerçekleştiği belirlendiği ve dosyada aksine belge bulunmadığı halde, yerel mahkemece hakiminin özel bilgi gerektiren konularda keşif yerinde kişisel gözlemine dayanarak taşınmazın orman içi açıklık olduğu, % 12'den fazla eğimli funda ile kaplı sahaların orman sayılan yerlerden olduğu gerekçesiyle davanın reddine, taşınmazın orman olarak Hazine adına tesciline karar vermesi usul ve yasaya aykırı olduğu gibi, çekişmeli taşınmazın 1967 yılında kesinleşen orman sınırları dışında ve orman sınır hattına bitişik olduğu halde, orman kadastrosunun seri usulle yapıldığı,
bu nedenle taşınmazın orman niteliğini belirleyen bir çalışmanın bu güne kadar yapılmadığı ve herhangi bir nedenle orman sınırları dışında kalmış ormanların kadastrosunu yapma görevinin 4999 Sayılı Yasanın 3. maddesi ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 7/1.
Maddesi gereğince orman kadastro komisyonlarınca yapılacağı gerekçesiyle her zaman orman sınırları içine alınabileceği düşüncesi de yasanın amacına uygun olmadığı, taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu konusunda bir dava bulunmadığı ve hava fotoğraflarında açık alanda kalması nedeniyle orman olmaması ve 1967 yılında kesinleşen orman kadastrosu sırasında da orman sınırına bitişik olan taşınmazın tarım alanı olarak gösterilmesi nedeniyle "herhangi bir nedenle orman sınırı dışında kalmış orman" tanımına uygun olmadığından yerel mahkeme kararının bozulması gerektiği düşüncesiyle onama yönündeki sayın çoğunluk kararına katılmıyorum.
Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2010/11842, K. 2010/13321, 28 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama