1961 yılında yapılan kadastro sırasında ... Köyü 425 parsel sayılı 18.250 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, 32 ve 33 yazım numaralı vergi kayıtları uygulanarak tarla niteliği ile kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ......adına tespit edilmiş, itirazsız kesinleşmiştir. Daha sonra satış yoluyla davalılar ... ve ortaklarına geçmiştir. Davacılar ... ve Orman Bakanlığı ile Maliye Bakanlığı vekili.
425 parsel sayılı taşınmazın 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulamasıyla Hazine adına orman rejimi dışına çıkarıldığı, tapu kaydının iptal edilerek Hazine adına tapuya tescili istemiyle dava açmıştır.
Mahkemece davanın kabulüne, dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptal edilerek 6831 sayılı yasanın 2/B maddesi uyarınca Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalılardan ... vekili, ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... , ..., ... , ... ve ... tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kesinleşen 2/B madde alanında kalan tapu kaydının iptali ve tescil niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 1947 yılında 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılıp kesinleşen orman kadastrosu, 1950 yılında 5653 sayılı yasa hükümlerine göre yapılan makiye ayırma, 1968 yılında genel arazi kadastrosu, 21.12.1982 tarihinde ilanı yapılıp kesinleşen aplikasyon ve 1744 Sayılı Yasanın 2. madde uygulaması, 22.7.1987 tarihinde ilanı yapılıp kesinleşen 3302 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması vardır.
1- Mahkeme hükmü davalılardan ...’ya 04.11.2009 günü tebliğ edilmiş, temyiz dilekçesi ise, H.Y.U.Y.’nın 432. maddesinde öngörülen 15 günlük yasal süre geçirildikten sonra ... vekili tarafından 23.11.2009 tarihinde verilmiştir. Süresinden sonra yapılan temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 01.06.1990 gün ve 3/4 Sayılı İnançları Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtayca da bu yolda karar verilebileceğinden, süresinden sonra yapılan temyiz isteminin REDDİNE ,
2- Mahkeme hükmü davalılardan ...’ya 3.11.2009 günü tebliğ edilmiş, temyiz dilekçesi ise, H.Y.U.Y.’nın 432. maddesinde öngörülen 15 günlük yasal süre geçirildikten sonra ... tarafından 19.11.2009 tarihinde verilmiştir. Süresinden sonra yapılan temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 01.06.1990 gün ve 3/4 Sayılı İnançları Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtayca da bu yolda karar verilebileceğinden, süresinden sonra yapılan temyiz isteminin REDDİNE, davalılar ... ve ... ... Balcıdan peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine,
3- Davalılardan ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... , ..., ..., ... ve ...’in temyiz itirazları yönünden; incelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve uzman orman bilirkişi tarafından yöntemine uygun biçimde yapılan uygulama ve araştırma sonucunda çekişmeli taşınmazın, 1947 yılında 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılıp kesinleşen orman sınırlamasında Devlet Ormanı sınırları içinde kaldığı, 1950 yılında 5653 Sayılı Yasa hükümlerine göre makiye ayrıldığı, ... tevzi komisyonunca gerçek kişi adına dağıtım ve tescilinin yapılmadığı, 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulamasıyla da orman rejimi dışına çıkarıldığı,
makiye ayrılan yerlerde özel yasalar uyarınca oluşturulan tapulara değer verileceği Y.İ.B.B.K.nın 22.03.1996 gün 5-11 sayılı ve H.G.K.nun Y.K.D.'nin Ekim 2002 sayısında yayınlanan 27.02.2002 gün ve 2002/1-19/97 sayılı kararı ile kabul edildiğine, çekişmeli taşınmaza ilişkin makiye ayırmadan sonra özel yasalar uyarınca oluşturulan tapu kaydı bulunmadığına, kaldı ki; taşınmaz daha önce yapılan orman kadastro sınırları içinde ve tapu sicilinde orman niteliğiyle Hazine adına kayıtlı ve mülkiyet ...
Hazineye ait kamu malı orman olduğu halde, arazi kadastro ekiplerinin bu durumu gözönünde bulundurmadan, hata ile ikinci kere kadastrosunu yapıp yolsuz olarak sicil oluşturulmuşsa da, 766 Sayılı Yasanın 46/2 ve 3402 Sayılı Yasanın 22/1. maddeleri gereğince ikinci kadastronun yolsuz (T.M.Y.’nın 1025. md.) ve bütün sonuçlarıyla hükümsüz olması nedeniyle malikine mülkiyet ... kazandırmayacağı ve T.M.Y.’nın 1026. (E.M.Y.
934 - İsviçre 976) maddesi gereğince sicilin hiç bir süreye bağlı kalmadan her zaman iptal edileceği, somut olayda 3402 Sayılı Yasanın 12/3. maddesi hükümlerinin uygulanma olanağının da bulunmadığı, baştan beri yolsuz tescil niteliğinde oluşturulan sicil kaydının, davalıya hiç bir zaman mülkiyet ... kazandırmayacağı ve başlangıcından itibaren yolsuz ve geçersiz olan tapu kaydının iptaline ilişkin mahkeme kararının yenilik doğuran (inşai) mülkiyet hakkını sona erdiren bir hüküm olmayıp, mevcut durumu saptayıp hukuksallaştıran, açıklayıcı (ihzari), başka bir anlatımla;
sicilin oluştuğu tarihten itibaren mülkiyet hakkının doğmadığını, sicilin yolsuz ve geçersiz olduğunu belirleyen bir hüküm olduğu, bu tür kayıtlarda T.M.Y.'nın 1023.
(E.M.Y.931 - İsviçre M.Y.974) maddesindeki "iyi niyetle edinme" kuralının da uygulanamayacağına davalıların bu taşınmazı satın alırken ödediği bedeli taşınmazı kendisine satanlardan koşulları varsa sebepsiz zenginleşme kurallarına göre geri alabileceği belirlenerek kaydın iptaline karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığına göre temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...
Akgün, ..., ..., ... ve ...'e yükletilmesine 15.12.2010 günü oybirliğiyle karar verildi.