KÜNYE
(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2010/12014 E., 2010/13711 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Kasım 2010
- Mahkemesi
- Kadastro Mahkemesi
Karar Metni
2.756 kelime·14 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda kurulan 09.06.2010 günlü hükmün Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi davacı ve karşı davalı ... ile davacı. vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 26.10.2010 günü için yapılan tebligat üzerine, temyiz eden ... ve .vekili ile Hazine vekili geldi, başka gelen olmadı, açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. ... karara bırakıldı. Daha sonra dosya içindeki tüm belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
Kadastro sırasında ... Köyü 104 ada 32 Parsel sayılı 6129,43 m2 yüzölçümündeki taşınmazı bahçe niteliğiyle ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ... adına tesbit edilmiştir. Aynı köy 104 ada 27 Parsel sayalı 23413,70 m2 yüzölçümündeki zeytinlik nitelikli taşınmazın ... zilyetliğinde olduğu, 104 ada 28 Parsel sayalı 67.09 m2 yüzölçümündeki taşınmaz ... zilyetliğindeyken, su deposu yapılması için köy tüzel kişiliğine bağışladığı, ve 1990 yılında su deposu yapıldığı, halen su deposu olarak kullanıldı, her iki parselin de Asliye Hukuk Mahkemesinin 2007/205 Esasına kayıtlı dava dosyasında davalı olduğundan söz edilerek ... hanesi açık bırakılmak suretiyle tesbit edilmiştir.
Aynı köy 104 ada 26 parsel sayılı 13861,72 m2 yüzölçümündeki zeytinlik nitelikli taşınmaz . zilyetliğindeyse de, 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2007/262 Esasına kayıtlı dosyasında dava konusu edildiğinden söz edilerek ... hanesi açık bırakılmak suretiyle tesbit edilmiştir.
2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2007/205 Esasına kayıtlı dava dosyasında, davacı ... tarafından, 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2007/262 esasına kayıtlı dosyasında ise, davacı ... kurt tarafından, davalı sıfatıyla Hazine ve ...aleyhine, Medeni Yasanın 713.
Maddesi hükmüne göre açılan tescil davaları, verilen görevsizlik kararı ile 3402 Sayılı Yasanın 27. Maddesi gereğince kadastro mahkemesine aktarılmış, Hazine kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşulları oluşmadığından 104 ada 26 sayılı parselin Hazine adına tapuya tescilini istemiştir. Sözü edilen tüm davalar birleştirilmiştir.Mahkemece gerçek kişilerin açtıkları davaların REDDİNE, Hazinenin davasının KABULÜNE, çekişmeli ...
Köyü 104 ada 26, 27, 28 ve 32 parsellerin tesbitleinin iptaline ve orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş hüküm davacı ve davalı ... ile Davacı . vekili tarafından temyiz edilmiştir.Dava dilekçesindeki açıklamaya göre kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşımazın bulunduğu yerde 2002 yılında yapılıp 30.06.2003 ila 30.12.2003 tarihlerinde ilan edilen orman kadastrosu ve 3302 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2/B Madde uygulaması vardır.
Mahkemece çekişmeli taşınmazın yörede 1955 ylında yapılan genel kadastroda çalılık olarak tapulama dışı bırakıldığı, bu nedenle orman kadastrosunun kesinleştiği 2003 yılına kadar orman sayılan yerlerden olduğunun kabul edileceği gerekçesiyle gerçek kişilerin davalarının reddine, çekişeli parsellerin orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline karar verilmişse de;
1) Yerel bilirkişi ve tanık beyanları ve teknik bilirkişi raporlarıyla çekişmeli 104 ada 32 Sayılı Parselin öncesinde çalılık ve taşlık iken dava tarihinden 15 yıl önce temizlenerek tarla niteliğiyle kullanılmaya başlandığı, dava tarihi itibariyle zilyetlikle edinme koşulları oluşmadığından, gerçek kişinin 104 ada 32 sayılı parsele ilişkin davasının reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmayıp, parsele ilişkin hüküm Hazine tarafından temyiz edilmediğinden, davacı gerçek kişilerin bu parselin orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2) Davacı ... Göçerve ... Kurt’un çekişmeli ... köyü 104 ada 26, 27 ve 28 sayılı parsellere yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Kesinleşmiş orman kadastrosunun bulunduğu hallerde bir yerin orman sayılan yerlerden olup olmadığı, kesinleşmiş orman kadastrosuna ilişin tutanak ve haritaların uygulanması suretiyle belirlenir, 02.12.2003 tarihli Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 4999 Sayılı Yasanın 3. maddesi ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 7. Madde 1. fıkrasının “Devlet ormanları ile evvelce sınırlaması yapılmış olup da herhangi bir nedenle orman sınırları dışında kalmış ormanların, hükmi şahsiyeti haiz amme müesseselerine ait ormanların, hususi ormanların,
orman kadastrosu ve bu ormanların içinde ve bitişiğinde bulunan her çeşit taşınmaz malların ormanlarla müşterek sınırlarının tayini ve tespiti ile 2 nci madde uygulamaları ile ilgili olarak kadastrosu kesinleşmiş yerlerde tespit edilen fenni hataların düzeltilmesi işleri orman kadastro komisyonları tarafından yapılır.” Hükmü gereğince, daha önce sınırlaması yapılmış olup da her hangi bir nedenle orman sınırları dışında kalmış ormanların kadastrosunu yapma görev ve yetkisini ...,
15.07.2004 günlü Resmi Gazetede yayınlanan 6831 Sayılı Orman Kanununa Göre Orman Kadastrosunun Uygulanması Hakkında Yönetmelik’in 10. maddesinin a bendinde orman kadastro komisyonlarının aynı görev ve yetkisi tekrarlandıktan sonra 26/h Maddesinde “Her hangi bir nedenle orman sınırları dışında kalmış ormanlar,” ın devlet ormanı olarak sınırlandırılacağı öngörülmüştür.
Ancak, keşifler sonunda düzenlenen uzman bilirkişi raporlarında çekişmeli ... köyü 104 ada 26, 27 ve 28 sayılı parsellerin üzerinde, orman olarak sınırlandırmalarını gerektirecek orman varlığı bulunmadığı da saptanmıştır. Bu nedenle çekişmeli 104 ada 26, 27 ve 28 sayılı parsellerin orman sayılan yerlerden olduğu söylenemez.Diğer taraftan; ...
06.08.2004 tarihli dilekçesiyle, davalı sıfatıyla Hazine ve ...aleyhine, 39 yazım numaralı vergi kaydı kapsamındaki yeri 27.09.1980 tarihli satış senediyle,. ile birlikte satın aldıkları, yararlarına eklemeli olarak zilyetlikle taşınmaz edinme koşullarlının oluştuğu, adına tapuya tescili istemiyle dava açmış, 07.07.2005 tarihli keşif sonucu düzenlenen uzman bilirkişi raporlarıyla,dava konusu taşınmazların ekli krokide (B ile gösterlien 23185,80 m2, ( C ) ile gösterilen 6071 m2 bölümler olduğu, önceden bir bütün iken aradan yol geçmesi nedeniyle ayrıldığı, satış senedi kapsamında olup ...
Kurt kullanımındaki yerin (A) ile gösterilen 14145 m2 yüzölçümündeki yer olduğu, kuzeydeki, sısnırlaır kuzeyinde ... yatağı, batısında köy ait su deposu doğusunda orman bulunan %0-2 eğimli parçası üzerirnde 5-10 yaşlarında narenciye ağaçları bulunduğu, güneydeki parçanın doğusunda orman, batısında ... baçeleri bulunan bölümde 15-25 yaşında ... ağaçları bulunduğu, eğimin %5-15 olduğu, etek ve yamaç arazilerden olduğu ... şiddette erozyona tabi olduğu, toprağın 80-90 cm derinlikte olduğu, taşlılığın işlemeye engel oluşturmadığı,
mera niteliğinde olmadığı 30.06.2003 tarihinde kesinleşen 31 ila 37 numaralı orman sınır noktalarından oluşan orman sınır hattı ile orman sınırları dışında bırakıldığı, 1956 memleket haritasında açık orman sayılmayan alan, 1976 memleket haritasında açık alan olarak nitelendirildiği saptanmış, Asliye Hukuk Mahkemesinin 14.11.2006 gün ve 2004/565-552 sayılı davanın kabulüne ve 23.07.2005 tarihli bilirkişi krokisinde (B) ile gösterilen 23185,80 m2 bölüm ve (C) ile gösterilen 6071 m2 bölümlerin davacı ... adına tapuya tesciline ilişkin kararı Hazine tarafından temyiz edilmiş,
Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 08.03.2007 gün ve 2007/135-1408 sayılı kararı ile ...’in diğer temyiz itirazları red edilmiş, çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede genel arazi kadastrosunun ne zaman yapıldığı, bu tarihten sonra 20 yıllık kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması,
gereğine işaret edilerek bozulmuş, bozma sonrası dava Asliye Hukuk Mahkemesinin 2007/205 Esasına kayıt edilmiş, çekişmeli taşınmaz bölümleri için ... köyü 104 ada 26 ve 27 parsel sayısı ile tutanak düzenlenmiş, . tarafından 06.08.2004 günlü dilekçesiyle davalı sıfatıyla Hazine ve ... köyü tüzel kişiliğini göstererek,
39 yazı numaralı vergi kaydı kapsamında kalan 27.09.1980 tarihli satış senedi ile satın aldıkları taşınmazın kendisine düşen 10000 m2 yüzölçümündeki bölümü için, yararına eklemeli olarak kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğu, adına tescili istemiyle dava açmış, 07.07.2005 tarihli keşif sonucu düzenlenen orman bilirkişi, ... uzmanı ve ... bilirkişi raporlarıyla, ... bilirkişi krokisinde (A) ile gösterilen 14214,53 m2 yüzölçümündeki taşınmazın topak derinliğinin 50-90 cm ve %2-4 eğimli 10-15 yaşlı ... bahçesi olduğu,
1956 tarihli memleket haritasında ve 1976 memleket haritasında açık alan olarak nitelendiği bildirilmiş, Asliye Hukuk Mahkemesinin 14.11.2006 gün ve 2004/650-553 sayılı davanın kabulüne, ... bilirkişi .tarafından düzenlenen 23.07.2005 günlü krokide (A) ile gösterilen kırmızı taralı 14214,53 m2 bölümün .adına tesciline karar verilmiş, Hazine temyiz üzerine Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 26.03.2007 gün ve 2007/1151-1856 sayılı kararı ile Hazinenin diğer temyiz itirazları red edilmiş, çekişmeli taşınmazın ne zaman tapulama dışı bırakıldığı,
bu tarihten sonra 20 yıllık kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluşup oluşmadığı, genel kadastroda ne olarak tapulama dışı bırakıldığı, orman içi açıklığı olup olmadığının araştırılması gereğine değinilerek bozulmuş, mahkemece dava mahkemenin 2007/262 esasına kayıt edilmiş, çekişmeli taşınmaz için 104 ada 26 parsel sayısı ile kadastro tesbit tutanağı düzenlenmiş, davalar birleştirilmiş, Kadastro Mahkemesinde, kesinleşmiş orman kadastrosu, eski tarihli memleket haritası ve amenajman planı ve ... fotoğrafının uygulanmasına dayalı araştırma inceleme ve keşif sonucu düzenlenen orman bilirkişi,
... uzmanı ve ... bilirkişi raporlarıyla, çekişmeli 104 ada 26, 27 ve 28 sayılı parsellerin eylemli tarı alanı olduğu, eski tarihli memleket haritasında, ... fotoğrafı ve amenajmanda orman olarak nitelendirilmediği, eğimlerinin düşük olduğu, imar ihya ve zilyetlikle edinme koşullarının davacı gerçek kişi yararlarına oluştuğu gerekçesiyle, 104 ada 26, 27 sayılı parsellerin ..., 28 sayılı parselin ise . adına tesciline karar verilmişse de, Çekişmeli 104 ada 26, 27 ve 28 sayılı parsellerin 1955 yılında yapılan gene kadastroda ne olarak nitelendirildiği ve hangi nitelikle tapulama dışı bırakıldığı,
tesbit dışı bırakma nedenine göre, dava tarihine kadar imar ihya ve zilyetlikle taşınmaz edinme koşullarının oluşup oluşmadığı dava tarihine en yakın tarihte üretilen ... fotoğrafları incelenerek çekişmeli parsellerin imar ihyaya konu edilip edilmediği,
zilyetliğin şekli ve süresinin tesbiti yoluna gidilmemiştir.3402 Sayılı Kadastro Yasasının 17. maddesi gereğince orman sayılmayan, Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan ve kamu hizmetine tahsis edilmeyen ve il, ilçe ve kasabaların imar planları kapsamında kalmayan araziden masraf ve emek sarfı ile imar ve ihya edilip tarıma elverişli hale getirilen (ev ve benzeri tesisler yapmak,
dışarıdan ... getirilerek tarıma elverişli hale getirmek imar ihya olarak kabul edilemez) ve imar ihyanın tamamlandığı tarihten tescil davasının açıldığı ya da tesbit tutanağının düzenlendiği güne kadar 20 yıl süreyle zilyet edildiği ileri sürülerek tapuya tescili istenen taşınmazların, Kadastro Yasasının 14. maddesinde yazılı diğer koşulların yanında niteliğinin, imar ihya edildiğinin ve üzerinde sürdürülen zilyetliğin, başlangıç ve süresinin, kullanılıp kullanılmadığının ve tasarruf sınırlarının ne olduğunun takdiri delil olan yerel bilirkişi ve tanık sözleri yanında,
gerçeğin bir resmi olan en eski tarihli ... fotoğrafı ile gerçeğin modeli olan memleket haritaları ile dava tarihinden ya da kadastro tesbit tarihinden 15 - 20 yıl önce en az iki zamanda birbirini izleyen bindirmeli olarak çekilen çiftli ... fotoğrafları ve bu fotoğrafların yorumlanması ile üretilen memleket haritaları ve standart topografik fotogrametri yöntemi ile düzenlenen kadastro haritalarının, özellikle ön bindirmeli çekilen ve birbirini izleyen streoskopik çift ... fotoğraflarının streoskop aletiyle ve üç boyutlu olarak incelenip taşınmazların niteliğinin,
konumunun ve kullanım durumunun anlatılan bilimsel yöntemle kesin olarak belirlenmesi gerekir.Somut olayda mahkemece, anlatılan biçimde bir araştırma ve inceleme yapılmamıştır.
O halde; dava konusu taşınmazların orman sayılmayan ve zilyetlikle kazanılabilecek yerlerden olduğunun belirlenmesi halinde, dava konusu taşınmazlar ve etrafını gösterir ve ilk defa o yerde grafik ya da fotogrametri yöntemiyle düzenlenen 1/5000 ölçekli arazi kadastro paftasının orijinal fotokopi örneği ile taşınmazlara bitişik ya da yakın komşu parsellerin, kadastro tespit tutanak örnekleri ve bu parsellere uygulanan tapu ve vergi kayıtları ilk oluşturulduğu günden itibaren tüm gittileri ile,
yine en eski tarihli memleket haritası ve ... fotoğrafları ile M.Y.’nın 713. maddesine dayanılarak açılan davalarda dava tarihinden, kadastro tespitine itiraz davalarında ise tespit tutanağının düzenlendiği tarihten 15 - 20 yıl önce iki ayrı tarihte çekilmiş stereoskopik ... fotoğrafları ve bu fotoğraflara dayanılarak üretilmiş orijinal renkli memleket haritaları bulunduğu yerlerden istenerek, bu belgeler ...
Fakültelerinin ... bölümünden mezun olan bir ... mühendisi, bir Harita-Kadastro (Jeodezi ve Fotogrametri) mühendisi ile üç yüksek orman mühendisinden oluşturulacak bilirkişi kurulu aracılığıyla, dava konusu taşınmazlar ile çevresine uygulanıp bu belgelerde dava konusu yer belirlendikten sonra, ... fotoğrafları ve dayanağı haritalar stereoskop aletiyle ve üç boyutlu olarak incelettirilip taşınmazların niteliğinin bu belgelerde ne şekilde görüldüğü,
imar-ihya ve zilyetliğin hangi tarihte başlanılıp tamamlandığı belirlenmeli, bu belgeler ile kadastro paftası, pafta düzenlenmemişse dava konusu taşınmazların 23/06/2005 gün ve 9070 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla yürürlüğe konulan ...
(Büyük Ölçekli Haritalar ve Harita Bilgileri Üretim Yönetmeliği) hükümlerine göre koordinatlı olarak düzenlenecek haritası hem 1/5000 ve hem de 1/25000 ölçeklerinde eşitlenerek kadastro paftası ile düzenlenen harita, komşu ve yakın komşu taşınmazları da içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle çekişmeli taşınmazların konumu, ... fotoğrafları ile orijinal renkli memleket haritaları üzerinde gösterir biçimde bilirkişi kurulundan ayrıntılı ve bilimsel verileri içerir, topografik ve memleket haritalarından yararlanılarak taşınmazın gerçek eğim durumunu gösterir rapor alınmalı,
dava konusu taşınmazların orman sayılmayan yerlerden olması veya kesinleşen orman kadastro sınırları dışında kalması ya da orman ve arazi kadastrosunun yapılıp kesinleştiği tarih ile dava tarihi arasında 20 yıldan fazla süre geçmesi o yerin kişiler adına tescili için yeterli olamayacağından bu şekilde yapılacak inceleme sonucu dava konusu yerin.
1) Orman sayılan veya orman rejimine girmiş (15.07.2004 günlü Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastro Yönetmeliği madde 26) yerlerden ya da 3402 Sayılı Yasanın 16. maddesinde belirtilen özel mülkiyete tabi olmayacak, kamu mallarından olduğunun belirlenmesi (3402 Sayılı Yasanın 16. md. A, B, C, D bentleri kapsamında kalan yerler),
2) Kamu hizmetine tahsis edilmiş olduğunun anlaşılması (3402 Sayılı Yasanın 17/1. maddesi gereğince orman yetiştirilmek üzere Orman Genel Müdürlüğüne tahsis edilen arazi ya da başka bir amaçla kamu hizmetine tahsis edilen arazi, imar-ihya ve zilyetlik yoluyla kazanılamaz. H.G.K. 03.06.1998 gün 1998/8-347-394 ve 12.12.2001 gün 2001/20-118-1156 S.K.),
3) İl, İlçe ve kasabaların ... veya uygulamalı imar planlarının kapsadığı alanlarda kaldığının saptanması (3402 Sayılı Yasanın 17/2. md. H.G.K. 25.04.2001 gün 2001/20-390-396 S.K.),
4) Tescil davalarında, davanın açıldığı; kadastro tesbitine itiraz davalarında ise kadastro tespit tutanağının düzenlendiği tarihten 20 yıl önce çekilmiş ... fotoğrafları ve bu fotoğraflardan üretilmiş memleket haritaları veya fotogrametri yöntemiyle düzenlenen kadastro paftalarında zilyet ve tasarruf edilmeyen yerlerden olduğunun anlaşılması,
5) Kadastro tesbit ve tescil harici bırakma işleminin kesinleştiği tarihten tescil davasının açıldığı tarihe kadar 20 yıllık zilyetlik süresinin geçmemiş olması (H.G.K.’nun 22/03/1995 gün 1994/8-873-216 ve 19/02/1997 gün 1996/8-768-100 ve 24/09/1997 gün 1997/20-372-718 ve 18/02/1998 gün 1998/8-15-129 sayılı kararları),
6) O yerde orman kadastrosu kesinleşmiş olsun olmasın, taşınmazların 6831 Sayılı Yasanın 17/2. ve Orman Kadastrosunun Uygulaması Hakkındaki Yönetmeliğin 26/a. Maddeleri kapsamında orman içi açıklık konumunda bulunması (H.G.K.nun 10.12.1997 gün 1997/20-830-1034 ve 17.12.1997 gün 1997/20-808-1039 ve 22.10.2003 gün 2003/20-665-614 ve 11.10.2004 gün 2004/7-531-582 sayılı kararları ile orman içi açıklıkların zilyetlikle kazanılamayacağı kabul edilmiştir.),
7) Dava konusu taşınmazların veya yakın çevresinin arazi kadastro ekiplerince kadastro paftası üzerinde orman nitelemesi yapılarak tesbit ve tescil harici bırakılması (H.G.K.nun 21.01.2004 gün 2004/8-15-7 ve 12.05.2004 gün 2004/8-242-292 ve 12/03/2008 gün ve 2008/20-214-241 sayılı kararları),
8) Kadastro (Tapulama) Komisyonu tarafından orman sayılarak tesbit ve tescil harici bırakılması (H.G.K.nun, 24.10.2001 gün 2001/8-964-751 ve 13.02.2002 gün 2002/8-183-187 sayılı kararları),
9) 15.07.2004 günlü Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastrosunun Uygulanması Hakkındaki Yönetmeliğin 26. maddesinin 2. fırkasında yazılı,
a) 4785 Sayılı Yasayla Devletleştirilmiş orman,
b) 3116 Sayılı Yasanın Geçici 1. maddesine göre kamulaştırılmış orman,
c) 6831 Sayılı Yasanın 3. maddesine göre orman rejimine alınmış yer,
d) Aynı Yasanın 13. maddesinin (B) bendine göre orman olarak ağaçlandırılan veya ağaçlandırılacak yer,
e) Aynı Yasanın 24. maddesine göre kamulaştırılan ya da diğer suretle orman yetiştirmek üzere kamulaştırılan yer,
f) Devlet Ormanı olduğuna dair kesinleşmiş mahkeme kararı bulunan yer,
g) Herhangi bir nedenle orman sınırı dışında kalmış orman,
h) ... Bakanlığınca orman olarak tahsis edilmiş yerlerden ağaçlandırılmış ya da ağaçlandırılmak üzere planlanmış saha,
ı) Orman ve ... muhafaza karakteri taşıyan funda ve makilik alan olduğunun belirlenmesi halinde bu tür yerlerin herhangi bir şekilde komisyonlarca sınırlama dışı bırakılmış veya orman sayılmamış olmasının bu yerlerin orman olma vasfını ortadan kaldırmayacağı düşünülerek başka bir araştırmaya gerek kalmadan Hazine davasının kabulü ile dava konusu taşınmazların orman niteliği ile Hazine adına tesciline karar verilmelidir (H.G.K.’nun 15/03/2006 gün 2006/8-106-68 sayılı kararı).
Yukarıda yazılı koşulların somut olayda bulunmaması halinde, taşınmazların öncesinin ne olduğu, imar-ihya yapılmışsa hangi tarihte başlanılıp bitirildiği, kimden kime kaldığı, zilyetliğin ne zaman başlayıp nasıl sürdürüldüğü ve ekonomik amacına uygun olup olmadığı, maddi olaylara dayalı ve ayrıntılı olarak, taşınmaz başında dinlenecek yerel bilirkişiler ile taraf tanıklarından sorulmalı, yerel bilirkişi ve tanık sözlerinin doğruluğu yukarıda belirtilen ve gerçeğin kendisi olan belgelere dayalı olarak düzenlenecek bilirkişi kurulu raporuyla denetlenmeli,
Somut olayın özelliği göz önünde bulundurularak ayrıca;
a) Taşınmazların eski ve ... niteliği konusunda jeoloji mühendisinden de ayrıntılı rapor alınmalı,
b) Keşif sırasında taşınmazları çeşitli yönlerinden hali hazır durumunu gösterir renkli fotoğrafları çektirilip onaylanarak dava dosyası içine konulmalı,
c) Davanın açıldığı tarihten önce ya da sonra Hazine yetkilileri tarafından hazırlanan idari tahkikat ve haksız işgal (ecrimisil) tutanakları varsa bu tutanaklar da yerine uygulanıp tutanaklarda ismi yazılı kişiler tanık sıfatıyla dinlenilmeli,
3402 Sayılı Yasanın 14/1. maddesinde yazılı 40 ve 100 dönüm kısıtlama araştırmasının aynı maddenin 03/07/2005 gün ve 5403 Sayılı ... Koruma ve Arazi Kullanma Yasası ile değiştirilen 2. fıkrası hükümlerine göre yapılacağı düşünülerek, adına tescil kararı verilecek kişi ya da kişiler ile diğer mirasçılar ve onların miras bırakanları yönünden aynı çalışma alanı içerisinde belgesizden zilyetliğe dayalı olarak tesbit ve tescil edilen taşınmaz olup olmadığı,
varsa cinsi, parsel numaraları ve miktarı, Tapu Sicil ve Kadastro Müdürlüklerinden ve yine, aynı kişiler tarafından açılan tescil davası olup olmadığı Hukuk Mahkemesi Yazı İşleri Müdürlüklerinden ayrı ayrı sorularak gerektiğinde tesbit tutanak örnekleri ve tapu kayıtları ya da tescil dava dosyaları getirtilip incelenmeli, dava konusu taşınmazların ... ya da ... ... arazisi olup olmadığı konusunda (5403 Sayılı Yasanın 3/j maddesi ile Taşınmaz Malların Sınırlandırma Tespit ve Kontrol İşleri Hakkındaki Yönetmeliğin değişik 10. maddesinin ikinci fıkrası hükümlerine göre,
... ... arazisi: ... yapılan bitkilerin büyüme devresinde ihtiyaç duyduğu suyun, su kaynağından alınarak yeterli miktarda ve kontrollü bir şekilde karşılandığı araziler olarak açıklandığından) ... mühendisinden yasanın amacına uygun rapor alınmalı, bundan sonra toplanan delillerin tümü birlikte değerlendirilerek, Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin, Asliye Hukuk Mahkemesince hükmüne uyularak kesinleşen bozma kararları dikkate alınarak oluşacak sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2010/12014, K. 2010/13711, 4 Kasım 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama