KÜNYE
(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2010/13179 E., 2010/16991 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Aralık 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
727 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ... Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı vekili ... Köyü 152 (yenileme ile 121 ada 4) parselin (13880 m2) kesinleşen orman kadastro sınırları içinde kaldığı iddiasıyla davalılar adlarına kayıtlı tapunun iptalini ve Hazine adına tescilini istemiştir. Mahkemece, taşınmazın ormanla ilgisi bulunmadığı belirlenerek davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı ... Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, yenileme kadastrosu askı ilan süresi içinde açılan orman savına dayalı tapu iptali ve tescili istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 1984 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu ile 1988 yılında yapılarak dava tarihinde kesinleşen aplikasyon ve 2/B uygulaması vardır. Genel arazi kadastrosu işlemi ise 1957 yılında kesinleşmiştir. 1998 yılında da 2859 Sayılı Yasaya göre pafta yenileme çalışması yapılmıştır.
Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir. Şöyle ki; uzman orman bilirkişileri ... ... ve ... tarafından ayrı ayrı düzenlenen raporlardan ilkinde taşınmazın O işaretli 5798 m2 yüzölçümlü bölümünün kesinleşen orman kadastro sınırları içinde kaldığı açıklanmış ve bunu gösteren basit kroki sunulmuş, kroki orman kadastro haritası ve kadastro paftası ile çakıştırılmamıştır.
... tarafından hazırlanan 2. raporda ise çekişmeli taşınmazı ilgilendiren 19, 20, 21 ve 22 numaralı orman sınır noktalarının haritasına hatalı tersim edildiği, tutanaklardaki ifadelerin gerçek koordinat değerlerine göre olması gereken yerleri gözönünde bulundurulduğunda taşınmazın tamamının orman kadastro sınırları dışında kaldığı açıklanmıştır. Orman kadastro tutanakları incelendiğinde orman sınırının İbiş Deresini takip ettiği, ancak her iki uzman bilirkişi raporunda da memleket haritası ve ... fotoğraflarının raporlara eklenmediği, ... sınırının ve tutanaklarda geçen diğer sabit noktaların gösterilmediği anlaşılmaktadır. Bu haliyle raporlar denetime elverişli değildir.
Orman kadastrosunun kesinleştiği yerlerde bir yerin orman olup olmadığı ve hukuki durumu o yer ile ilgili tüm orman kadastro tutanakları ve haritalarının yasa ve yönetmelikte belirlenen yöntem ile uygulanması sonucu belirlenir. Tahdit haritası ile de tutanakların çelişmesi halinde ise; kural olarak çalışma tutanaklarındaki anlatımın, açı ve mesafelerin esas alınması gerekir.
O halde; mahkemece öncelikle komşu parsel tutanakları ve ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2006/11176 sayılı dosyasına konu olan 121 ada 6 parsele ilişkin dava dosyası bulunduğu yerden getirtilmeli, daha sonra çekişmeli taşınmazın bulunduğu yere ait en eski tarihli ve 1980'li yıllara ilişkin memleket haritaları ile bunların düzenlenmesine esas olan ... fotoğrafları ilgili yerlerden getirtilerek önceki bilirkişiler dışında serbest orman mühendisleri arasından seçilecek 3 uzman orman mühendisi ve bir harita mühendisinden oluşturulacak bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden yapılacak keşifte; 6831 Sayılı Yasaya göre orman
kadastrosu ve 2/B madde uygulama yönetmeliğinin 54. maddesi uyarınca hazırlanan Orman Kadastro Teknik İzahnamesinin 49. maddesinde yazılı “orman sınır noktası ve hatların arza uygulanmasında tutanaklardan, orman kadastro haritalarından, ... fotoğraflarından, varsa ölçü karnelerinden nirengi, poligon, röper noktalarından yararlanılır” hükmü gereğince kesinleşen orman tahdit haritası, tutanakları ve kadastro paftası açı ve mesafeler gözönüne alınarak sağlıklı biçimde zemine uygulanıp,
zeminde bulunacak orman sınır noktasından hareketle tutanaklarda yazılı açı ve mesafeler okunarak ve ölçülerek en az ada bazında çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerdeki orman sınır noktaları birer birer zeminde bulunmalı ve yeri işaretlenmeli;
orman sınır noktalarının bazılarının zeminde bulunamaması halinde nedenleri üzerinde durulmalı, yerlerinden sökülerek yok edilip edilmedikleri ve yer değiştirip değiştirmedikleri saptanmalı, zeminde bulunamayan noktaların yerleri, tereddütsüz olarak zeminde yeri saptanabilen en yakın sabit orman sınır noktalarından hareketle, yine orman tahdit tutanaklarındaki açı ve mesafeler okunup, 1984 yılı orman kadastrosunda uygulanan yöntem ve araçlar ile ölçülerek orman sınır noktaları birer birer bulunup zeminde işaretlenmeli, çekişmeli taşınmazların bu orman sınır hatlarına göre konumu duraksamaya yer vermeyecek biçimde saptanmalı,
çelişki halinde orman sınır noktalarının zemindeki ve arazi kadastro paftasındaki yerlerine değil tutanaklarda yön ve mesafe olarak tarif edilen ... fotoğrafları ile desteklenen yerlerine itibar edileceği bilinmeli, bilirkişi kuruluna, uygulanan harita, kadastro paftası ve en eski tarihli ve 1980'li yıllara ait memleket haritası ile ölçekleri eşitlettirilerek,
çekişmeli taşınmazın 1984 yılında yapılmış orman kadastrosunda oluşturulan orman sınır noktalarından oluşan orman sınır hattına göre konumunu ada bazında gösteren, orman sınır hatları ile irtibatlı kroki düzenlettirilmeli,yine aynı adada bulunan tüm parsellerin en eski tarihli memleket haritası ve 1980'li yıllarda düzenlenen memleket haritasındaki konumunu saptanarak her iki harita üzerinde gösterilmeleri sağlanmalı ve bütün bu konuları açıklayan bilimsel verileri bulunan rapor alınmalı ve oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir.
Açıklanan hususlar gözetilmeksizin yetersiz araştırma ve incelemeye dayanılarak yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2010/13179, K. 2010/16991, 29 Aralık 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama