Kadastro sırasında ....Köyü 221 ada 1 parsel sayılı 6207362,44 m2 yüzölçümündeki orman vasfı ile Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı gerçek kişiler, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak 221 ada 1 parsel içinde kalan farklı farklı yerlere dava açmışlardır. Mahkemece ; davacılar ..., ..., ..., ... ve ... tarafından açılan davaların feragat nedeni ile reddine; ... Elmas tarafından açılan davanın vazgeçme nedeni ile açılmamış sayılmasına.
221 ada 1 parsel sayılı taşınmaza ilişkin kadastro tutanağının iptali ile (1) ile gösterilen 3454,82 m2'lik kısmın ..., (3) ile gösterilen 4897,52 m2'lik kısmın ..., (9) ile gösterilen 1615,65 m2'lik kısmın ..., (8A) ile gösterilen 2703,55 m2, (8B) ile gösterilen 1404,90 m2 ve (8C) ile gösterilen 413,98 m2'lik kısımların ..., (10B) ile gösterilen 2137,32 m2'lik kısmın ..., (4A) ile gösterilen 1293,38 m2'lik kısmın ..., (2A) ile gösterilen 683,81 m2 ve (2B) ile gösteirlen 2345,71 m2'lik kısımların ..., (B) ile gösterilen 3441,77 m2'lik kısmın Özkemal Ağgamaş, (A) ile gösterilen 6320,57 m2'lik kısmın ...,
(7) ile gösterilen 2690,95 m2'lik kısmın ... ve (5) ile gösterilen 10081,90 m2'lik kısmın ... adına tapuya tesciline Erol Tosun'un davasının reddine, ...'ün (10A) ile gösterilen ve ...’ün (4B) ile gösterilen kısımlara yönelik davalarının reddine, kabul edilen kısımlar çıktıktan sonra kalan 6163576,61 m2'lik kısmın orman vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm davacı ..... ile davalı ... Yönetimi ve Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede orman kadastrosu 5304 Sayılı Yasa ile değişik 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesi gereğince yapılmış ve dava konusu taşınmazlar orman sınırları içinde bırakılmıştır.
1) İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, uzman orman bilirkişi tarafından eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada davacı ..... tarafından dava konusu edilen taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu anlaşıldığına ve yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davacı .....'un yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile bu kısma yönelik usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine,
2) Davalı ... Yönetimi ve Hazinenin temyiz itirazlarına gelince: Davacılar adına tapuya tesciline karar verilen 1 - 3 - 9 - 8A - 8B - 8C - 10B - 4A - 2A - 2B - B - A - 7 - 5 ile gösterilen taşınmazlar, dört tarafı orman olarak Hazine adına tespit gören ve fiilen orman olan 221 ada 1 numaralı orman parselinin itirazsız kesinleşen kısımları ile çevrili orman içi açıklık niteliğindedir.
6831 Sayılı Yasanın 17. maddesi, orman içi açıklıklarda tarım ve inşaat yapılmasına, hayvancılık amacı ile ağıl yapılmasına, bu kesimlerin özel mülke dönüşmesine izin vermez.
6831 Sayılı Yasa, madde: 17/1-2
Devlet ormanları içinde bu ormanların korunması, istihsal ve imarı ile alakalı olarak yapılacak her nevi bina ve tesisler müstesna olmak üzere; her çeşit bina ve ağıl inşaası ve hayvanların barınmasına mahsus yerler yapılması ve tarla açılması, işlemesi, ekilmesi ve orman içinde yerleşilmesi yasaktır.
Devlet Ormanlarının herhangi bir suretle yanmasından veya açıklıklarından faydalanılarak işgal, açma veya herhangi şekilde olursa olsun kesme, sökme, budama veya boğma yollarıyla elde edilecek yerlerle buralarda yapılacak her türlü yapı ve tesisler, şahıslar adına tapuya tescil olunamaz. Buralara doğrudan doğruya orman idaresince el konulur. Yanan orman alanlarındaki her türlü emval Orman Genel Müdürlüğünce değerlendirilir (03/07/2004 gün ve 5112 Sayılı Yasa ile değişik hali).
Yasa metninden açıkça anlaşıldığı gibi, hangi nedenle olursa olsun orman içi açıklıklarda tarım, inşaat ve hayvancılık yapmak amacı ile ağıl yapılamaz. Bu tür yerler özel mülk olamaz. Yönetim derhal el koyma hakkına sahiptir. Orman içi açıklıklardan yararlanabilmek için zorunlu olarak orman kullanılacaktır. Bu kullanım nedeniyle yeni açma, genişletme, yangın oluşması önlenemeyecek ve orman bütünlüğü bozulacaktır.
Ayrıca, bu tür taşınmazların öncesinin orman olma zorunluluğu yoktur. Zira, öncesi orman olan ve ormandan açılan taşınmazlar, 6831 Sayılı Yasanın 1. maddesi ve Yargıtay uygulamaları gereği oluşan kesin içtihatlara göre zaten orman sayılmaktadır. 17. maddede tanımı yapılan olgu, öncesi orman iken açılan yerlerle beraber ayrıca [HANGİ NEDENLE OLURSA OLSUN ORMAN İÇİ AÇIKLIKLARIN KAZANILAMAYACAĞI İLKESİNİ İÇERMEKTEDİR VE AMACI ORMAN BÜTÜNLÜĞÜNÜ KORUMAKTIR]. Bu tür yerlerin 15.07.2004 günlü Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastrosunun Uygulanması Hakkındaki Yönetmeliğin 26/a maddesi gereğince orman olarak sınırlandırılması gerekir.
Yasa koyucu ayrı bir kavram oluşturmuş ve hangi nedenle olursa olsun orman içi açıklıklarda tarım ve inşaat ile özel mülke dönüşme yolunu kapamıştır. Bu itibarla, dava konusu taşınmazın memleket haritasında açık alanda gözükmesi bu olguyu değiştirmez. Etrafı ormanla çevrili olan taşınmazlar özel mülke dönüşüp, tarım ve inşaata açıldığında orman bütünlüğünün bozulacağı tartışmasızdır.
Dairemizin bu yoldaki kararları Yargıtay Hukuk Genel Kurulunca benimsenmiş ve yerleşik kararlar halini almıştır [Y.H.G.K.’nun 10.12.1997 gün ve 1997/20-830/1034, 10.12.1997 gün ve 1997/20-808/1039, 22.10.2003 gün ve 2003/20-665/614 sayılı ve yine orman kadastrosunun kesinleştiği tarihten sonra 20 yıldan fazla süre geçse dahi orman içi açıklık konumunda olan taşımazların zilyedlik yoluyla kazanılamayacağı konusundaki 11.10.2004 gün ve 2004/7-531-582 sayılı kararları].
Tapu ve zilyetlik yoluyla kişi ve kurumların ormandan toprak kazanmasını sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları da Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmıştır.
Ayrıca; orman içi açıklık ve boşluklar ile orman ve toprak muhafaza karakteri taşıyan funda ve makilik alanlar, yasa gereği orman sayıldığı için, 15.07.2004 günlü Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastro Yönetmeliğinin 26. maddesinin (a) ve (j) bentleri gereğince Devlet Ormanı olarak sınırlandırılması öngörülmüştür. Bu tür yerler zilyetlik yolu ile kazanılamaz ve özel mülk olarak tescil edilemez.
Mahkemece değinilen yönler gözetilerek davacıların davasının reddine karar verilmesi gerekirken, dava konusu taşınmazın özel mülke dönüşmesini sağlayacak biçimde davanın kısmen kabulü yolunda hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olduğundan davalılar Orman Yönetimi ve Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile 1 - 3 - 9 - 8A - 8B - 8C - 10B - 4A - 2A - 2B - B - A - 7 ve 5 ile gösterilen bölümlere yönelik hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde Orman Yönetimine iadesine 08/11/2010 gününde oybirliği ile karar verildi.