Davacı Hazine, ... İlçesi, ... Beldesinde bulunan, devletin hüküm ve tasarrufu altında olan ve fundalık- çalılık olarak tescil harici bırakılan taşınmazın davalılar tarafından zeytin ağaçları dikmek suretiyle işgal edildiğini, davalıların taşınmaza vaki el atmasının önlenmesi ve üzerindeki yapıların kal'i talebi ile dava açmıştır. Birleştirilen mahkemenin 2005/4 esas sayılı dava dosyasıyla ... ve arkadaşları dava dilekçesinde sınırlarını bildirdikleri ...
Beldesi,... mevkiinde bulunan taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının yararlarına oluştuğunu iddia ederek Madeni Yasanın 713. maddesi hükmüne göre taşınmazın adlarına tescili talebiyle dava açmışlardır.
Mahkemece dava konusu taşınmazın 1427 parsel numarası ile ... adına tapuda kayıtlı olduğu anlaşıldığından hazinenin açtığı davanın aktif husumet ehliyeti bulunmadığından, gerçek kişilerin davasının ise taşınmaz tapuda kayıtlı olduğundan reddine karar verilmiş; hüküm davacı – davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Medeni Yasanın 713. maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmazın tescili, elatmanın önlenmesi ve taşınmaz üzerindeki muhdesatın kal’ine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde dava tarihinden önce 1949 yılında 3116 Sayılı Yasa hükümleri gereğince yapılan orman tahdidi ile 16.08.1975 tarihinde ilan edilerek kesinleşen 1744 Sayılı Yasa ile değişik 2. madde uygulaması ve 24.06.1994 tarihinde ilan edilerek kesinleşen 3302 Sayılı Yasa ile değişik 2/B madde uygulaması bulunmaktadır.
1) Dosyada mevcut bilirkişi raporlarına göre dava konusu edilen yerler raporlara ekli krokilerde (A) ile gösterilen 12504,083 m2’lik kısım ile (B) ile gösterilen 1748,37 m2’lik kısımdır.
Mahkemece dava konusu taşınmazın 1427 parsel numarası ile ... adına tapuda kayıtlı olduğu anlaşıldığından Hazinenin açtığı davanın aktif husumet ehliyeti bulunmadığından, gerçek kişilerin davasının ise taşınmaz tapuda kayıtlı olduğundan reddine karar verilmiş ise de çekişmeli taşınmazın (B) ile gösterilen 1748,37 m2 lik kısmın ... adına tapuda kayıtlı olan 1427 parsel sayılı taşınmaz sınırları dışında ancak 2/B madde uygulaması ile hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan alanda kaldığı sabit olduğundan çekişmeli (B) ile gösterilen alanın 6831 Sayılı Yasanın 22/son maddesi gereğince tapuya tescil edilip edilmediği sorularak eğer tapuya
tescil edilmemiş ise davacı Hazinenin bu kısma yönelik davasının kabulü ile (B) ile gösterilen 1748,37 m2’lik kısmın hazine adına tapuya tesciline ve beyanlar hanesine 2/B madde uygulaması ile Hazine lehine orman sınırları dışına çıkarılan yerlerden olduğunun şerh verilmesi gerekirken (B) kısmının da 1427 parsel sayılı taşınmaz içinde kaldığı kabul edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
2) Dava konusu (A) ile gösterilen 12504,083 m2’lik kısmın ... adına tapuda kayıtlı olan 1427 parsel sayılı taşınmaz sınırları içinde kaldığı anlaşıldığına ve yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre davacı Hazinenin bu kısma yönelik yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
SONUÇ 1) Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile (B) kısmına yönelik hükmün BOZULMASINA,
2) 2.bentte açıklanan nedenlerle Hazinenin (A) kısmına yönelik temyiz itirazlarının reddi ile bu kısma yönelik hükmün ONANMASINA 08/11/2010 günü oybirliği ile karar verildi.