Davacı, zilyedliğe dayanarak yörede 2008 yılında ilk kez yapılan ve 20.01.2009 – 20.07.2009 tarihleri arasında ilan edilen orman kadastrosu sırasında ... Köyü ... mevkiindeki taşınmazların tamamının orman sınırı içine alınması işleminin yanlış olduğunu, bu yerlere ait sınırlamanın iptalini istemiştir. Mahkemece, çekişmeli taşınmazların orman içi açıklık olması nedeniyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, altı aylık süre içinde açılan orman kadastrosuna itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce orman kadastrosu yapılmamıştır. Genel arazi kadastrosu ise 766 Sayılı Yasaya göre yapılmış ve 26.12.1985 tarihinde kesinleşmiştir. Dava konusu taşınmazlar taşlık ve çalılık niteliği ile tescil harici bırakılmışlardır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, uzman orman bilirkişi kurulu tarafından eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada çekişmeli taşınmazların 6831 Sayılı Yasanın 17/2. madde hükmüne göre orman içi açıklık niteliğinde orman sayılan yerlerden olduğu ve bu tür yerlerin 15.07.2004 günlü Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastro Yönetmeliğinin 26. maddesi gereğince orman olarak sınırlandırılmasının zorunlu olduğu belirlenerek yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre, yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 27/12/2010 gününde oybirliği ile karar verildi.