İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /20. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 20. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2010/14927 K.2011/1343

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

Esas2010/14927Karar2011/1343Tarih17 Şubat 2011Okuma5 dk · 1.053 kelime

KÜNYE

(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2010/14927 E., 2011/1343 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
17 Şubat 2011
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.053 kelime·5 dk okuma

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR

Davacı ... ’a vekaleten ... , tapuda ... adına kayıtlı olan Kargınkürü köyü 106 ada 35 sayılı parsele ... tarafından ev yapıldığı, bu yerin bitişiğinde Hazine adına kayıtlı taşınmazı ... ... ’ın kullandığı, bu yere ... tarafından 17 adet ağaç diktiği, davalı ... tarafından ağaçların kesildiği ve sahiplenildiği ve 35 sayılı parsele 1,20 m2 tecavüz ettiği, daha sonra ... ... tarlası ile burayı birleştirip sahiplendiği, bu parselin içinde ... ’ın evi bulunduğu, ...’in bu ev karşılığı para aldığı, Tapu İdaresinin durumu fark etmesi üzerine, tapu kaydının miktarı 391 m2'ye düşürdüğü,

ormandan çaldığı yeri ...’in ormana iade ettiği, bu yerin 2/B madde gereğince Devlet adına tapulandığı zaman, kendisine satılmak üzere zilyet olarak kendi isminin yazılmasını istemiştir.

Mahkemece, dava konusu parselin 106 ada 34 sayılı parsel olduğu, bu parselin yenilemeden önce 260 parsel sayısı ile tapuya 1952 yılında kayıt edildiği, 1957 yılında ... adına kayıtlı olduğu, Kargınkürü köyünde yapılan orman kadastrosunun aplikasyonu sırasında çekişmeli parselin 11,72 m2 bölümünün orman tahdit sınırları içinde kaldığı, 102,88 m2 yüzölçümündeki bölümün Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan sahada kaldığı, 391,57 m2 bölümün ise ... adına kayıtlı olduğu, davalı ... adına kayıtlı tapunun 1957 yılından beri davalı ... mülkiyetinde ve zilyetliğinde olduğu,

davacının davasının haksız olduğu gerekçesiyle davanın REDDİNE karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.

Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, 2/B vasfıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yer niteliğiyle Hazine adına tapuya tescili sağlandıktan sonra, zilyet olarak beyanlara şerh verilmesi istemine ilişkindir.

Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde dava tarihinden önce 1941 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 1981 yılında yapılıp 1982 yılında kesinleşen aplikasyon ve 1744 sayılı Yasa ile değişik 6831 sayılı Yasanın 2. madde uygulaması, 1989 yılında yapılıp kesinleşen aplikasyon ve 3302 sayılı Yasa ile değişik 6831 sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması vardır.

Kargınkürü köyü 106 ada 35 Sayılı 2024,35 m2 yüzölçümündeki parsel 22.03.1990 tarihinde ... ... adına kayıtlı iken 23.03.2004 tarihinde ...’a, 17.04.2006 tarihinde ... ’a satılmıştır.

106 ada 34 sayılı 506,17 m2 yüzölçümündeki parsel 22.03.1990 tarihinde yenileme ile ... adına kayıt edilmiştir.

28.06.1990 tarihinde 1996/4 sayılı genelge hükümlerine göre ifrazen 102,88 m2 yüzölçümündeki bölüm106 ada 112 parsel sayısı tarla niteliğiyle, 11,72 m2 yüzölçümündeki bölüm 106 ada 111 parsel sayısı ve orman niteliğiyle Hazine adına, 106 ada 34 sayılı parsel 391,57 m2 yüzölçümüyle ... adına tescil edilmiştir.

106 ada 36 sayılı 3289,70 m2 yüzölçümlü parsel yenileme ile 22.03.1990 tarihinde ... adına kayıt edilmiştir.

106 ada 103 sayılı parsel sayılı 621,12 m2 yüzölçümündeki taşınmaz ev ve avlusu niteliğiyle ifrazen 22.09.1998 tarihinde Hazine adına kayıt edilmiştir. 106 ada 105 parsel sayılı 1079,13 m2 yüzölçümündeki taşınmaz ev ve avlusu niteliğiyle ifrazen 22.09.1998 tarihinde Hazine adına kayıt edilmiştir. beyanlar hanesinde ... oğlu ... işgalinde olduğu ve 6831 Sayılı Yasanın 2/B uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığına ilişkin şerh vardır.

106 ada 107 sayılı 943,40 m2 yüzölçümündeki taşınmaz ifrazen Hazine adına kayıtlı olup, beyanlar hanesinde ... işgalinde olduğu ve 6831 sayılı Yasanın 2/B uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığına ilişkin şerh yazılmıştır.

Vekil sıfatıyla ... tarafından mahkemeye verilen dava dilekçesinde, davacı sıfatıyla ... gösterilip, davanın kocası olan ... ’a vekaleten açıldığı dile getirildiği halde, kendisini davacı yerine koyarak, dava dilekçesinde ... adına istediklerini, yargılamanın ilerleyen aşamalarında Davacı sıfatıyla kendisini aynı istemde bulunmuştur.

3402 sayılı Yasanın 31. madde 1. fıkrası gereğince “Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun tanıdığı imkanlar saklı kalmak ve davada menfaatleri zıt olmamak şartıyla, kadastro işlerinde karı ve ... birbirlerini vekil tayin edebilirler.” Ancak, H.Y.U.Y. nın 61 maddesi ve Avukatlık Yasasının 35 ve geçici 17. maddesi gereğince, genel mahkemelerde sadece avukatlar ile şartları varsa dava vekilleri tarafından vekalet üstlenilebilir.

Karı ve ... bir birlerini vekil olarak temsil edemezler. Bu nedenle, dava şartları gerçekleşmediği ve dava yöntemince açılmadığı gibi, ... ’ı temsilen dava açan ... ’ın yargılamanın daha sonraki aşamalarında davacı sıfatını üstlenmesi, davanın taraflarının ve dolayısıyla davanın genişletilmesi yasağı nedeniyle yasal değildir.

Diğer taraftan; çekişmeli taşınmazın kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içindeyken kesinleşmiş 2/B uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı iddia edildiğine göre, bu taşınmazın mülkiyeti Hazineye ait olduğundan, Hazinenin de davalı sıfatı bulunduğu, Hazine aleyhine de dava açılması gerektiği halde, sadece bu taşınmazı işgal ettiği ileri sürülen kişiler aleyhine dava açılması usule aykırıdır.

Çekişmeli taşınmazın 2/B madde kapsamındaki yer niteliğiyle Hazine adına tapuya tescili, ve tapunun beyanlar hanesinde kendisinin kullanımında olduğunun yazılması istemine gelince; bilirkişi raporuna göre çekişmeli taşınmazın 3116 sayılı Yasaya göre 1941 yılında yapılarak kesinleşen orman kadastrosu sonucu orman sınırları içerisinde bırakıldığı ve 6831 sayılı Yasanın 2/B maddesi gereğince Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı sabittir.

6831 sayılı Orman Yasasının Değişik 2. ve 2/B maddeleri uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkartılan yerlerde 2924 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi Hakkındaki Yasa hükümlerinin uygulanamayacağına ve bu yerlerin rayiç bedelleri üzerinden köylerde; öncelikle kullanıcısı orman köylüsüne, belediye ve mücavir alan

sınırları içerisinde ise; kullanıcılarına doğrudan satılabileceği gibi, belediyelere ve Arsa Ofisi Genel Müdürlüğüne devredilebileceğine ilişkin 4706 sayılı Hazineye Ait Taşınmaz Malların Değerlendirilmesine İlişkin Yasanın 3. maddesi, 04.10.2002 günlü Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 04.10.2002 gün ve 2001/382-21 sayılı kararı ile iptal edilmiş ve 4706 sayılı Yasa hükümlerinin, 4706 sayılı Yasanın 3. maddesi ile de 2924 sayılı Yasanın satışa ilişkin ilgili maddelerini zımnen yürürlükten kaldırdığı için 2924 sayılı Yasanın da uygulanma olanağı kalmamıştır.

Bu nedenle; hukuki boşluk meydana geldiğinden, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 10.12.1997 tarih 1997/19-665/1018 sayılı kararında da "Bir kanun veya kanun hükmünde kararnamenin Anayasa Mahkemesince iptali karşısında, o kanunun veya kanun hükmünde kararnamenin yürürlükten kaldırdığı veya değiştirdiği kanun hükümlerinin uygulanabilir hale gelmeyeceğinin, kendiliğinden yürürlüğe girmeyeceğinin, hukuki boşluk meydana geleceği" şeklinde açıklandığı üzere, Anayasa Mahkemesinin iptal gerekçeleri ve hukuki boşluk nedeniyle 2924 sayılı Yasanın satışa ilişkin hükümleri uygulanamaz.

Kaldı ki; Medeni Yasanın 919. maddesi, şerh verilecek hakları belirlemiş olup, taşınmazın üzerinde kimin hak sahibi olduğu konusunda tapunun beyanlar hanesine şerh verilemeyeceği, bu husus bu bölgede 3402 sayılı Yasının ek 4 maddesi hükmüne göre yapılacak bir kullanım kadastrosunda değerlendirilebileceği gibi, beyanlarla ilgili 3402 sayılı Yasanın 19. maddesi genel hüküm niteliğinde olmadığından, ancak kadastro tesbitinden ... uyuşmazlıklarda kadastro mahkemelerince uygulanması mümkün olup, anılan hükmün genel mahkemelerde uygulanmasına olanak yoktur (3402 sayılı Yasa 33 md.).

Açıklanan hususlar gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yargılamaya devamla yerinde olmayan gerekçelerle davanın esası hakkında red hükmü kurulması doğru değilse de, hüküm sonuç itibariyle doğru olduğundan, mahkeme gerekçesinin anlatılan şekilde düzeltilmesine ve sonuç itibariyle doğru olan mahkeme kararının H.Y.U.Y.'nın 438/7. maddesi gereğince gerekçesi DÜZELTİLEREK ONANMASINA, aşağıda ... onama harcının temyiz edene yükletilmesine 17/02/2011 günü oybirliği ile karar verildi.

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2010/14927, K. 2011/1343, 17 Şubat 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
20. Hukuk Dairesi
Esas No
2010/14927
Karar No
2011/1343
Tarih
17 Şubat 2011

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2010/14927 K.2011/1075
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2010/14928 K.2011/2048
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2010/14928 K.2011/1335
  • Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2010/14929 K.2011/1093
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2010/14929 K.2011/1339
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2010/14931 K.2011/2053

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.