Kadastro sırasında ... İlçesi. Köyü 2103 parsel sayılı 6.680 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, senetsiz ve belgesizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle tarla niteliği ile ... ... adına tespit ve tescil edilmiş, daha sonra satış yoluyla davalıya geçmiştir. Davacı ...
Yönetimi, çekişmeli taşınmazın öncesinin orman olduğu gibi kesinleşen orman tahdidi içinde kaldığı, eylemli durumu da gözetilerek taşınmazın orman olan bölümlerinin tapu kaydının iptal edilerek orman niteliği ile Hazine adına tapuya tescili ve davalının el atmasının önlenmesine karar verilmesi istemiyle dava açmıştır.
Mahkemece, davanın kabulüne, dava konusu taşınmazın bilirkişiler tarafından düzenlenen krokili raporda (B) ile işaretlenen bölümünün tapu kaydının iptal edilerek orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline ve davalının bu yere yönelik el atmasının önlenmesine karar verilmiş, hüküm davacı ... Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kesinleşen tahdit içinde kalan taşınmazın tapu kaydının iptali, tescil ve el atmanın önlenmesi niteliğindedir.Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 1944 yılında 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılıp 03.12.1945 tarihinde ilan edilerek kesinleşen orman kadastrosu, 1957 yılında arazi kadastrosu, 3302 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılan ve 23.8.1991 tarihinde ilan edilen aplikasyon ve 2/B madde uygulaması bulunmaktadır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve uzman orman ve ... bilirkişi tarafından kesinleşmiş tahdit ve aplikasyon haritalarına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan uygulama ve araştırma sonucunda çekişmeli taşınmazın (A) ile işaretlenen bölümünün 03.12.1945 tarihinde ilan edilerek kesinleşen orman tahdit haritası dışında kaldığı anlaşıldığına, davanın kesinleşen tahdit haritasına dayalı olarak açıldığına, Hazine ve davacı ...
Yönetiminin; yörede 4785 sayılı yasanın yürürlük tarihinden önce orman kadastrosu yapıldığından taşınmazın eski tarihli memleket haritası ve ... fotoğraflarına göre orman sayılan yerlerden olduğu, eylemli orman niteliğinde bulunduğu iddiasıyla her zaman dava açabileceğine göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 03.11.2010 günü oybirliğiyle karar verildi.