KÜNYE
(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2011/10353 E., 2011/12245 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 31 Ekim 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
274 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi müdahil Hazine vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Dava konusu ... köyü 2877 parsel sayılı 4000 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, tapu kaydı ile ... adına tescil edilmiştir. Davacı ... Yönetimi, taşınmazın kesinleşen orman tahdit sınırları içinde kaldığı iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece davanın kabulüne ve dava konusu parselin tapu kaydının iptali ile orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm müdahil Hazine vekili ile davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kesinleşen tahdit nedeniyle tapu iptali tescil niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 15/11/1986 tarihinde yapılıp kesinleşen orman kadastrosu ile daha sonra 3302 sayılı Yasaya göre 29/03/1996 tarihinde yapılıp dava tarihinde kesinleşen aplikasyon ve 2/B madde uygulaması bulunmaktadır.
1) Davalılar vekili kararı süresinde temyiz etmiş, ancak; dosya temyiz aşamasında iken mahkemesinden havale edilerek yargıtaya gönderilen 29/09/2011 tarihli dilekçesinde temyiz taleplerinden vazgeçtiklerini bildirdiklerinden temyiz istemlerinin (temyiz dilekçesinin) reddi gerekmiştir.
2) İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, uzman orman bilirkişi tarafından kesinleşmiş orman kadastro haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan uygulama ve araştırmada çekişmeli taşınmazın orman kadastrosu içinde kalan yerlerden olduğu anlaşıldığına ve yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASI gerekmiştir.
Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2011/10353, K. 2011/12245, 31 Ekim 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama