KÜNYE
(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2011/12271 E., 2011/11001 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Ekim 2011
- Mahkemesi
- Kadastro Mahkemesi
Karar Metni
373 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki kadastro tesbitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Kadastro sırasında ... köyü 566 parsel sayılı 10000 m² yüzölçümündeki taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalılar adlarına tarla vasfıyla tespit edilmiştir. Davacı, Orman Yönetimi taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece, kesin hüküm gerekçesiyle davacı ... Yönetiminin davasının reddine ve ... köyü 566 parsel sayılı taşınmazın ... Kadastro Mahkemesinin 28/05/1999 gün ve 1997/6-1999/1 sayılı ilamı gibi tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı ... Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir. Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tesbitine itiraza ilişkindir.
Mahkemece, kesin hüküm gerekçesiyle davacı ... Yönetiminin davasının reddine karar verilmiş ise de; varılan sonuç davanın niteliğine, toplanan ve değerlendirilen delillere uygun düşmemiştir. Şöyle ki; kural olarak kesin hüküm kamu düzenine ilişkin, istek olmasa bile yargılamanın her aşamasında mahkemece resen gözetilmesi gerekli olumsuz dava koşullarındandır.
Ne var ki, kesin hükümden söz edilebilmesi için koşulları H.Y.U.Y.’nın 237. maddesi hükmüne göre, her iki davanın taraflarının, dava sebeplerinin ve ilk davanın hüküm fıkrası ile ikinci davaya ait talep sonucunun aynı olması gerekir. Somut olaya gelince, ...
Kadastro Mahkemesinin 28/05/1990 gün ve 1997/6 – 1999/1 sayılı kararına konu teşkil eden taşınmazlardan biri, bu davaya konu olan 566 sayılı parsel ise de, 566 parsel sayılı taşınmaz kadastro sırasında ..., ..., ... ve ... adına tespit görmüştür. ...
Kadastro Mahkemesinin 1997/6 esas sayılı dosyasında ... isimli bir kişi Husumeti tespit maliki olmayan Hazineye yönelterek dava açmış, adı geçen mahkemece de, taşınmazın baraj gölü suları altında kalacağı kesinlik kazandığı gerekçesiyle parselin kadastro dışı (tespit harici) bırakılmasına karar verilmiştir. Belirtilen bu davada tespit malikleri veya sonrasında mirasçıları ile davacı ... Yönetimi taraf değildir.
Görüleceği üzere tarafları, dava sebepleri ve talep sonucu bakımından farklılık arz eden ... Kadastro Mahkemesinin 28/05/1990 gün ve 1997/6 – 1999/1 sayılı kararının temyize konu bu davada kesin hüküm oluşturmadığı kuşkusuzdur. Hal böyle olunca, taraf delillerinin yöntemine uygun bir biçimde toplanıp değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiş olması doğru değildir.
Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2011/12271, K. 2011/11001, 4 Ekim 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama