KÜNYE
20. Hukuk Dairesi 2011/16253 E., 2012/4806 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Mart 2012
- Mahkemesi
- Kadastro Mahkemesi
Karar Metni
250 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki kullanım kadastrosuna itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
3402 Sayılı Yasanın 5831 sayılı Yasanın 8. maddesi ile değişik Ek 4. maddesi gereğince yapılan kadastro sırasında Elmalıkent mahallesi, 148 ada 9 ve 10 parsel sayılı 2/B parsellerinin kadastro tutanağının beyanlar hanesine; 9 nolu taşınmazın, ... evladı ...’un, 10 nolu taşınmazın Şevket evladı ...’un zilyetliğinde olduğu şerhi verilerek, Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı, her iki taşınmazın eşit şekilde kardeşi ve kendisinin zilyetliğinde olduğu halde, kardeşine daha fazla yer verildiğini belirterek dava açmıştır. Mahkemece; davacının kesin ve ihtarlı mehile rağmen Yılmaz Akbulut’u davaya dahil etmediği gerekçesiyle davanın reddine ve dava konusu taşınmazların tespit gibi tescillerine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kullanım kadastrosuna itiraza ilişkindir.
Mahkemece, yasa hükümlerinin değerlendirilmesinde hataya düşülmüştür. Şöyle ki; Kadastro Yasasının 36. maddesi, 1. fıkrasının 3. cümlesinde; “Bu Kanun gereğince re'sen yapılması gereken soruşturma ve tebligat işlemleri için zarurî giderler, ileride haksız çıkacak taraftan alınmak üzere bütçeye konulan ödenekten karşılanır." hükmü gözden kaçırıldığı gibi, taraf teşkilinin sağlanması, mahkemenin kendiliğinden yapması gereken işlemlerdendir. Bu nedenlerle; mahkemece, taraf teşkili sağlanıp işin esasına girilmesi gerekirken aksi görüşlerle kurulan hüküm usul ve yasaya aykırıdır.
Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2011/16253, K. 2012/4806, 29 Mart 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama