KÜNYE
(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2011/191 E., 2011/4027 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Nisan 2011
- Mahkemesi
- Kadastro Mahkemesi
Karar Metni
277 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
... Köyü 103 ada 7 parsel sayılı taşınmaz, 3402 sayılı Yasaya 5831 sayılı Yasayla eklenen ek 4 maddesi gereğince yapılan kadastro çalışmalarında ağaçlık niteliğiyle, beyanlar hanesinde kullanım belirtilmeden Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı, dava konusu taşınmazın oman ile ilgisinin bulunmadığından 2/B uygulaması olarak yapılan tespitin iptali ile adına tescilini talep etmiştir. Mahkemece mülkiyete ilişkin davanın reddine, zilyetlikle ilgili davanın ise kabulüne ve dava konusu taşınmazın beyanlar hanesine davacının zilyet olarak yazılmasına karar verilmiş, hüküm Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, 2/B uygulaması ile orman sınırları dışına çıkarılan taşınmazda bulunan kullanım durumuna itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tespit tarihinden önce 3302 sayılı Yasaya göre 1991 yılında yapılıp 21.02.1991 tarihinde askı ilanı yapılarak 22.08.1991 tarihinde kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B madde uygulama çalışmaları bulunmaktadır.
Dava, 2/B uygulaması ile orman sınırları dışına çıkarılan taşınmazda bulunan kullanım durumuna itiraza ilişkindir. 5831 sayılı Yasayla 3402 sayılı Yasaya eklenen ek 4. madde gereğince yapılan kullanım kadastrolarına karşı itiraz davalarının, 3402 sayılı Kadastro Yasasının 11. maddesi uyarınca yasal itiraz süresi içinde açılması halinde kadastro mahkemesinde görülmesi gerekir. Somut olayda; 30 günlük itiraz süresi geçtiğine göre, uyuşmazlığın çözüm yeri Genel Mahkemelerdir. Değinilen yön gözetilmeden işin esası hakkında hüküm kurulması doğru değildir.
Kabule göre de; dava konusu taşınmaz hakkında sicil oluşturulmaması da doğru değildir.
Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2011/191, K. 2011/4027, 6 Nisan 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama