İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /20. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 20. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2011/2631 K.2011/6551

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi,…

Esas2011/2631Karar2011/6551Tarih30 Mayıs 2011Okuma4 dk · 747 kelime

KÜNYE

(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2011/2631 E., 2011/6551 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
30 Mayıs 2011
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

747 kelime·4 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

KARAR

Davacı Hazine, ... köyü 219 parsel sayılı taşınmazın davalı adına tapuda kayıtlı olduğunu ve yörede ilk kez yapılan 13/05/2008 - 13/11/2008 tarihleri arasında ilan edilen orman kadastrosu sırasında 43563,083 m² yüzölçümlü bölümünün orman kadastro komisyonu tarafından 2/B uygulaması ile orman alanı dışına çıkarıldığından, tapu kaydının iptali ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.

Mahkemece, yörede arazi kadastrosunun kesinleştiği 12/11/1985 tarihinden, davanın açıldığı 19/03/2010 tarihine kadar, 3402 sayılı Yasanın 12/3 maddesinde belirtilen 10 yıllık hak düşürücü süre geçmiş bulunduğundan ve 5841 sayılı Yasanın 2. maddesi gereğince bu hüküm devlet ve kamu tüzel kişileri dahil tarafların sıfatına bakılmaksızın herkese uygulanacağından davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.

Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, tapu iptal ve tescile ilişkindir. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 6831 sayılı Yasaya göre 2005 yılında yapılıp 13.05.2008 - 13.11.2008 tarihleri arasında askı ilanı yapılarak 14.11.2008 tarihinde kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B uygulaması ile 12.11.1985 tarihinde yapılıp kesinleşen genel arazi kadastro çalışması bulunmaktadır.

Dosyanın incelenmesinde, aynı taşınmaz hakkında Orman Yönetiminin, ... ve Orman Bakanlığı aleyhine açtığı 2/B madde uygulamasına itiraz davasının Kadastro Mahkemesinin 07.08.2009 gün 2008/29-24 sayılı kararı ile ret edildiği, ancak.

Dairenin 23.03.2010 gün 2009/19522-3734 sayılı kararı ile “...öncelikle, komşu 218 parsel hakkında orman kadastrosuna ilişkin bir dava olup olmadığı araştırılarak var ise bağlantı nedeniyle birleştirildikten sonra, keşifte dinlenen uzman orman bilirkişisi ... ile fen bilirkişisi ... ...’den müşterek ek rapor alınarak,

6831 sayılı Yasanın 2/4. maddesinde sayılan yerlerde 2/B madde uygulamasının yapılamayacağı ve yukarıda anlatılan eylemler sonucu ormanların yok edilmesinin ve baştan beri 6831 sayılı Yasanın 17. maddesinde anılan orman içi açıklık niteliğinde olan veya sonradan bu hale gelen yerlerin bilim ve fen bakımından orman niteliğini kaybetme olarak kabul edilemeyeceği gözönünde bulundurularak,

dava konusu taşınmazın orman bütünlüğünü bozmama, su ve toprak rejimine ve çevresindeki ekosistemlerinin tüm öğeleriyle kendisini yenileyebilme gücüne zarar vermeme, ormancılık çalışmalarının etkinlik, verimlilik ve kararlılık düzeylerini düşürmeme, taşınmaz üzerinde insan elinin çekilmesi ve olduğu gibi bırakılması halinde yeniden orman haline dönüşüp dönüşemeyeceği gibi koşulları birlikte değerlendirip, dava konusu taşınmazın hangi doğal

olaylar ve eylemler sonucu bilim ve fen bakımından orman niteliğini tam olarak kaybettiği ya da etmediği incelenerek tartışılarak, davaya konu taşınmazın hangi maddi ve bilimsel olgular sonucu nitelik kaybettiği sonucuna ulaştığı açıklattırılmalı ulaşılacak sonuca göre bir karar verilmesi” gereğine değinilerek bozulduğu ve mahkemenin 2010/52 esasına kaydedildiği anlaşılmıştır.

O halde; mahkemece, kadastro mahkemesinde görülen davanın sonucu görülmekte olan bu davanın sonucunu etkileyeceğinden, kadastro mahkemesinde görülen davanın sonucunun beklenmesi zorunludur.

O davada dava konusu yerin nitelik kaybetmediği ve orman sayılan yer olduğunun kabul edilmesi halinde, taşınmazın orman kadastro sınırları içinde kalma olgusu kesinleşecek ve Orman Yönetimince, kadastrodan sonraki nedenlere dayanarak açtığı tapu iptali ve tescil davasının esası incelenip sonuçlandıracaktır.

Kadastro Mahkemesinde Orman Yönetimi ile davalı gerçek kişi arasında görülen dava, taşınmazın orman olup olmadığı konusunda değil, orman niteliğini yitirip yitirmediğine ilişkindir.

Başka bir anlatımla, 219 sayılı parselin 2/B madde uygulanmasına konu olan bölüm ile kalan bölümünün yani tamamının öncesinin orman olduğu, yörede 2005 yılında yapılan orman kadastro işlemi sonucunda davalı yönünden kesinleşmiş ve o tarihte taşınmaz kamu malı niteliğini kazanıp mülkiyet hakkı Hazineye geçmiştir. Ancak.

Kadastro Mahkemesinin 2010/52 sayılı dosyası Orman Yönetimi lehine sonuçlanırsa 219 sayılı parselin tamamı yeniden orman kadastro sınırları içinde kalmaya devam edecektir. Bu durumda, temyize konu davada mahkemece verilecek karar yenilik doğuran (inşai) mülkiyet hakkını sona erdiren bir hüküm olmayıp, mevcut durumu saptayıp hukuksalaştıran, açıklayıcı (izhari) bir hüküm olacaktır. Çünkü.

6831 sayılı Orman Yasasının 7. maddesindeki “Devlet ormanları ile evvelce sınırlaması yapılmış olup da herhangi bir nedenle orman sınırları dışında kalmış ormanların, orman kadastrosu ve bu ormanların içinde ve bitişiğinde bulunan her çeşit (bu kavram içine daha önce arazi kadastrosu yapılan ve yapılmayan tüm taşınmazların girdiğinin kabulü gerekir) taşınmaz malların ormanlarla müşterek sınırının tayini ve tespiti,

orman kadastro komisyonları tarafından yapılır.” hükmü gereğince 2005 yılında yapılan orman kadastrosu ve 2/B madde uygulamasının iptali için 6831 sayılı Yasanın 11/1.maddesinde öngörülen altı aylık hak düşürücü sürenin davalı gerçek kişi yönünden geçtiği; davacı, genel arazi kadastrosundan önceki hukuki sebeplere değil, kadastrodan sonraki hukuki nedene dayanarak iptal ve tescil istediğinden, somut olayda 3402 sayılı Yasanın 12/3. maddesi hükümleri uygulanamaz.

O halde, kadastro mahkemesinin 2010/52 sayılı dava dosyasının sonucu beklenilerek işin esasının incelenip karara bağlanması gerekirken mahkemece yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 30/05/2011 günü oybirliği ile karar verildi.

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2011/2631, K. 2011/6551, 30 Mayıs 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
20. Hukuk Dairesi
Esas No
2011/2631
Karar No
2011/6551
Tarih
30 Mayıs 2011

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 15. Hukuk Dairesi E.2011/2631 K.2011/2920
  • Yargıtay 16. Hukuk Dairesi E.2011/2632 K.2011/3020
  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2011/2632 K.2011/6500
  • Yargıtay 16. Hukuk Dairesi E.2011/2633 K.2011/3021
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2011/2633 K.2011/6148
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2011/2634 K.2011/7631

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.