KÜNYE
(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2011/8961 E., 2011/13480 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Kasım 2011
- Mahkemesi
- Kadastro Mahkemesi
Karar Metni
384 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ... vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerlerde 3402 sayılı Yasanın Ek 4. maddesi uyarınca yapılan kadastro sırasında, ... ilçesi, ... mahallesi 1300 ada 7 parsel sayılı 192,32 m² yüzölçümündeki taşınmaz 6831 sayılı Yasanın 2/B maddesi gereği orman niteliğini kaybedip, orman kadastro komisyonlarınca orman alanı dışına çıkarılan yerlerden olduğu gerekçesiyle, tutanağın beyanlar hanesine 2/B madde ve kullanım şerhi verilerek Hazine adına bahçe niteliğiyle tespit edilmiştir.
Davacı, kadastro tutanağının beyanlar hanesinde çocukları lehine verilen kullanım şerhinde, eşinin adının “...” olmasına rağmen hatalı olarak çocuklarının baba adının “Hüseyin” olarak yazıldığı iddiasıyla dava açmıştır. Katılan davacılar 27/01/2011 tarihli harçlı dilekçeleriyle aynı iddia ile davaya katılmışlardır. Mahkemece, katılan davacılar tarafından açılan davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, 3402 sayılı Yasanın ek 4. maddesine göre yapılan kadastro tespitine itiraz niteliğindedir. Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde tespit tarihinden önce yapılıp kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B madde uygulaması bulunmaktadır.
Kural olarak; kadastro davaları lehine tespit ya da kadastro komisyonlarınca adlarına tescile karar verilen gerçek veya tüzel kişilere karşı açılır. Dava, 3402 sayılı Yasanın ek 4. maddesine göre yapılan kadastro tespitine itiraz niteliğindedir. Davanın saptanan bu niteliğine göre husumetin taşınmazın tespit maliki olan Hazineye yöneltilmesi zorunludur. Ancak; dava Kadastro Genel Müdürlüğüne husumet yöneltilerek açılmıştır.
Davacının asıl dava etmek istediğinin Kadastro Müdürlüğü değil Hazine olduğu belirgin olup ortada belirgin bir biçimde temsilde yanılma hali bulunduğundan bu durumun mahkemece resen gözetilmesi ve davanın usulünce gerçek hasma yönlendirilmesi için davacı tarafa olanak sağlanması ve Kadastro Müdürlüğünün davada taraf sıfatı bulunmadığından Kadastro Müdürlüğü aleyhine açılan davanın husumet nedeni ile reddi gerekirken aksi düşünce ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
(HGK.2010/7-70-86 sayılı kararı ).
Kabule göre ise; çekişmeli 1300 ada 7 parselin kadastro tutanağı itirazlı olup davacı tarafından sadece zilyetlik şerhine ilişkin dava açıldığı halde infazda tereddüt yaratacak şekilde taşınmazın tespit gibi Hazine adına tapuya kayıt ve tescili yolunda hüküm kurulmayarak sadece şerh konusunda hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırıdır.
Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2011/8961, K. 2011/13480, 28 Kasım 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama