İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /20. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 20. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2012/13367 K.2013/2939

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar Hazine ve Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği…

Esas2012/13367Karar2013/2939Tarih19 Mart 2013Okuma6 dk · 1.141 kelime

KÜNYE

20. Hukuk Dairesi 2012/13367 E., 2013/2939 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
19 Mart 2013
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.141 kelime·6 dk okuma

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar Hazine ve Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR

Davacı, dava dilekçesinde sınırlarını bildirdiği ... Köyü, ....

Mevkiinde bulunan 623 parsele komşu taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının yararına oluştuğunu, aynı yerle ilgili olarak Orman Kanununa muhalefet iddiası ile kendisi hakkında açılan davanın ...Sulh Ceza Mahkemesinin 1968/ 620 esas sayılı dosyasında görülerek beraat kararı ile sonuçlandığını iddia ederek Medenî Kanunun 713. maddesi hükmüne göre adına tescilini istemiştir.

Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne; fen bilirkişi krokisinde (A) harfi ile gösterilen 698.16 m2'1ik bölümün kesinleşen orman kadastro sınırları, (B) ile işaretli 2967.25 m2'lik bölümün ise kesinleşen 2/B madde uygulama alanında kaldığı anlaşıldığından bu bölümlere yönelik davanın reddine.

(C) harfi ile gösterilen 4321.42 m2 yüzölçümündeki taşınmazın davacı gerçek kişi adına tapuya tesciline karar verilmiş; davalı Hazine ve Orman Yönetimi tarafından hüküm (C) harfli bölüm yönünden temyiz edilmekle, Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 22/01/2009 gün ve 2008/13895-608 sayılı ilâmıyla bozulmuştur.

Hükmüne uyulan bozma kararında özetle;" Mahkemece çekişmeli taşınmazın orman sayılmayan ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla kazanılabilecek yerlerden olduğu, davacı yararına kazanma koşullarının da oluştuğu kabul edilerek hüküm kurulmuşsa da yapılan inceleme ve araştırma hüküm kurmaya yeterli ve elverişli değildir.

Taşınmazın yörede 1963 yılında yapılan genel arazi kadastrosu sırasında hangi nedenle tapulama dışı bırakıldığı dosya içeriğinden anlaşılamamaktadır.

Tapuda kayıtlı bir yer olup olmadığı tapu müdürlüğünden sorulmamıştır.

Kadastroca oluşan 623 ve 624 parseller haricinde tescil davası sonucu tapuya kaydedilen komşu taşınmaz bulunup bulunmadığı araştırılmamış, varsa dosyaları getirtilerek o dosyalarda, o tarihte çekişmeli yerin niteliğinin ne olarak gösterildiği üzerinde durulmamıştır.

Davacı, kazandırıcı zamanaşımı nedeniyle zilyetliğe dayanmaktadır. Zilyetlik maddî bir olgu olup, bunun tanık dahil her türlü delille kanıtlanması gerekir. Salt yerel bilirkişi anlatımı hükme dayanak alınamayacağı halde, mahkemece yerel bilirkişi dahi dinlenmemiştir. Taraflardan tanıkları sorulup, H.U.M.K.'nun 259 ve 265. maddeleri gereğince taşınmaz başında dinlenip; taşınmazın öncesi itibariyle niteliğinin ne olduğu, kime ait olduğu, zilyetliğin nasıl meydana geldiği, ne kadar süre ile ne şekilde devam ettiği, bunun ekonomik amacına uygun olup olmadığı, tanıkların bilgi ve görgülerinin hangi eylemli olaylara dayandırıldığı belirlenmemiştir.

Dava dilekçesinde, .... Sulh Ceza Mahkemesinin 1968/620 Esas sayılı dosyasına delil olarak dayanıldığı halde, bu dosya getirtilip yerel bilirkişi ve fen elemanı aracılığıyla uygulanıp çekişmeli yerle ilgisi bulunup bulunmadığı araştırılmamıştır.

3402 sayılı Kadastro Kanununun 17. maddesi gereğince orman sayılmayan Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan ve kamu hizmetine tahsis edilmeyen ve il, ilçe ve kasabaların imar planları kapsamında kalmayan araziden masraf ve emek sarfı ile imar ve ihya edilip tarıma elverişli hale getirilen (ev ve benzeri tesisler yapmak,

dışarıdan toprak getirilerek tarıma elverişli hale getirmek imar ve ihya olarak kabul edilemez) ve imar-ihyanın tamamlandığı tarihten tescil davasının açıldığı ya da tesbit tutanağının düzenlendiği güne kadar 20 yıl süreyle zilyet edildiği ileri sürülerek tapuya tescili istenen taşınmazların Kadastro Kanununun 14. maddesinde yazılı diğer koşulların yanında niteliğinin, imar ve ihya edildiğinin ve üzerinde sürdürülen zilyetliğin, başlangıç ve süresinin, kullanılıp kullanılmadığının ve tasarruf sınırlarının ne olduğunun takdirî delil olan yerel bilirkişi ve tanık sözleri yanında,

gerçeğin bir resmi olan en eski tarihli hava fotoğrafı ile gerçeğin modeli olan memleket haritaları ile dava tarihinden ya da kadastro tesbit tarihinden 15-20 yıl önce en az iki zamanda birbirini izleyen bindirmeli olarak çekilen çiftli hava fotoğrafları ve bu fotoğrafların yorumlanması ile üretilen memleket haritaları ve standart topoğrafik fotoğrometri yöntemi ile düzenlenen kadastro haritalarının özellikle ön bindirmeli çekilen ve birbirini izleyen stereoskopik çift hava fotoğraflarının stereoskop aletiyle ve üç boyutlu olarak incelenip taşınmazın niteliğinin,

konumunun ve kullanım durumunun anlatılan bilimsel yöntemle kesin olarak belirlenmesi gerekir.

Somut olayda mahkemece, anlatılan biçimde bir araştırma ve inceleme yapılmamıştır. Dayanılan bilirkişi raporu bu yönden yeterli olmadığı gibi, dosya arasında, çekişmeli taşınmazın bulunduğu yere ait geniş çevreyi gösterir bir pafta örneği olmadığından, yapılan uygulamanın denetlenme olanağı da yoktur. Ayrıca, rapora ekli kroki yörede 1948 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastro haritası ile hiçbir benzerlik taşımamaktadır.

Yörede 1948 yılında yapılan ilk orman kadastrosu değil, daha sonra yapılan aplikasyon ve 2/B uygulamalarına ait haritaların uyuşmazlığın çözümünde esas alındığı anlaşılmaktadır. Oysa, aplikasyon işlemi yeni bir kadastro işlemi olmayıp, kesinleşen orman kadastrosunda yazılı orman sınır noktalarının yenilenmesi, başka anlatımla güncelleştirilmesinden ibarettir. 1948 yılı orman kadastro tutanaklarında yer alan tarifler esas alınarak bir uygulamanın yapılmadığı görülmektedir.

Orman kadastro harita ve tutanakları ile aplikasyon harita ve tutanaklarının birbiri ile çelişmesi halinde, orman kadastro haritası ve aplikasyon haritalarına değil, ilk orman kadastrosuna ait tutanaklarda tarif edilen orman sınır noktaları ve tutanaklarda yazılı sınırlara değer verilerek orman sınırlarının belirlenmesi " gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma ilâmına uyulduktan sonra, davacının davasının kısmen kabulüne kısmen reddine, bilirkişi heyetinin 17.05.2012 tarihli rapor ve eki krokisinde;

a) (C) harfiyle işaretli yüzölçümü 4333,03 m2'lik kısmın orman sayılmayan yerlerden olup zilyetlik şartlarının davacı lehine oluştuğu anlaşılmakla, bu kısmın davacı ...'in ölmesi nedeni ile mirasçıları adına ...Sulh Hukuk Mahkemesinin 2009/1400 Esas-2009/1338 Karar sayılı veraset ilâmı gereği taşınmazın 4 pay kabul edilerek 1 payının ..., 1 payının ..., 1 payının ... ve l payının da ... (Şen) adlarına tapuya tesciline,

b) Aynı tarihli rapor ve eki krokide yeşil boyalı (Al) ile gösterilen 703.33 m2 olarak hesaplanan kısım ile yine yeşil boyalı (A2) ile gösterilen 7.38 2'lik kısımlar orman sınırları içinde kalmakla ayrı ayrı parseller verilerek orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline,

c) Aynı tarihli rapor ve eki krokide (B) harfi ile kırmızı boyalı olarak gösterilen 2943.08 m2'1ik kısmın evvelce orman sınırları içerisinde iken 31.12.1981 tarihinden önce orman niteliğini tam olarak yitirdiği gerekçesi ile Hazine adına orman sınırları dışarısına çıkarıldığından, bu bölümlere ilişkin davacının davasının reddine,

karar verilmiş, hüküm davalı Hazine ve Orman Yönetimi tarafından (C) harfli bölüme yönelik olarak temyiz edilmiştir.

Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava Medenî Kanunun 713. maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmazın tesciline ilişkindir.

Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede ilk orman kadastrosu 1948 yılında yapılarak kesinleşmiştir. Daha sonra 1975 yılında yapılarak 09/11/1976 tarihinde ilân edilip kesinleşen ilk orman kadastrosunun aplikasyonu ile 6831 sayılı Kanunun 1744 sayılı Kanun ile değişik 2. madde uygulaması, 1984 yılında yapılıp 06/05/1986 tarihinde ilân edilerek kesinleşen 2896 sayılı Kanun ile değişik 2/B madde uygulaması, 1997 yılında yapılıp 23/08/1999 tarihinde ilân edilerek kesinleşen 3302 sayılı Kanun ile değişik 2/B madde uygulamaları vardır. Genel arazi kadastrosu işlemi 1963 yılında yapılmış ve 09/01/1964 tarihinde kesinleşmiştir. Kesinleşme tarihi ile davanın açıldığı tarih arasında 20 yıllık süre geçmiştir.

İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, uzman orman bilirkişiler tarafından orman kadastrosuna, eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırma sonucunda temyize konu 17/05/2012 tarihli fen bilirkişi krokisinde (C) ile gösterilen bölümün orman sayılmayan yerlerden olduğu anlaşıldığına ve adına tescil kararı verilen davacılar yararına 3402 sayılı Kanunun 14. maddesinde yazılı kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğu belirlenerek yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre,

yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usûl ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının Orman Yönetimine yükletilmesine, Hazineden harç alınmasına yer olmadığına 19/03/2013 gününde oy birliği ile karar verildi.

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2012/13367, K. 2013/2939, 19 Mart 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
20. Hukuk Dairesi
Esas No
2012/13367
Karar No
2013/2939
Tarih
19 Mart 2013

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2012/13370 K.2013/3714
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2012/13371 K.2013/3124
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2012/13372 K.2013/2622
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2012/13374 K.2013/2262
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2012/13375 K.2013/2264
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2012/13376 K.2013/2260

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.