KÜNYE
20. Hukuk Dairesi 2012/13658 E., 2013/3024 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Mart 2013
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
290 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ... tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacılar dava dilekçesinde; sınırlarını bildirdikleri .... Mahallesinde bulunan dört parça taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını, murislerinden kalan tapulu yerleri olduğu ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğunu iddia ederek, Medenî Kanunun 713. maddesi hükmüne göre adlarına tescilini istemişlerdir. Mahkemece; dava konusu yerde kadastro çalışmaları yapılarak kadastro tesbitinin kesinleştiğinden mahkemenin görevsizliğine, dosyanın görevli kadastro mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş, hüküm davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Medenî Kanunun 713. maddesi hükmüne göre taşınmazın tesciline ilişkindir.
Mahkemece dava konusu yer hakkında.... Sulh Ceza Mahkemesinin 2009/141 Esas sayılı dosyasına göre kadastro tutanağı düzenlendiği gerekçesiyle keşif yapmadan görevsizlik kararı verilmişse de yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir.
Şöyle ki; tescil davalarında, davayı kesin red sebebi olsa bile, sonradan açılacak davalarda kesin hüküm oluşturabilmesi için, deliller toplandıktan sonra arazi başında keşif yapılarak, taşınmazın paftadaki tam yeri ve yüzölçümü belirlenerek ve krokiye bağlanarak karar verilmesi gerekir. Keşif yapmadan ve taşınmazın yeri şüpheye yer vermeyecek şekilde saptanmadan karar verilmesi usûl ve kanuna aykırı olup, bozma nedenidir.
Bu nedenle; mahkemece, öncelikle deliller toplandıktan sonra arazi başında keşif yapılarak, taşınmazın paftadaki tam yeri ve yüzölçümü belirlenerek krokiye bağlanmalı, alınan rapor sonucu taşınmaz hakkında kadastro tutanağı düzenlendiği anlaşılırsa şimdi olduğu gibi görevsizlik kararı verilmeli, kadastro tutanağı düzenlenmediği anlaşıldığı takdirde ise tescil davası olarak işin esası hakkında toplanacak tüm kanıtlar birlikte değerlendirilip, ulaşılacak sonuca göre bir hüküm kurulmalıdır.
Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2012/13658, K. 2013/3024, 21 Mart 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama