İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /20. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 20. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2012/2025 K.2012/7855

Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı gerçek kişi vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

Esas2012/2025Karar2012/7855Tarih23 Mayıs 2012Okuma7 dk · 1.324 kelime

KÜNYE

(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2012/2025 E., 2012/7855 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
23 Mayıs 2012
Mahkemesi
Kadastro Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.324 kelime·7 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı gerçek kişi vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR

Kadastro sırasında, Afyonkarahisar Merkez ..... kasabası, ..... mahallesi, ..... mevkii, 103 ada 10 parsel sayılı 8125,81 m² yüzölçümündeki taşınmaz kerpiç ev, ahır, samanlık, bahçe niteliğiyle, 220 ada 10 parsel sayılı 3009,73 m² yüzölçümündeki taşınmaz bahçe niteliğiyle, taşınmazlardan 220 ada 10 parsel sayılı taşınmaza 1991 yılında davacı ... tarafından emek ve masraf sarf edilerek imar ve ihya edildiği ve aynı yıl muhtelif meyve ağaçları dikildiği, ancak 3402 sayılı Yasanın 14 ve 17. maddelerindeki zilyetlikle kazanma koşullarının mevcut olmadığı,

103 ada 10 parselin davacı ...’ın zilyetliğinde olduğu ve zilyetlikle kazanım koşulları bulunduğu, ancak taşınmazın Eskişehir Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulunun 14.01.2000 gün ve 1040 sayılı kararı ile kabul edilen Kocatepe Tarihi Sit alanı içinde kaldığı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla edinilemeyecek yerlerden olduğundan söz edilerek, 103 ada 10 parsel sayılı taşınmazın davacı ...’ın kullanımında olduğu beyanlar hanesine yazılarak, 220 ada 10 parsel yönünden ise, davacı kişi lehine zilyetlik şerhi verilmeksizin davalı Hazine adına tesbit edilmiştir.

Davacı vekili, dava konusu taşınmazları kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla edinme koşullarının müvekkili lehine oluştuğu iddiasıyla dava açmıştır.

Mahkemece, davacının davasının kabulüne ve dava konusu 103 ada 10 ve 220 ada 10 parsel sayılı taşınmazların kadastro tespitinin iptali ile taşınmazların davacı gerçek kişiler adına tespit ve tesciline karar verilmiş, mahkemece verilen bu ilk hüküm davalı Hazinenin temyizi üzerine Yargıtay 20. Hukuk Dairesi tarafından bozulmuştur.

Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 18.02.2010 tarih ve 2009/19411 – 2010/1966 sayılı bozma kararında özetle; [Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir. Şöyle ki; dava konusu parsellerin sınırında 103 ada 1 numaralı Devlet Ormanı olup, çekişmeli taşınmazların ormana bitişik olması sebebiyle orman sayılan yerlerden olup olmadığı ve hukuki durumu öncesi itibariyle araştırılmamıştır.

Dosya içeriğinden, çekişmeli taşınmazın bulunduğu bölgede daha önce orman tahdidi yapılıp yapılmadığı anlaşılamamaktadır Mahkemece, bu hususta araştırma yapılmamıştır. Tahdit yapılmışsa; kural olarak, bir yerin orman olup olmadığı, kesinleşmiş tahdit haritasının uygulanmasıyla çözümlenir. Ancak, bu sınırlandırmada 4785 sayılı Yasa hükümlerinin nazara alınmış olması halinde sağlıklı çözüme ulaştırır.

Zira, 3116 sayılı Yasa sadece devlet ormanlarını belirlemiş olup; bu yasaya göre, 4785 sayılı Yasanın yürürlüğe girdiği 13.07.1945 tarihinden önce yapılan sınırlandırmalar sonucu oluşup kesinleşen tahdit haritaları, sınır dışında kalan taşınmazların orman niteliğini ve hukuki durumunu saptamakta yetersiz kalır. Bu şekildeki taşınmazların orman olup olmadığının 4785 ve 5658 sayılı yasalara göre çözümlenmesi gerekir.

4785 sayılı Yasanın 1. maddesi gereğince 2. maddesinde sayılan istisnalar dışında bütün ormanlar hiçbir işleme lüzum olmaksızın devletleştirilmiştir. Devletleştirilen ormanlardan bazıları sonradan yürürlüğe giren 5658 sayılı Yasa ile iadeye tâbi tutulmuştur. İadenin koşulları yasada gösterilmiştir.

Mahkemece, öncelikle taşınmazların bulunduğu bölgede orman kadastrosunun yapılıp yapılmadığının araştırılması, orman sınırlandırılması 4785 sayılı Yasa hükümleri nazara alınarak yapılmış ve kesinleşmiş ise, haritası uygulanmak suretiyle;

sınırlandırma, 4785 sayılı Yasa hükümleri nazara alınmadan 3116 sayılı Yasaya göre yapılmış ve taşınmaz, tahdit sınırları dışında kalıyor ise veya orman sınırlaması kesinleşmemiş ya da sınırlandırma hiç yapılmamışsa, eski tarihli memleket haritası ve hava fotoğrafları ile tespit tutanağının düzenlendiği tarihten 15-20 yıl öncesine ait hava fotoğrafları ve bu fotoğraflardan elde edilmiş memleket haritaları, topoğrafik fotogometri yöntemiyle düzenlenmiş kadastro paftası örneği ile tüm komşu parsel tutanak ve dayanakları ilgili yerlerden getirtildikten sonra;

önceki bilirkişiler dışında halen Çevre ve Orman Bakanlığı ve (Orman ve Su İşleri Bakanlığı) bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek bir mühendis ve bir fen elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli yer ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle, bu belgelerde taşınmazların ne şekilde nitelendirildiğinin belirlenmesi: 3116, 4785 ve 5658 sayılı yasalar karşısındaki durumunun saptanması; tapu ve zilyedlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K..

14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğunun düşünülmesi;

fen ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulanacak kesinleşmemiş tahdit haritası ile irtibatlı, taşınmazın konumunu gösteren orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazların konumunu çevre parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri ayrı renklerle işaretli ve bilirkişilerin onayını taşıyan, duraksamaya yer vermeyecek nitelikte krokinin düzenlettirilmesi,

ayrıca yerel bilirkişi, tutanak bilirkişi beyanlarına ve ziraatçi bilirkişi raporuna göre dava konusu 220 ada 10 nolu parselin % 60-70 eğimli olduğu, dava tarihinden 3-5 yıl önce davacı tarafından sahiplenilerek meyve bahçesi haline getirildiği, öncesinin köylünün hayvan otlattığı yer niteliğinde bulunduğu da gözetilerek oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi] gerektiğine değinilmiştir.

Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra çekişmeli taşınmazın Başkomutanlık Milli Parkının Kocatepe bölümü içinde kaldığı ve 2873 sayılı Milli Parklar Yasasının “Tescil Yasağı” başlıklı 15. maddesinde Milli Park sınırları içerisinde kalan taşınmazların özel mülkiyete konu teşkil edecek şekilde zilyetlik yoluyla kazanılması olanağı bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine ve dava konusu Büyükkalecik kasabası, kurtuluş mahallesi 103 ada 10 ve 220 ada 10 parsel sayılı taşınmazların tespit gibi tesciline karar verilmiş, hüküm davacı gerçek kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.

Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde tespit tarihinden önce orman kadastrosu yapılmamıştır.

İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve mahkemece sit alanlarını belirleyen haritaların uygulanmasına dayalı araştırma, inceleme ve keşif sonucu düzenlenen uzman bilirkişi raporuyla çekişmeli parsellerin, Başkomutanlık Milli Parkı'nın Kocatepe bölümü için ilan edilen ve tescil edilen sit alanı içinde kaldığı ve 2873 sayılı Milli Parklar Yasasının 15. maddesi ile bu yasa kapsamına giren yerlerin özel mülkiyete konu teşkil edecek biçimde tapuya tescili ve zilyetlik yoluyla kazanılması olanağı bulunmadığı gözetilerek davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gibi çekişmeli taşınmazlardan,

220 ada 10 parsel sayılı taşınmaz yönünden kazandırıcı zamanaşımı yoluyla taşınamaz edinme koşullarından 20 yıllık zilyetlik süresinin dolmadığı, 103 ada 10 parselin ise 1962 tarihli memleket haritasında yeşil alanda kalan orman sayılan yerlerden olması nedenleriyle, her iki parsel yönünde ayrıca belirtilen bu yönlerden de zilyetlik ile taşınmaz edinme koşullarının oluşmadığı anlaşıldığına göre, davacı gerçek kişi vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının gerçek kişiye yükletilmesine 23/05/2012 gününde oy çokluğu ile karar verildi.

KARŞI OY YAZISI

Dava konusu taşınmazların kadastro tesbitlerinden önce 2873 sayılı Milli Parklar Kanununun 3. maddesi gereğince Bakanlar Kurulu tarafından ilan edilen milli park alanında kalması nedeniyle Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulunun 14.01.2000 gün ve 1040-1041 sayılı kararları ile Kocatepe Tarihi Sit Alanı olarak tescil edildiği toplanan deliller ve dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Taraflar arasında bu konuda uyuşmazlık da bulunmamaktadır.

2873 sayılı Kanunun 15. maddesi gereğince milli park alanında kalan taşınmazların zilyetlikle kazanılması mümkün değil ise de, Kanunun 5. maddesinde milli park alanları içerisinde kalan gerçek ve tüzel kişilere ait taşınmazların kamulaştırılacağı öngörülmüştür. Bu hükümden kanunun kazanılmış haklara dokunmadığı, yeni yasa ve düzenleyici kuralların geriye yürütülemeyeceği ve tamamlanmış hukukî durumları etkilemeyeceği, onlar üzerinde hukuki sonuç doğurmayacağı anlaşılmaktadır.

Ayrıca; taşınmazlar 5663 sayılı Yasa ile değişik 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununun 11. maddesi kapsamına giren yerlerden de değildir. Hal böyle olunca; yukarıda açıklanan nedenlerle yerel mahkemenin gerekçesi hatalı olmuştur.

Ancak, çekişmeli taşınmazlardan 220 ada 10 parsel sayılı taşınmazda davacının zilyetliğinin 1991 yılında başladığı ve bu durumda tesbit tarihi olan 2006 yılına kadar 20 yıllık zilyetlik süresinin dolmadığı, 103 ada 10 parsel sayılı taşınmazın ise, uzman orman bilirkişi tarafından eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada yeşil renkli orman sayılan yer kapsamında kalması nedenleriyle mahkemece davanın reddi yolunda kurulan hüküm sonucu itibariyle doğrudur.

Bu nedenle SONUCU İTİBARİYLE DOĞRU OLAN HÜKMÜN ONANMASI gerektiği görüşüyle ile çoğunluğun 2873 sayılı Milli Parklar Yasasının 15. maddesi ile bu yasa kapsamına giren yerlerin özel mülkiyete konu teşkil edecek biçimde tapuya tescili ve zilyetlik yoluyla kazanılması olanağı bulunmadığı yönündeki ONAMA gerekçesine katılmıyorum.

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2012/2025, K. 2012/7855, 23 Mayıs 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
20. Hukuk Dairesi
Esas No
2012/2025
Karar No
2012/7855
Tarih
23 Mayıs 2012

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2012/2025 K.2012/9030
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2012/2025 K.2012/8823
  • Yargıtay 23. Hukuk Dairesi E.2012/2026 K.2012/3363
  • Yargıtay 18. Hukuk Dairesi E.2012/2026 K.2012/5284
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2012/2026 K.2012/8813
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2012/2026 K.2012/15994

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.